YORUM:  Gıda perakendede devlet rekabetinin yıkıcı    sonuçları

Vatandaşın  enflasyondan, özellikle önü kesilemeyen gıda enflasyonundan şikayetinin artması, AKP’yi Tanzim Satış Noktaları açma noktasına getirdi. AREA anketinde katılımcıların sadece…
19:3912 Şubat 2019
YORUM:  Gıda perakendede devlet rekabetinin yıkıcı    sonuçları
Vatandaşın  enflasyondan, özellikle önü kesilemeyen gıda enflasyonundan şikayetinin artması, AKP’yi Tanzim Satış Noktaları açma noktasına getirdi. AREA anketinde katılımcıların sadece…

Vatandaşın  enflasyondan, özellikle önü kesilemeyen gıda enflasyonundan şikayetinin artması, AKP’yi Tanzim Satış Noktaları açma noktasına getirdi. AREA anketinde katılımcıların sadece %20’si hükümetin ekonomik icraatından memnun. Ancak, Tanzim Satışlar ilk günlerde karışık bir performans sergiledi. Fiyat ucuz, fakat kuyruklar uzun ve çeşit kısıtlı.

Başkan Erdoğan, enflasyonla mücadeleyi bir kademe öteye taşıma niyetini Kastamonu’da  “Marketlerde satılanların hepsini tanzim yerlerinde satacağız” meydan okumasıyla dile getirdi.  Eski CHP MV Barış Yarkadaş’a göre, tanzim satışlar belediyelere günde TL200 bin sübvansiyona maloluyor.  Hükümetin bu konsepti genişletmesi halinde belediyelere ek kaynak aktarması gerekecek.  En nihayetinde, hükümetin marketlerle doğrudan rekabete girmesinin bir çok mahsuru var. “Fakiri mağdur etmeme hedefine” çok daha basit yollarla erişilebilir.

 

Erdoğan’dan marketlere meydan okuma

 

Başkan Erdoğan Kastamonu seçim rallisinde şunları ifade etti:

 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisine ve partisine saldıranların hedefinin Türkiye olduğu görüşünü dile getirdi. Erdoğan, “marketçilerin terör estirdiğini” söylerken “Baktılar, kur, faiz, algıyla olmuyor ülkemizi patlıcan, domates, biber üzerinden ülkemizi ters köşe yapmaya çalışıyorlar. Bu hamleyi boşa çıkardık mı? Şimdi artık çadırlar kuruldu” diye konuştu.

 

Marketlerde neler varsa tanzim yerlerinde satacağız çünkü bunlar terör estirdiler.

 

Benzer öneriler daha önce Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından da dile getirildi.

 

 

Barış Yarkadaş:  Bunlar zararına satış

 

Twitter hesabından yayınladığı mesajlarla tanzim satış noktaları hakkında bilgi veren Yarkadaş, şu mesajları paylaştı:

“Az önce Mersin Aydıncık Hali’ni aradım. İBB Tanzim Satış Çadırı için iki TIR salata sarılmış. Toplam 40 ton salata şu an İstanbul yolunda… İBB, salatanın kilosunu Aydıncık Hali’nden 4 TL’ye satın almış. Buna 50 kuruş da nakliye masrafı biniyor. Salata böylece 4.5 TL oluyor. Bu 360 ton sebze meyvenin İstanbul’a geldiğini gösteriyor. Demek ki; İBB dün her ürünün kilosunu ortalama 50 kuruş zararla sattı. 360 ton sebze meyvenin kilo başına 50 kuruş zararla satılması ortaya çok ciddi bir maliyet çıkarıyor. Bu zararı kim nasıl ve nereden karşılayacak?”

 

“İBB, aldığı fiyata mal satarak, her gün ortalama 200 bin TL zarar edecek. Sadece iki günde yaklaşık 400 bin TL’lik bir zarar var şu an… Seçim öncesi popülizm uğruna, kamunun kaynakları adeta yağmalanıyor. Bu tablonun Ankara, İzmir, Bursa ve Denizli’de yaşandığını da unutmayın”

 

Bu hesabı teyit edemeyiz, fakat en az bir kaynaktan daha belediyelerin “subvansiyona” başvurduğunu yani tüm giderlerini karşılamayan fiyatlardan satış yaptığını öğrendik.

 

Gıda perakende sarsılabilir

 

İstanbul basınında çok göze çarpmadı, ama Ege’de bir kaç kasap ve market zinciri geçen yılın son aylarında konkordato ilan etti, çünkü ciro ve karlılık düştü.  Basına göre, Tanzim Satış Noktaları’nın açıldığı yerlerde süpermarketler de fiyatlarını indirerek rekabete girdi.

İlk bakışta bu gelişme hükümetin piyasaya toplum yararına müdahale yaptığını anımsatsa da, doğru değil.

 

İlkin, tarladan-sofraya uzanan gıda tedarik zinciri suni bir oluşum değil, şartların getirdiği bir yapı. Çeşitli aracılar pazarın eksiklerini doldurmak için peydahlanmış. Bunların aradan çıkartılması, mesleği bırakmalarına neden olabilir. Hükümet gıda-perakendeden çekilirse, çiftçinin malını alıp depolayacak, nakledecek kuruluşlar yetersiz kalabilir.

 

İkincisi, “fahiş fiyat” ispatı çok zor bir kavram. Süpermarketlerin meyve ve sebzeyi pahalıya satmaları  çok fazla kar ettikleri anlamına gelmiyor. Çünkü yüksek kira ve asgari ücretli eleman çalıştırmaları dahil,  işletme maliyetleri daha yüksek.  Yakında, meyve-sebze reyonları kapatılabilir, halkın tercihi azalır, büyük kentlere ürün sevkiyatı düşebilir.

 

Tanzim Satışı’n doğrudan rakibi olan pazarcı ve manav esnafı zengin değil.  Ancak emeğinin karşlığını kazanan sayıca büyük bir seçmen kitlesi. Bunlar da eknomik olarak ağır zarar görecek.

 

Hükümetin fakirlerin mağduriyetini gidermesi çok daha basit yollarla yapılabilirdi. Mesela, Yeşil Kart sahibi,  ya da en düşük gelir grubuna her ay nakit “gıda yardımı” yapılabilirdi.

 

Elimizde yeni anket olmadığı için AKP’nin gıda perakendeye adım atmasının sandıkta yansımasını ölçemiyoruz, ama atılan taş ürkütülen kurbağaya değmeyebilir.

 

FÖŞ

 

Mahfi Eğilmez’den piyasa eğitimi: Piyasa sisteminde fiyatlara müdahele

 

Güldem Atabay:  Gıda fiyatları: Destekler, sopa, havuç… neden işe yaramaz?

Yorumlar

Son güncelleme: 19:3912 Şubat 2019
Paylaş Tweet