Sosyal Medya

Ekonomi

Negatif faizin pozitif getirisi

Nominal faizi negatif olan bir finansal enstrümanın reel faizi nasıl pozitif olur? Böyle bir soru 10 yıl kadar önce bir…

Negatif faizin pozitif getirisi

Nominal faizi negatif olan bir finansal enstrümanın reel faizi nasıl pozitif olur?

Böyle bir soru 10 yıl kadar önce bir iktisat öğrencisine ancak nominal ve reel faiz arasındaki farkı bilip bilmediği yönünde bir mantık sorusu olarak sorulabilirdi. Bugün ise, dünyada olup biteni biraz takip eden bir iktisat öğrencisi için cevabı zor olmayan bir soru haline geldi. Enflasyon, nominal faizden daha negatifse, negatif faizli finansal enstrümanın reel getirisi pozitif olur. Hatta, daha pozitif getirili negatif nominal faizli enstrümana talep oluşur. Konuyu daha da karmaşık bir hale getirebiliriz ama biz mümkün olduğunca basit analiz yapmayı tercih edelim.

Japonya’nın enflasyon üretememe sorunu var. Eylül ayının enflasyon verisi yıllık bazda -%0.5 olarak ilan edildi. Japonya Merkez Bankası (BoJ), 10 yıllık devlet tahvilinin nominal faiz oranını %0 düzeyinde tutmayı hedefliyor ki getirisi pozitif olabilsin. Ancak, 10 yıllık tahvilin nominal faizi -%0.05 civarlarında seyrediyor. Deflasyon ortamında, tahvilin reel getirisi 0.45 puan civarında seyretmiş oluyor. Yani, faiz oranını enflasyonla karşılaştırmazsanız hiçbir anlam ifade etmiyor. Basit olarak anlatılınca, anlaşılması pek de zor değil. Dolayısıyla, yazının başındaki sorunun 10 yıl önce kolay gibi gözükmeyen cevabı bugünün koşullarında son derece basit bir hal alıyor. Çünkü, günlük örnek çok.

İLGİLİ HABERNegatif faizi kim icat etti?Negatif faizi kim icat etti?

BoJ, %2’lik bir enflasyon hedefliyor ama bir türlü bu seviyeye gelemiyor. Küresel boyuttaki talep yetersizliğine Japonya, talep yetersizliği moda haline gelmeden önce tutulmuş bir ülke. Hane halklarının harcama alışkanlıkları yerine tasarruf yapma alışkanlıkları var. Enflasyonun negatif olması, fiyatların düşeceği beklentisi yaratarak harcamaların önünü iyice kesiyor.

Japonya’da son yılların enflasyon oranları şu şekilde gerçekleşmiş durumda:

 

 

BoJ tarafından yapılan tahminler ise bir süre önce revize edildi. Revizyonlar, BoJ’un da enflasyon cephesindeki mücadelesinde direncinin bir miktar kırıldığını gösteriyor.

 

 

(*) Bir önceki tahmin (**) Revize edilen tahmin

Yukarıdaki tablo gösteriyor ki, %2’lik enflasyonun BoJ’un tahminlerinde dahi 2019’dan önce yeri yok. BoJ, yılda 80 trilyon Yen (kabaca $762 milyar) tutarında varlık alım programı yürütüyor. Ticari bankaların BoJ’da tuttukları rezervin faizi -%1. Yani, yüklü bir varlık alım programı ve negatif faiz uygulaması beraberce yürütülüyor. Ancak, buna rağmen enflasyon %2’ye gelemiyor. Nüfus yaşlı ve tasarruf eğilimi çok yüksek. Tasarruf fazlası nedeniyle cari fazla veriyor. Ancak, talep yetersiz kalıyor ve enflasyon sağlıklı bir talep canlılığı ifade eden seviyelere gelemiyor. Bu nedenle, 2. çeyreğe ilişkin son büyüme verisi %0.2 gibi düşük bir düzeyde kalıyor. Buna karşın işsizlik sadece %3 düzeyinde.

Japonya’nın en önemli sorunu, milli gelire oranı %246 seviyesinde olan kamu açıklarının büyüklüğü. Kamu maliyesi tarafında adım atma şansı pek kalmadığı için yaklaşık 4 yıldır BoJ’un ekonomiyi canlandırma politikalarına bir hayli yüklenilmiş durumda. Yani, küresel düzeyde ve özellikle Avrupa’da da mevcut olan merkez bankası politikalarına aşırı derecede yaslanma politikası Japonya’da da kendini fazlasıyla ortaya koymuş durumda.

Yazının başındaki sorunun cevabı, BoJ’un bir süre önce para politikasında önemli bir değişikliğe gitmesine sebep oldu. BoJ, para arzı yerine getiri eğrisini para politikasının temel hedefi haline getireceğini dile getirdi. Önemli bir değişiklikti ve bence yerindeydi. Ancak, Japonya’nın 20 yıldır süregelen düşük enflasyon, hatta son verilerle deflasyon ve düşük büyüme, hatta zaman zaman küçülme sorununa kalıcı bir çözüm ufukta gözükmüyor.

Gelişmiş ülkelerin büyük bir bölümünde Japonya’nın sahip olduğu sorunlar hüküm sürer durumda. Japonya, gelişmiş ekonomilerin bir özeti gibi. Diğer bir ifadeyle, gelişmiş ekonomiler bir “Japonifikasyon” süreci yaşamış durumdalar.

Japonya’nın, Avrupa gibi çok sayıda farklı karar alıcıyla maliye politikası yürütmek gibi bir zorluğu yok. ABD gibi tek başına bir ülke. Fakat, demografik durumun ekonomide bazı sorunlar yarattığı bir ülke. Her şeye rağmen, işsizlik %3.

Bu durumda, gayri safi milli mutluluk verisine bakmak gerekiyor sanki. %2’lik enflasyon ve büyüme ufukta gözükmüyor olmasına rağmen.

İLGİLİ HABERİktisat kitapları yeniden yazılıyor!İktisat kitapları yeniden yazılıyor!

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler