Sosyal Medya
**8*

Başbakan bankalara eleştirisinde sonuna kadar haklı!

22 Ekim 2016

Başbakan, sert bir dille bankaların uyguladığı faizleri eleştirince yine fırtınalar koptu.

Bankalar nasıl böyle sert dille eleştirilir?

Farkıda mısınız bilmiyorum Türkiye’de siyaset kurumu yerden yere vurulur ama bankalara yönelik eleştiriler, özellikle medyada ve özellikle ekonomi medyasında çok cılızdır.

Örneğin Atilla Yeşilada, Başbakan’ın bu açıklamalarını şöyle yorumluyor:

“Wow..okurken bir de baktım, dudağımda 2 uçuk çıkmış. OHAL dönemindeyiz, sorgusuz sualsiz firmaları TMSF’ye aktarıyorlar, Başbakan “bu arkadaşları çağırıp tilki divanı kurmaktan” bahsediyor. Siz banka olsanız ne yaparsınız? Mecburen mevduat faizlerini düşürüp daha fazla kredi vermeye uğraşırsınız, sonra da bilanço küçültüp (çünkü kar edemiyorsunuz) fırtınanın geçmesini beklersiniz. Önce mevduat faizleri düşecek ve halk dövize kaçacak, sonra bankalar dışardan daha az kredi alacaklar ve F/X çıkışları da TL’yi zorlayacak.”

İLGİLİ HABERTL iflah olmazTL iflah olmaz

Ati’nin yazısının büyük bölümüne katılıyorum ama bu kısmına değil. Farkındaysanız memleket ekonomisinde olanları tartışıldığı tek mecra PARA Analiz artık. Ekonomi medyasının toptan geri kalanı zaten paralel evrende yaşıyor.

Neyse, Ati’ye katılmıyorum. Yahu önce kimin söylediğine değil, ne söylediğine bir baksanıza kardeşim. Başbakan ne diyor şuna bir baksanıza:

“Bankacıları uyarıyorum. Lütfen reel sektörün sesine kulak verin. Tefeciliği bırakın. Gerçek ekonomiye dönün. Yarın bir gün ekonomiye kaynak aktarmaya çalışacaksınız, ama geç olacak. Duyduğunuz her haber üzerine ‘Aman biraz daha teminatları artıralım, biraz daha faizleri arttıralım.’ Bu akıllı insan işi değil. Yok etmeyi değil, yaşatmayı hedef alın. Ya bunu kendiliğinizden yaparsınız, ya da bunu size yaptırırız.

Türkiye’nin ekonomisinin görünümüyle, bankaların görünümü örtüşmüyor. İş aleminin duruşuyla, bankalarımızın duruşu birbiriyle uyuşmuyor. Bu arkadaşların hepsini toplayacağız, bir kez daha uyaracağız. Bizim de yapacağımız elimizde araçlarımız var ama biz istiyoruz ki ekonomi kendi kurallarıyla çalışsın.

Kardeşim yapılandırma getirdik. 1 lira borcunu 3 liraya çıkartıp yapılandırıyorsunuz. Bu fırsatçılıktır. Bundan vazgeçmeleri lazım. Türkiye ekonomisinin görünümü ile bankaların durumu örtüşmüyor. Bu da Türkiye’ya yakışmıyor.”

İLGİLİ HABERBaşbakan Yıldırım bankalara sert çıktı: Ya kendiniz yapın, ya da size yaptırırızBaşbakan Yıldırım bankalara sert çıktı: Ya kendiniz yapın, ya da size yaptırırız

Vaaay nasıl Başbakan böyle konuşur? Ne diyor arkadaş adam. Merkez Bankası faizleri indirdi, kredi koşullarınızı gevşettik, zorunlu karşılıkları düşürdük, karınız patladı. Şimdi siz de insaf edin, şu kredi ve gecikme faizlerini indirin, teminat koşullarını gevşetin diyor. Piyasa koşullarında güzel güzel kendiniz yapın, müdahaleci olmak istemiyorum.

Efendiler, işsizlik artıyor, krediler ödenemiyor, turizm batık, ihracat zayıf, reel sektör yatırım yapmıyor, ekonomi daralıyor… Bu dönemde bankaların karı yüzde 63 artış gösteriyor. Niye faiz indirimleri ve kredi düzenlemelerindeki gevşemeler sayesinde. Buradan bir okuyun detayları Allah aşkına.

Kimsenin de bankaların çok kazanmasında gözü yok ama siyaset kurumu da bankalara yaptığı kıyakların karşılığını görmek istiyor. Çünkü tabanı kaynıyor, her gün şikayet dinliyor.

Ne var bunda?

Nedir bu kıyamet?

Bu sitede Çetin Ali Dönmez ve ben kredi kartı ve bireysel kredilerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin uzunca yazılar yazdık. “Bu yapılandırma işe yaramaz” dedik.

İLGİLİ HABERKredi kartı borç yapılandırması böyle olmamalıydıKredi kartı borç yapılandırması böyle olmamalıydı

Diyoruz ki, yapılandırmada kredilerin taksit süresinin uzatılmasının bir anlamı yok. Bankalar, tam olarak tefeci faizi almaya devam ediyor. Yıllık yüzde 35 bileşik faizi ile gecikme faizi ödüyor tüketici. Hiç ödemesin de denmiyor ama nedir bu yüzde 35 kardeşim? Şunda insaf edin diyoruz. Ekonomiyi canlandırmak için bu adım atıldıysa daha kapsamlı bir yapılandırma gerekiyor dedik. Başka yazan gördünüz mü?

Hiç bir ekonomi yazarından bu konuda bir yazı okudunuz mu? Bankalara “Amma insafsız faiz kardeşim bu” diyen bir eleştiri okudunuz mu?

Ülkede hep siyaset üzerinden yapılan eleştirilere baskı olduğu söyleniyor. Doğrudur kolay değil bugünkü koşullarda. Ama size sansürün kralını söyleyeyim mi? Bu ülkenin medyası bankalara karşı ağzını dahi açamaz. Siyasete yaptığı eleştirinin onda birini bankalara yapmaz.

Sonuçta birileri bu eleştiriyi yapmak zorunda kalıyor. Kimse ağzını açmazken faiz konusunda eleştiri yapan Başbakan ve Cumhurbaşkanını eleştirmek, en basitinden samimiyetsizlik, en azından tribünlere oynamaktır.

 

Yorumlar

Banner

Diğer Yazarlar

Yazarın Diğer Yazıları