Atilla Yeşilada

Fed ve Türkiye’nin borç sorunu

10 Ocak 2019

Sevgili Hazinemiz dün 2 milyar dolar 10 yıllık tahvil ihraç etti. Maliyeti? %7.68. Bugün ABD  10 yıllık DİBS’in faizi?  %2.70. Demek ki, ABD faizi üzerine 500 baz puan fark ödemişiz borçlanmak için. Özel sektör ya da özel bir banka borçlanmak isterse, 550 baz puan fark öder. 2 yıllık faiz %2.54, yani o vadede de  %8 civarında bir dolar faizi öder. En son bir işadamı dostumla konuştuğumda, 5 yıl için LİBOR artı 550 baz puan kredi teklifi almıştı, demek ki hesabım az çok doğru. Halen yıllık swap maliyetlerini bilmiyorum, ama %20 dersek, %8’den aldığınız dış borcun TL maliyeti %28’den başlar, üstüne  munzam karşılık, vergi, banka karı biner, kredi faizi  %35’i aşar.

Takdir edersiniz böylesine fahiş faizlerde TBB’nin  açıkladığı TL 118 milyar yeniden yapılandırılmış kredi geri ödenemez.  Özel sektörün yurt dışından gani gani kredi alıp içerde işdünyasını rahatlatması zor olur.   Hükümet ne kadar dağıtsa,  ucuz ve bol kredi sirkülasyonu başlamadan resesyon bitmez.

 

Pek, sıcak para kurtara bilir mi Türkiye’yi?  Çünkü, Citi, UBS ve Commerzbank dışında hemen her yatırım bankası ve fon “bu sene Gelişmekte Olan Piyasalar’ın (GOP, Ülkeler = GOÜ) yılı olacak!” diye bas bas bağırıyor.

Bence tam tersi olacak, ama velev ki bu yıl GOP’un olsun, bize para girer mi?  Bakalım son veri haftasında ne olmuş:  “28 Aralık – 4 Ocak haftasında yurtdışı yerleşik yatırımcılar reel olarak (fiyat ve kur etkisinden arındırılmış) 83,3 milyon dolar hisse senedi ve 101,5 milyon dolar repo dahil Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) satışı gerçekleştirmiştir. (BMD)

Peki, son bir yılda?  “Son 1 yıllık süre zarfında yurtdışı yerleşikler 1.192,7 milyon dolarlık hisse senedi ve 1.042,7 milyon dolarlık DİBS satışı gerçekleştirmişlerdir. Toplamda ise menkul kıymet piyasasından 2.235,4 milyon dolar yabancı çıkışı olmuştur”.

Yani GOP harikalar yaratsa da, Türkiye’ye uğramıyor o para. Bunu nedenlerini ayrıca araştırmak gerek (aslında değil, cevabı herkes biliyor:  Tek adam rejimi, Şarklı ekonomi politikası, müsadere tehlikesi, her an ABD-AB’yle maraza çıkması ihtimali). Ama daha geniş bir soruya cevap vereyim:  NİYE çoğunluk GOP için iyimser?  GOÜ dört nala büyüyor mu?  Reform yaptılar da biz mi duymadık?  Teknolojide öne mi geçtiler. Yooo, aksine hepsi Ticaret Savaşları ve Çin’in yavaşlamasından ödleri patlamış. Bir de ABD-AB fren atarsa, biz uçurumdan yuvarlanacağız diye tir tir titriyorlar.

 

GOP’un tek bir hikayesi var:  Fed artık faiz artırmaz. Hatta, 2020’de indirmeye başlar. Nitekim Çarşmba gecesi yayınlanan Fed FOMC tutanakları da bu görüşe kuvvetli destek verdi.  Bir kaç FOMC üyesi Aralık’ta dahi faiz artırımı yapılmasına karşı çıkarken, önemli sayıda guvernör de artık daha temkinli gidilmesini öğütledi.

Toplantıda su yüzüne çıkan büyük fikir ayrılığı şuydu:  Geleceği doğru öngördüğü varsayımı ABD finans ekolünde Odin’in Kelam’ı sayılan “piyasalar” nerdeyse resesyonist bir 2019-2020 fiyatlarken, eldeki ekonomik veri ve projeksiyonlar steroid almış kabına sığmayan bir ekonomiyi tasvir ediyordu. Fed tipik iki kilise arası bir aforoz kurbanına dönmüştü.   “Yahu, ABD ekonomisinin çok güçlü seyrettiğini nerden çıkartıyorsun?” Diye sorarsınız, çünkü hepiniz kıymetli valdenizinden global makro okuyarak doğdunuz, açıklanan her veriyi dikkatle tetkik edersiniz. Ama ben son günlerde sadece 5 çeyrektir 0.2 civarında hata payıyla GSYİH’yi önden tahmin eden Atlanta Fed nowcast’e bakarım. ABD ekonomisi halen %2.6 hızla büyüyor. Ayrıca ücret artışları ivmelenirken enflasyon da (Fed hedefi) %2 civarında seyrediyor.

Bu arada  sırf ukalalık yapmak için size Fed’in kaygı duyduğu piyasanın S&P500 değil, bir aydır 0 ihracın gerçekleştiği ve faiz makası GOÜ SGMK’yı aşan ABD junk ve BB tahvil pazarı olduğunu anlatayım. Orası çökerse, yandım Odin, bana kımız getirin.

 

Piyasalar mı haklı, yoksa ekonomik projeksiyonlar mı sorusu Türkiye açısından çok önemli. Eğer piyasalar haklı, Fed bu sene poposunun üstüne oturup bedava maaşını alacaksa, halen sevgili hükümetimizin izlediği Deli Dumrul dur-kalk-döv-yalvar ama seçim kurtar ekonomi politikası belki bizi Mart sonuna kadar kurda Vezüv Volkanı misali bir patlama olmadan idare eder. O çok ama çok iyimser  senoryoda dahi Ankara ve Washington’un Suriye’de papaz olup, Trump’ın gece yarısı attığı iki tweet’le dolar/TL’nin infilak etmesi ihtimali mevcut.

 

Bir de ikinci ihtimal var. Piyasaların derdi ABD ekonomisi, hatta Ticaret Savaşları’nın global ekonomide yaratacağı moral bozukluğu değil. Fonlar artık QE, yani bol keseden para basma günleri geride kaldı diye hayıflanıyor. 10 yıldır Fed ve AMB’nın saldığı likiditeye eroin gibi bağımlı olmuşlar, şimdi “phase transition” yani kafa kırıklığı yaşıyorlar.    Bu teze göre, Fed faiz artırmam deyince, piyasa coşar, piyasa coşunca, Fed bir tur daha faiz artırımı geçirir!

O zaman ABD 2 ve 10 yıllık DİBS getirilerinde 25-50 baz puan arası bir yükseliş göreceğimiz gibi, Dolar Endeksi de yeniden %3-4 arasında değer kazanır.

 

Bu senaryonun TL ve bizim DİBS için çok ağır sonuçları olur.  En azından, yatırımcılar gittikçe artan Şarklı popülizm ve ekonomiyi yeniden pompalama çabalarının enflasyon-dış ticaret dengesi-bütçe açıkları üstündeki yansımasını daha yakından inceler ve halen yürütülen kumpas Mart’ı çıkartmaz.

 

Sırat Köprüsü’ndeyiz diyeceğim, ama o 3 yıl önceydi. Artık Sırat Vadesindeyiz, git git bitmiyor meret yol. Tam düze çıktım diyorsun….

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları