Uzmanlar ne zaman faiz indirimi bekliyor?

Commerzbank ve  Capital Economics tarafından yazılan enflasyonda gerilemeye tepki olarak TCMB’nin 18 Ocak’ta faiz indirimine gideceği yorumları, döviz kurunda kısa […]
19:217 Ocak 2019
Uzmanlar ne zaman faiz indirimi bekliyor?
Commerzbank ve  Capital Economics tarafından yazılan enflasyonda gerilemeye tepki olarak TCMB’nin 18 Ocak’ta faiz indirimine gideceği yorumları, döviz kurunda kısa […]

Commerzbank ve  Capital Economics tarafından yazılan enflasyonda gerilemeye tepki olarak TCMB’nin 18 Ocak’ta faiz indirimine gideceği yorumları, döviz kurunda kısa süren bir çalkantı yarattı. Fed Başkanı Powell’ın Cuma akşamı gerekirse faiz artırmaktan cayılacağını açıklaması üzerine TL de diğer Gelişmekte Olan Ülke F/X gibi yatıştı. Fakat, soruya cevap bulunamadı. Enflasyon yıl boyunca düşmeye devam ederek 2019’u %15-17 bandında kapatacak.  Politika faizi %24. TCMB faiz indirir mi?  İndirirse ne zaman indirir? Çeşitli kaynaklarda yayınlanan uzman görüşlerini sizin için topladık:

 

 

Diken.com.tr:  Merkez Bankası nisanda faiz indirimine başlar

 

Kanlı: Yüzde 15 enflasyonda yüzde 24 faiz anlamsız

Diken’in sorularını yanıtlayan QNB Finans Yatırım Başekonomisti Burak Kanlı, enflasyonun 2018 yılını yüzde 20’lerde kapatmasının olumlu olduğunu fakat Merkez Bankası’nın nisan ayına kadar faiz indirimine başlamaması gerektiğine dikkat çekti.

 

Kanlı şöyle konuştu: “Ekonomi ciddi anlamda yavaşlıyor ve enflasyon yüzde 20’nin altına inerse Merkez Bankası mart ya da nisan ayında faiz indirimlerine başlar. Yüzde 15’e doğru düşen bir enflasyon ortamında yüzde 24 faizin bir anlamı yok. O yüzden nisanda böyle bir seyir görürsek faiz indirimine başlaması doğru olur.”

 

Ekonomist, enflasyondaki düzelmenin talebin zayıflığından, kurun son dönemde iyi seyretmesinden ve emtia fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını savundu.: “Yılın ilk yarısında enflasyon yüzde 20 civarı. Ama gıda fiyatlarında olumlu hava koşullarına rağmen belirgin bir düzelme olmadı. Buna rağmen yıllık enflasyonun yüzde 20’lerde gelmesine olumlu bir veri diyebiliriz. Önümüzdeki beş altı ay yılın ilk yarısında enflasyon yüzde 20’ler civarında seyredecektir sonrasında da yüzde 15’in altına düşmesini bekliyoruz.”

 

Bürümcekçi: Popülist sayılabilecek kararlar

 

Bürümcekçi Araştırma ve Danışmanlık kurucusu ekonomist Haluk Bürümcekçi şöyle konuştu:

 

“Herhangi bir kur atağı olmadığı durumda Merkez Bankası’nın faizleri kademeli olarak geri çekmesi söz konusu. Vergi indirimleri uzamasaydı enflasyonun yüzde 20’nin üzerinde gitmesini bekliyorduk. Vergi indirimlerinin uzatılması ve akaryakıta gelen indirimlerin etkisiyle önümüzdeki üç ay enflasyon yüzde 19-20 civarı seyredecektir. Bu da Merkez Bankası’nın faiz indirimine başlamasına ortam hazırlıyor. Tabii seyir Merkez Bankası’nın nasıl bir siyasi baskı hissedeceğine bağlı.

 

Üç ay sonra vergi indirimi kalktığında o zamanki şartlara göre değerlendirmek lazım. Asgari ücretteki yüzde 26’lık ve diğer birçok fiyattaki yüzde 23’lük artış hemen etkisi olmasa da enflasyona olumsuz etki yapan bir tarafta ve bir katılık oluşturacak.

 

Martta yerel seçimler var. Beklentim seçime ilişkin bir ortam oluşturulmaya çalışılacağı. Martta siyasi baskılara göre Merkez Bankası bir karar verebilir.

 

 

Tabii her şey sadece bizim iç dinamiklerimize de bağlı değil. Küresel gelişimler de önemli. Dünyada da büyüme kaygıları var. Fed’in faiz artışında yavaşlamaya gitmesi ve Çin’den gelen olumsuz verilerle birlikte Merkez Bankası’nın faiz indirmesi çok olumsuz tepkiler almaz.”

 

Şengül: Ekonomide ciddi bir yavaşlama var

 

Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı Özlem Şengül ise  değerlendirmelerde bulundu:

 

“Faiz indiriminin zamanlaması çok önemli. Önümüzde bir seçim var. Politik bir baskı olabilir. Merkez Bankası daha önce bir kredibilite kaybı yaşamıştı. Bunun yeniden olmaması için daha güvenli bir tarafta hareket etmesi gerekir diye düşünüyorum. Birinci çeyrekte enflasyonda ciddi bir düşüş olsa yine düşünülebilir fakat ilk çeyrekte enflasyon yüzde 20’nin üzerinde olabilecek gibi görünüyor.

 

Enflasyon benim de beklentimin altında geldi. Yüzde 20.3’lük bir yıl sonu verisi piyasa beklentisinin altında. Yeni yılın ilk aylarında biz yine birkaç ay daha yüksek enflasyon göreceğiz.

 

Bunun bir kısmı da geçen seneden doğan baz etkisinden kaynaklanıyor. Fakat yine de yıla daha düşük bir seviyeden başlamak olumlu oldu gelecek yılın enflasyon seyri açısından.

 

İlk aylarda yüksek seyir göreceğiz ama orta vadeli olarak düşüş eğiliminde olduğuna şahit olacağız. Nisan mayıs aylarında düşüş daha gözle görünür olacak ve ikinci yarıda yüzde 15’in altına şahit olacağız gibi görünüyor.

 

MB’nin duruşu çok önemli olacak. Ben bir faiz indirimi olmasını bekliyorum. Çünkü ekonomide ciddi bir yavaşlama var. Enflasyon görünümü de aşağı yönlü ise faizleri bu kadar yüksek tutmasına gerek yok. Ancak zamanlaması çok önemli.

 

Faiz indirimi seçim öncesi yapılırsa iletişimi çok önemli olacak. Politik baskıdan dolayı faiz indirdiği düşünülürse istediğinin tam tersi bir sonuçla karşılaşabilir. 6 Mart toplantısı tam seçim öncesine denk geldiğinden ben nisan toplantısında bir indirim görebileceğimizi düşünüyorum. Ekonomiyi hazırlamadan faiz indirirseniz kurda çok negatif bir reaksiyon gösterebilir. Faiz indirimleri önce piyasa şartları oluşur ve faiz indirimi dolayısıyla ekonomik riskler oluşturmayacak bir ortamda faiz indirimine başlanır.

 

Piyasa koşulları çok elverişli olursa, martta da bir faiz indirimi olabilir ama bence güvenle hareket edebilecekleri tarih 25 Nisan. Enflasyon 20’nin altında seyreder ve herhangi bir kur atağı olmazsa 200 baz puanlık bir faiz indirimi bekliyorum.

 

(Hilal Sarı, alıntıdır)

 

Selva Demiralp:   TCMB sabırla beklemeli

 

Eski  Fed araştırmacısı ve akademisyen Dr Selva Demiralp Milliyet Gazetesi’nde yer alan makalesinde TCMB’ye şu öğütleri verdi:

 

1) 2006 sonrası dönemde açık enflasyon hedeflemesine geçen Türkiye’nin enflasyon hedefini bir türlü tutturamamasında önemli bir neden para politikasının yeterli sabrı gösterememesi. Geçmişe dönük zayıf performans, ileriye dönük beklentileri de bozuyor ve enflasyonda yapışkanlık oluşuyor. Bu da enflasyonla mücadelenin belini büküyor. Bundan sonraki dönemde yüzde 5’lik enflasyon hedefinin tutturulması samimi bir şekilde isteniyorsa yeni bir sayfa açılmalı ve Merkez Bankası piyasaları şaşırtacak bir sabırla sıkı duruşunu korumalı.

 

2) Para politikası iletişimi netleşmeli, neyin neden yapıldığına dair makroekonomik temelleri sağlam açıklamalar yapılmalı ve bu açıklamalara sadık kalınmalı.

 

3) Hükümet, ideal faiz oranı konusundaki görüşlerini Merkez Bankası ile kapalı kapılar ardında tartışmalı. Medya önünde faiz tartışması olmamalı ve Merkez yıpratılmamalı. Albayrak’tan bu konuda edindiğim izlenim hükümet kanadında bir farkındalık oluştuğu ve özellikle eylül sonrası dönemde bu tür demeçlerden kaçınıldığı şeklinde oldu. Bu hassasiyetin bundan sonraki dönemde devam etmesi hem Merkez’in kredibilitesini artıracak hem de kur ve faizdeki yukarı yönlü baskı ve oynaklığı azaltacaktır.

 

Enflasyonla mücadelede beklenti yönetimi kritik. Beklenti şekillendirmek ise kolay iş değil. Piyasalar geleceğe yönelik enflasyon beklentilerini oluştururken ister istemez geçmişteki performansa ve geleceğe yönelik sinyallere bakıyorlar. Eğer bu sinyallerde geçmişte verilen sinyallerden farklı bir tavır görmüyorlarsa o zaman doğal olarak beklentileri aşağı çekme konusunda isteksiz oluyorlar. Dolayısıyla, artık kemikleşen yüksek enflasyon beklentisini kırmak ve yeni bir başlangıç yapmak istiyorsak geçmişten farklı sinyaller vermemiz ve uygulamamız gerekli. Bu da sabırlı bir sıkı duruş gerektiriyor.

 

Yorumlar

Son güncelleme: 19:217 Ocak 2019
Paylaş Tweet