YORUM:  Gıdada rant zinciri mi, üretim darboğazı mı?

Yerel seçimlere 2.5 ay kala, AKP anketlerde istediği başarıyı yakalayamadı. ParaAnaliz haberinde izah edildiği gibi,  partinin büyük kentleri kaybetme ihtimali…
11:0324 Ocak 2019
YORUM:  Gıdada rant zinciri mi, üretim darboğazı mı?
Yerel seçimlere 2.5 ay kala, AKP anketlerde istediği başarıyı yakalayamadı. ParaAnaliz haberinde izah edildiği gibi,  partinin büyük kentleri kaybetme ihtimali…

Yerel seçimlere 2.5 ay kala, AKP anketlerde istediği başarıyı yakalayamadı. ParaAnaliz haberinde izah edildiği gibi,  partinin büyük kentleri kaybetme ihtimali hiç de küçümsenecek ölçüde değil. Parti böyle durumlarda hemen popülizmde vites artırır, yani bütçe, bankalar ve TCMB faiz indirimleri yoluyla halkın cebine para koyardı.

 

Bu kampanyada Berat Albayrak’ın ekonomik disiplin vaadi ve titizliği yüzünde bu yöntemler—şimdilik- devre  dışı. Yerine “sopa siyaseti”  adını verdiğimiz, üreticiden süper markete, tüm özel sektörün üstüne gidip zor kullanarak fiyatları düşük tutma çabası geldi.

 

Bu çabanın en taze örneği, Başkan Erdoğan’ın gıda zincirlerini fahiş kar elde etmekle suçlaması. Acaba bu teşhis doğru mu? Yoksa gıda fiyatlarında dudak uçuklatan tırmanışın başka nedenleri var mı?  Taraflı olmamak için hem Yeni Şafak, hem SÖZCÜ’ye kulak verdik:

 

Yeni Şafak:  Gıdada rant zinciri

 

Tarımsal üretimde kendi kendine yeten nadir ülkelerden biri olan Türkiye, senelik yaklaşık 45 milyon ton yaş sebze-meyve üretiyor. Bu rakamla ülkemiz küresel pazarda yüzde 4’lük paya sahip. Söz konusu üretimin sadece yüzde 5’i ihraç edilirken kalan kısım iç pazarda tüketiliyor. Öte yandan, Türkiye’deki meyve ve sebze üretiminin yüzde 30’luk kısmının sırf fiyat artsın diye stokçuluk yüzünden depolarda çürüdüğü ifade diliyor.

 

İşte böyle bir ortamda, aracılık ve komisyonculuk mekanizmasıyla, üreticinin kazanmadığı bir zincire işaret edilerek, her aşamanın sıkı denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor. Tüketicinin cebinden çıkan paranın ancak yüzde 10-20’si üreticinin cebine giriyor. Aradaki yüzde 80-90’lık fark, yıllardır bu çarktan beslenen kesimlerin eline geçiyor. Bu rakamlar; tarladaki ürünlerin üreticiden çıkış fiyatının üzerine 4-5 katı fiyatlar konularak tüketiciye sunulduğunu gösteriyor. Spekülatif fiyat hareketlerini önlemenin yolunun ise her aşamanın sıkı denetlenmesinden geçtiği belirtiliyor. Bu konuda harekete geçen Hükümet ise uzun süredir Yeni Hal Yasası üzerinde çalışıyor. Son aşamaya gelinen hazırlıklarda, aracılar yerine üreticinin daha çok kazanacağı ve raflara makul fiyatlardan erişebilecek gıda piyasası hedefleniyor.

 

(İlginçtir, Yeni Şafak süper-marketlerin fahiş kar elde ettiğini öne sürmemiş!)

 

 

SÖZCÜ:   Anadolu’dan meyve ve sebze manzaraları

 

Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan ise, geçtiğimiz yıla oranla hale gelen ürün miktarında yüzde 70 azalma olduğuna dikkat çekerek, “Geçen yıl patlıcan bir dönümde 500-600 kilo çıkarken bu yıl 50 kilo çıkıyor. Hava şartları çok kötü etkiledi. Yeşil soğan açık alanda yetişen bir ürünümüzdü. Ama açık alandaki ürünler su altında kaldı. Seralarda yetiştirilen yeşillikler çok az olduğu için talep fazla olunca fiyatlar yükseliyor. Patlıcan fiyatları 2 aya kadar düşer. Domates fiyatları ise Mayıs sonuna kadar böyle gider. Hatay ve Mersin’de yaşanan sel olayları da çok kötü etkiledi” değerlendirmesini yaptı.

 

Tabiatın esirgediğini sopayla vermek mümkün mü?  Kar etmekten alıkonan gida zincirlerinin de Anadolu Birlik Holding, Collezione gibi borcunu ödeyemeyenler arasına katılması mı isteniyor?

 

Gıda fiyatları niye artıyor?

 

FÖŞ yazdı:  Gıda enflasyonu niye düşmez?

Yorumlar

Son güncelleme: 11:0424 Ocak 2019
Paylaş Tweet