Sosyal Medya

Ekonomi

Merkez faiz indirseydi kuru olumsuz etkiler miydi?

Hepiniz duydunuz, okudunuz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 20 Ekim tarihli toplantısında gecelik ve haftalık faiz oranlarını değiştirmedi.…

Merkez faiz indirseydi kuru olumsuz etkiler miydi?

Hepiniz duydunuz, okudunuz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu 20 Ekim tarihli toplantısında gecelik ve haftalık faiz oranlarını değiştirmedi.

Beklentiler daha farklıydı, özellikle 19 Ekim öncesinde kurlardaki harekete bakıldığında Merkez Bankası’nın faizlerde 25 baz puanlık indirime gideceği beklentisi hakimdi Ancak 19 Ekim Çarşamba günü kurlar biraz gevşedi, Merkez Bankası’nın faizleri artırmayacağı beklentisi piyasada hakim olmaya başladı.

Borsa’da herhangi bir şirket hisse senedinde bu türden bir hareket olsa genelde gözetim birimi uzmanları devreye girer,“acaba bilgi önceden sızmış mı” kontrol eder. Ancak TCMB köklü geleneğe sahip bir kurum,  bu konuda çok hassaslar, bilgi sızması diye bir şey sözkonusu dahi olamaz elbette.  Kurlardaki gevşeme 19 Ekim’de Cumhurbaşkanı Danışmanı’nın Merkez Bankası’nın faiz indiriminde bu ayın pas geçebileceğini açıklamasının ardından geldi. Daha sonra da 20 Ekim tarihinde PPK kararı açıklanınca kur biraz daha düştü. Ben 19 ve 20 Ekim’deki kur hareketlerini sağlıklı buldum, çünkü piyasa 19 Ekim’deki açıklamaya rağmen yine de TCMB Para Politikası Kurulu’nun bağımsızlığını dikkate aldı ve kısmi tepki verdi, 20 Ekim’de karar açıklanınca kurlar biraz daha gevşedi. Bir başka açıdan değerlendirildiğinde, TCMB üst yönetiminin faizlerde değişiklik yapmama yönündeki kararı hakkında siyasi iradeyi de ikna edebildiğini, dolayısıyla siyaset ve bürokrasi arasındaki mevcut ilişkinin sağlam olduğunu, uyum içinde çalışıldığını da gözlemlemiş olduk, bu da işin bir başka olumlu tarafı.

Faizlerde indirime gitmeme kararını şu anki konjonktürde isabetli bulmakla birlikte, gecelik ya da haftalık faizlerde indirime gidilseydi ne olurdu diye düşündüğümde vardığım sonuç özellikle gecelik fonlama oranındaki indirimin kurlara etkisinin sınırlı olacağı yönündedir. Bu kanaate nasıl ulaştığımı açıklayayım.

2015 yılı başından itibaren TCMB haftalık faizlerine ve bu faizler üzerinden satılan TL tutarlarına baktığımda Merkez Bankası’nın tabir yerindeyse oyunu çok iyi kurduğunu gözlemliyorum. Merkez Bankası 21 Ocak 2015’te gecelik borç verme faiz oranını (marjinal fonlama oranı) % 8,25’ten % 7,75’e indiriyor, bu tarih haftalık repo dönüşünün diğer günlere göre en az olduğu tarih.

Bu akıllıca seçime ilave olarak bir haftalık ihalede vereceği borç tutarını dönüş tutarı olan 3 milyar TL yerine 1 milyar TL belirliyor. Gecelik faiz o gün biraz yukarı hareket ediyor, bir gün sonra tam ne kadar para dönüşü varsa o kadarlık tutarda haftalık ihaleyi açıyor ve hem haftalık hem de gecelik faizler kısa sürede dengeleniyor. TCMB haftalık faizi % 7,75’ten % 7,50’ye ise 25 Şubat 2015’te çekiyor, bu tarih de yine haftalık ihale tutarını azalttığı tarihin dönüşüne denk geliyor. Yani zaten repo dönüşü düşük bir tarih 26 Şubat 2015.  Hatta Merkez Bankası indirim öncesi dönüşü 1 milyar TL’den 500 Milyon TL’ye getirip elini daha da kuvvetlendirmiş.

Şöyle anlatayım; 21 Ocak’ta piyasaya haftalık 1 milyar TL vermiş halbuki repo dönüşü 3 milyar TL imiş, ardından 28 Ocak dönüşünde yine 1 milyar TL fonlamış, 7 gün sonra yine 1 milyar TL haftalık fonlamış, sonra iki defa daha 7 günlük ihalede 1 milyar TL fonlamanın ardından 18 Şubat tarihinde bu tutarı 500 milyon TL’ye indirmiş. Bu indirim gecelik faizleri de fazla etkilememiş ve haftalık faizleri indirdiği 25 şubata sadece 500 milyon Tl repo dönüşü ile girmiş Merkez Bankası.

O tarihten bu tarafa TCMB haftalık repo faizi % 7,5 olarak devam ediyor. 2015 yılın başında en büyük tutarlı haftalık ihalelerde 17-18 milyar TL tutarında para satılırken bu tutar bir ara Ocak 2016’da yaklaşık 35 milyar TL’ye yani iki katına kadar çıkmış. Merkez Bankası bu yıl Haziran ayından itibaren ise haftalık ihalelerdeki satış tutarını tüm haftaya yaymaya başlamış durumda, bence bu da akıllıca. Toplamda bakarsanız 2015 yılı başında yaklaşık 35 milyar Tl olan haftalık fonlama tutarı şu an 60 milyar TL civarında ve tüm günlere yayılmış durumda. Yani Merkez Bankası’nın şu anki niyeti politika faizini bir süre böyle götürmek gibi duruyor. Ayrıca henüz iki yıl daha geçmeden haftalık fonlama miktarının yaklaşık 2 katına çıkarak 60 milyar TL’ye ulaşması özel dikkat gerektiriyor.

Gecelik faizlere baktığımızda ise durum biraz daha farklı. TCMB’nin 2015 yılı başında piyasa yapıcı bankalara % 10,75’ten, diğerlerine % 11,25’ten gecelik yaklaşık 4 milyar TL tutarında para sattığını görüyoruz. TCMB 2015 yılı Eylül ayına kadar piyasa yapıcılara 50 baz puan daha az maliyetli gecelik para satmayı sürdürmüş, sonra bundan vazgeçip tüm piyasaya aynı orandan gecelik para satmaya başlamış. İndirim hikayesine devam edelim, Merkez Bankası 25 şubat 2015 tarihinde gecelik faizler piyasa yapıcı (PD) bankalar için % 10,25’e, diğer tüm piyasa katılımcıları için de % 10,75’e çekiyor yani 50 baz indiriyor faizi. Bu hareketin ardından Nisan 2015 gibi gecelik fonlama talebi  önce 10 milyar TL’ye ardından 15 milyar TL’ye çıkıyor, daha sonra Haziran 2015’te gecelik faizler değişmemesine rağmen gecelik fonlama talebi yaklaşık toplam 25 milyar TL’ye ulaşıyor, ardından Ağustos 2015’te 30 milyar TL’yi geçiyor, yıl içinde 40 milyar eşiğine dayanıyor, 2015 yılı Eylül ayında TCMB piyasa yapıcılara uyguladığı indirimli faiz ıranı olan % 10,25’ten vazgeçiyor, yani hafif örtülü faiz yükseltimi yapıyor. Bu kararın ardından 2015 yılı sonunda gecelik fonlama ihtiyacı 30 milyar TL’nin üzerinde bir tutarla kapanıyor. 2016 yılı mart ayı başında bir ara 50 milyar eşiğine yaklaşan gecelik fonlama ihtiyacı Mart 2016 sonuna doğru 30 milyarın altına inince,  Merkez bankası 25 puanlık br indirim daha “patlatıyor” ve faizler 10,50 oluyor.

Faizler bu seviyede iken gecelik fonlama talebi 30 milyar civarı ve hatta altında kalınca Merkez cesaretlenip gecelik faizi % 10’a çekiyor, bence de zamanlama iyi. İlk gün gecelik fonlama talebi 40 milyar TL’ye yaklaşsa da sonra yine 30 milyar TL civarında konsolide oluyor ve “Merkez” Mayıs ayının sonunda “faizin kafasına bir daha vurup” haftalık faizi  % 9,50’ye çekiyor. Bu indirimi takiben gecelik para talebi bir ara 40 milyar civarına çıksa da, Haziran 2016’da tekrar 30 milyar TL’ye doğru azalınca Merkez fonlama faizini bu defa 22 Haziran’da  % 9’a çekiyor, 15 Temmuz sonrası gecelik fonlama ihtiyacı yine 30 milyar civarında seyredince,marjinal fonlama oranı 20 Temmuz’da 8,75’e indiriliyor.  Piyasanın Merkez Bankası’ndan gecelik borçlanma ihtiyacı düşme trendine girince faizler Ağustos ayında % 8,5’e, Eylül ayında da % 8,25’e iniyor.  Geldiğimiz nokta bu seviyede gecelik faiz ile Ekim ayı itibarıyla borçlanma ihtiyacı 10 milyar TL nin biraz üstünde.

Şimdi gecelik ve haftalık faizleri birlikte düşünelim. 2015 yılı başında fonlama yaklaşık 35’i haftalık 5’i gecelik olmak üzere 40 milyar TL civarında idi.  Ekim 2016 itibarıyla, 60 milyar TL haftalık, 10-15 milyar TL gecelik olmak üzere, 70-75 milyar TL civarında bir tutar ile TCMB piyasayı fonlamakta. Enflasyon ve faizleri dikkate alırsak toplam fonlama ihtiyacı iki katına kadar yaklaşmış olmakla birlikte, TCMB’den gecelik fonlama ihtiyacı nispeten düşük, yani benim çıkardığım sonuç şu; haftalık faizler bir süre daha bu seviyede kalır, gecelik faizlerde koridorun üstü olan % 8,25 “pek yakında” en az 25 baz puan iner gibi duruyor.

İLGİLİ HABERMerkez Bankası faiz indirimini pas mı geçti, yoksa sonlandırdı mı?Merkez Bankası faiz indirimini pas mı geçti, yoksa sonlandırdı mı?

Yorumlar

BAKMADAN GEÇME

Benzer Haberler