Sosyal Medya

Ekonomi

Çin’e dikkat: Hisse senedi piyasasından sonra bono piyasası

2015’in yazını ve 2016’nın başlangıcını hatırlayalım. Çin’in hisse senedi piyasasında iki kez çöküş yaşanmıştı. Çin hükümeti, hisse senedi piyasasına her…

Çin’e dikkat: Hisse senedi piyasasından sonra bono piyasası

2015’in yazını ve 2016’nın başlangıcını hatırlayalım. Çin’in hisse senedi piyasasında iki kez çöküş yaşanmıştı. Çin hükümeti, hisse senedi piyasasına her çöküşten sonra destek verdi. Ardından, firmaların fonlama sağladıkları kaynakları çeşitlendirmek üzere bono piyasasına dikkatini yönlendirdi. Bono piyasası son dönemlerde hızlı bir gelişim gösterdi. Bugünkü büyüklüğü $9 trilyon civarında.

Yıllar boyunca, Çin firmaları için temel fonlama kaynağı devlet bankaları oldu. Ancak, devlet bankalarının sağladıkları fonlama, zaman içinde bazı sektörlerde gereğinden fazla kredilendirme yoluyla gereksiz yatırımlara yönlendirildi. Çünkü, siyasetçilerin ekonomik mantıktan uzak yaklaşımları kar motivasyonuyla hazırlanmış yatırım fizibilite raporlarını değil, siyasetçilerin yatırımcılarla ilişkilerini kredi vermenin ana kriteri haline getirmişti. Ekonominin finansal kaynaklarının çeşitlendirilmesiyle gelişebilmesi için hisse senedi piyasasının yanında bono piyasası da önemi ağırlıklandırılarak devreye sokuldu. Bono piyasası, 2016’nın Ocak-Kasım döneminde, 2015’in aynı dönemine kıyasla %47 oranında büyüdü. Diğer bir ifadeyle, iki kez üst üste çöken hisse sendi piyasasının yanına bir alternatif olarak bono piyasası önemli ölçüde yerleştirildi.

Çin’in bono piyasası, geçtiğimiz iki hafta boyunca ağır bir satış baskısı ile karşılaştı. Bono fiyatları sert bir düşüşle karşı karşıya kalınca faiz oranları %2.35’ten %3.11’e yükseldi.

İLGİLİ HABER2017 maço erkeklerin yılı olacak2017 maço erkeklerin yılı olacak

Çin bankaları özellikle son bir buçuk yıl içinde servet yönetimi amaçlı finansal ürünlerin satışı yoluyla tasarrufları kendilerine çekmeye yöneldiler. Bankalar, tasarruflardan daha fazla pay alabilmek için kendi aralarında yoğun bir rekabete giriştiler. Geride kalan bir buçuk yıllık dönemde, bu tür ürünlerin satışını iki kat artırdılar. Ancak, bu ürünlerin içinde hangi diğer finansal finansal ürünlerin olduğunu kamu oyu bilmiyor. Ayrıca, bu ürünler bankaların mali verilerinde de yer almıyor. Ortada, denetlenmeyen ve para otoritesi tarafından yönetilemeyen bir büyüklük söz konusu. Büyüklüğün ölçüsü bilinmiyor. Eğer biliniyorsa da, kamu oyunun haberi yok ve piyasanın rasyonel bir piyasa riski analizi yaparak karar alması mümkün değil.

Çin bankalarının yarattıkları servet yönetimi amaçlı ürünlerin büyüklüğü bilinmese bile, bankaların bu ürünler içindeki bonolara yönelik yüksek kaldıraçlı işlemler yaptıkları biliniyor.Bunun anlamı, spekülasyon saikiyle işlem yapmaktır. Geçtiğimiz iki hafta içinde ortaya çıkan sert bono satışlarının nedeni, bankaların spekülatif işlemleridir.

Kapiyalizm, “laissez faire” prensibine dayanıyor ama bu prensip, sistemin kontrolsüz ve denetimsiz çalışacağı anlamına gelmemeli. Çin, gölge finansal sistemiyle zaten ekonomisinin bir bölümünü ölçemiyor. Ölçen varsa da, piyasanın bu rakamsal büyüklerden haberi yok. Dünya, kontrol ve denetim eksiklikleri nedeniyle krizlerin nasıl ortaya çıktığının ve geliştiğinin hikayeleriyle dolu.

Çin, giderek artan ekonomik önemi nedeniyle sürekli mercek altında olmak zorunda. ABD’den de Trump ile beraber ekonomide deregülasyon esintileri hissediliyor. Tüm bu planlar ve geleceğe yönelik olasılıklar yeni krizler için giderek müsaitleşen zeminlerin hazırlanmakta olduğunu anlatıyor. Ne zaman ve nasıl geleceğini tahmin etmeye kalkmak dahi, ekonomik bir analizi rasyonel olmaktan çıkarır. Fakat, ekonominin öğretisi belli. Dünyanın siyasi ve ekonomik açıdan bir başka eşikte olduğunu yazılarla ısrarla ifade etmeye çalışmaktayım

Dünyanın en büyük iki ekonomisine sahip iki ülkesindeki gelişmeler ve her iki ülke arasındaki potansiyel siyasi ilişkiler bazı gerilimlerin ortaya çıkabileceğine dair güçlü sinyaller veriyor.

Çin ve ABD arasında, 2017 ve sonrasına uzanacak önemli ikili ilişki değişiklikleri dolaylı ve dolaysız yönleriyle dünyayı ve Türkiye’yi etkileyecek gelişmelere gebe olacak.

Çin ve ABD arasındaki dengeleri uluslararası ticaret kapsamında bir sonraki yazıya bırakalım.

İLGİLİ HABER2017 dünya ekonomisinde reflasyon yılı mı olacak?2017 dünya ekonomisinde reflasyon yılı mı olacak?

 

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler