Tufan Cömert’ten strateji:   Kürkçü Dükkanı

Acısıyla tatlısıyla geride bıraktığımız 2018’in son günlerinde piyasalarda likidite oldukça kısıtlı, yatırımcılar da yeni riskler alma konusunda son derece temkinli […]
17:192 Ocak 2019
Tufan Cömert’ten strateji:   Kürkçü Dükkanı
Acısıyla tatlısıyla geride bıraktığımız 2018’in son günlerinde piyasalarda likidite oldukça kısıtlı, yatırımcılar da yeni riskler alma konusunda son derece temkinli […]

Acısıyla tatlısıyla geride bıraktığımız 2018’in son günlerinde piyasalarda likidite oldukça kısıtlı, yatırımcılar da yeni riskler alma konusunda son derece temkinli idi. Bu yüzden piyasalarda bu son günlerde gördüğümüz yüksek oynaklığa özel bir anlam yüklemedik. Fakat artık 2019’dayız ve yatırımcılar yeniden sahalara dönüyorlar. “Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkanıdır” misali, piyasalarda bakacağımız yerler belli…

 

 

ABD’de resesyon izi yok!

 

ABD borsalarında yılın son günlerinde yaşadığımız baş döndürücü oynaklık sonrasında kuşkusuz tüm piyasalar yeni yılda neler olacağını izleyecek. Buradaki kaygılar ABD’nin bir resesyona doğru gittiği, bu  yüzden de yüksek büyümeyi fazla fazla fiyatlamış olan borsaların bunu geri verdiği, vermesi gerektiği üzerine kurulu. Bu cümlenin ikinci kısmına katılabilirim, ama ilk kısım için yine söylüyorum, “resesyon” ile “yavaşlama” arasında önemli bir fark var. Şu anda hiçbir ABD ekonomik göstergesi resesyona işaret etmiyor, verim eğrisinde işimize gelen vadelerdeki faiz farkına bakarak da böyle bir sonuca ulaşmanın hiçbir bilimsel tarafı yok.

Geçmişte 2-10 yıllık tahvil faiz farkının artıya dönmesi sonrasında resesyon yaşanmış olması, bu beklentilere esas teşkil ediyor. Diyelim ki 5 sene önce arabanızın önünden siyah bir kedi geçtikten sonra kaza yaptınız, bu sabah yine siyah bir kedi önünüzde arz-ı endam ettiğinde “aman, şimdi kaza geliyor” demeniz ne kadar gerçeği yansıtırsa, verim eğrisi hikayesi de o kadar gerçekçi.

 

Asıl tartışılması gereken resesyon vs değil, Fed’in ne yapacağı

Burada asıl tartışılması gereken resesyon vs değil, Fed’in ne yapacağı Fed’in Trump ile ilişkisinin geleceği ve bizzat Trump’ın geleceği. Malumunuz, FED 2018 yılını Aralık ayında yaptığı son bir faiz artırımı ile toplamda 4 artırım ile tamamladı. Bu artırımın piyasaların son derece oynak olduğu, yatırımcıların kaygılarının arttığı bir dönemde gelmesi, artırımın net bir şekilde bir modele bağlı olduğu, piyasaların çok da dikkate alınmadığının bir göstergesi. Keza Fed Başkanı Powell da basın toplantısında benzer ifadeler kullanmıştı. Öte yandan Aralık’taki artırımın zamanlaması 2015 Aralık ayına benziyor: Bu dönem de enflasyon kaygılarının görece düşük olduğu, piyasaların da karışık olduğu bir dönemdi.

Fakat önemli olan sonrası: Fed piyasalardaki sorunların devam ettiğini gördükten sonra faiz artırımlarına ara vermiş, Eylül ayına dek faiz artırmamıştı. Bu yüzden 2019’da 2 faiz artırımına kesin diye bakmamak lazım. Bu bizim için iyi mi derseniz, duruma göre değişir: Borçlanma maliyetinin artmayacak olması dış borçlanma ihtiyacımız hala yüksek olduğu için olumlu, ama bu illa TL’ye ve hisse piyasalarımıza olumlu yansır diyemiyoruz. Sonuçta ABD’de kaygılar bir şekilde artmışken, risk iştahı da düşük seyredecek. Bu durumda bizim para çekmemiz için nasıl bir hikaye sunacağımıza bakmamız lazım.

 

ABD’de izleyeceğimiz ikinci konu Fed-Trump çatışması

Son dönemde Trump’ın artan tacizleri belli ki sürecek, ancak mesele sadece Fed Başkanı Powell ile sınırlı değil. Daha önce sızan haberlere göre Trump hem Powell’dan hem de Hazine Bakanı Mnuchin’den memnun değil ve ikisini de görevden almak istiyor.

“Trump’ın Fed’e olan kızgınlığını anlıyorum da, Mnuchin’in günahı ne” derseniz, Powell’ın bu göreve atanması konusunda kulis yapan kişi o, yani bir nevi Powell’ı o işe aldı. Şimdi bakınız, ABD’de ekonomi cephesinde ciddi bir sorun yok diyoruz, ama piyasalarda hala duman tütüyor. Velev ki ekonomide yavaşlama kaçınılmaz oldu, piyasalar hızlı bir satış sürecine girdiler, Trump’ın bu durumdaki tepkisi ne olur? Böyle bir hükümet ekonomiyi yönetebilir mi? İşte bu gerçek bir sorun olur ve 2019 gerçekten de çok ciddi bir küresel kriz yılı olur. İşin kötüsü 2008-2009 krizinde tüm gelişmiş ülkeler bir araya gelip politikalarını eşgüdüm içinde yürütmüşlerdi, 2019’da böyle bir hava yok, bu liderlerle de olmayacak.

Gerçek kötü senaryo bu…

 

Trump’ın kendisinin durumu da oldukça karışık

 

Halen devam eden kamunun harcama durdurumu (government shutdown) sorunu artık demokratların eline geçmiş olan temsilciler meclisinde tartışılacak, fakat kısa vadede bir çözüm zor görünüyor. Trump Meksika sınırına yapılacak duvar için $5 mlr ödenek konusunda ısrarcı, siyasiler de şimdilik pozisyonlarını koruyorlar. Bu nedenle kamu kurumları hayati olmayan bazı hizmetlerini durdurdular, bunun bize yansıması ise şimdilik veri açıklamalarının gecikmesi, ertelenmesi şeklinde oluyor. Fakat bu da sorunun ufak bir parçası. Demokratların güçlenmesi sonrasında 2019’da Trump’ın görevden azledilmesi için çabalar daha da artacak. Bunun sonucundan ziyade bu süreç daha önemli, zira dünyada daha da artmış bir belirsizlikten bahsedeceğiz, ki bizim için hiç olumlu değil.

 

Gelişen ülkelerde tartışacağımız ilk konu Çin

Son açıklanan PMI imalat verisi Temmuz 2016’dan bu yana ilk kez bir daralmaya işaret ediyor. Bunu diğer verilerle birlikte okuduğumuzda 2019’da beklenen %6,2’lik büyüme konusunda sorun olabileceğini görüyoruz. İyi yanından bakarsak emtia fiyatları üzerinde baskı olacak, bu da bizi cari açık ve enflasyon konusunda olumlu etkileyecek. Fakat Çin yavaşlarken piyasalarda risk iştahının yüksek seyretmesi zor, bu yüzden yine fon akımlarını çekmekte sorun yaşarız. Ayrıca ticaret savaşlarının şimdilik ateşkes olduğu için soğumuş göründüğünü, ancak Trump’ın ABD şirketlerinin Çin telekomünikasyon şirketlerinin (Huawei ve ZTE) ürünlerini kullanmasını yasaklayacağı yönünde haberler olduğunu hatırlatalım.

Diğer gelişen ülkelerden gelen karışık bir haber akışı da yılın bu ilk işgününde bizi bekliyor: Arjantin’de (bizim aksimize) elektrik, gaz ve toplu taşımaya %35-38 oranında zamlar yapıldı. Rusya’da Putin’in görev süresinin bitmesi sonrasında da gücünü koruması için yöntemler arandığı haberleri var, aynı zamanda bir ABD vatandaşı casusluk gerekçesi ile tutuklandı. Belli ki ABD ile ilişkiler bir tur daha gerilecek. Her ne  kadar piyasalarda çok yankı bulmamış görünmese de Suudi Arabistan’daki kabine değişikliğini de uluslararası siyasette yeni bir sayfa açma çabası olarak okumakta fayda var.

 

Enflasyon geriler

 

Gördüğünüz üzere tatil rehavetini hızlı bir şekilde üzerimizden atmamız gereken bir yıla başladık. Yurtiçinde yarın açıklanacak enflasyon verisi ile TCMB ne zaman faiz indirir tartışmalarının alevlendiğini göreceğiz. Bu noktada son haber akışı ile ilgili olarak Baş Ekonomistimiz Nihan Ziya Erdem’in yorumu şöyle: “Resmi Gazete’de yayınlanan kararla, alkollü içeceklerden alınan ÖTV tutarları yaklaşık %13.5 artırıldı. Alkollü içeceklerin enflasyon sepeti içindeki ağırlığının %0.35 ile düşük olması nedeniyle artışın enflasyon üzerindeki etkisi 0.05 puanla oldukça sınırlı olacak. Ayrıca, Ocak itibariyle İstanbul’daki aboneler için su faturalarının %15 indirimli olacağı açıklandı. Bu indirimin katkısının sınırlı olmasını bekliyoruz. İTO’nun açıkladığı verilere göre, İstanbul’da fiyatlar Aralık ayında %0.14 azaldı. Düşüşte gıda fiyat artışının önceki yılların altında kalmasının yanısıra konut ve ev eşyaları fiyatlarının da düşüş göstermesi etkili oldu. Öte yandan otomobil, mobilya ve beyaz eşyadaki vergi indirimlerinin 3 ay boyunca devam edecek olması nedeniyle yaklaşık 1 puan olan enflasyon etkisi yılın ilk çeyreğinde gerçekleşmeyecek”.

 

TL, tahvil ve Borsa

 

Özetle görünen vadede enflasyon birkaç ay önce yapılan tahminlere göre çok daha iyi seyredecek. TL’deki istikrar da sürer ise, ki beklentimiz bu yönde, TCMB’nin faizi Mart ayında dahi indirmeye başlayacağını konuşmaya başlarız. Tahvil piyasası bunu şimdiden fiyatlıyor, fakat borsada net bir fiyatlama olduğunu iddia edemeyiz. BIST belli ki bir süre Çin haberleri ile ABD borsalarının seyri  rasında sıkışmaya devam edecek. Fakat bu 2019 sıkıcı geçecek demek değil, bilakis hiç görülmedik şeylere hazır olmak lazım…

 

Tufan Cömert, Koordinator

Arastirma ve Yatirim Danismanligi, Garanti Yatırım

 

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 17:192 Ocak 2019
Paylaş Tweet