Cari fazla derdi!

Kısaca, Türkiye'nin son aylarda, Ağustos'tan Kasım 2018'e, yarattığı cari fazla Almanya ekonomisinin yarattığı cari fazlaya hiç ama hiç benzemiyor. 
12:4811 Ocak 2019
Cari fazla derdi!
Kısaca, Türkiye'nin son aylarda, Ağustos'tan Kasım 2018'e, yarattığı cari fazla Almanya ekonomisinin yarattığı cari fazlaya hiç ama hiç benzemiyor. 

Her ne kadar Sayın Bakan Albayrak, 2018 sonu itibarıyla Yeni Ekonomi Programı ile aşağı yönlü revize edilen cari açık beklentisinin de altında kalınacağını müjdelemeye devam etse de, inanın cari açıktaki bu kadar sert daralma hayırlı bir durum değil.  Nasıl sert bir yükseliş aşırı ısınmaya işaret ediyorsa Türkiye’nin finansal dış ilişkiler dinamiklerinde, bu kadar sert bir düşüş de büyük sıkıntalara işaret ediyor.

Zaten öyle olmasaydı her sabah uyandığımızda yeni bir ekonomiye destek paketi ile karşılaşmazdık.  Elbette, seçim öncesi ve hükümet bütçe olanaklarını tam da seçim öncesinde zorluyor.  Bu son 15 yılın neredeyse bütün seçim öncesi dönemlerinde yaşanan bir durum.  Seçimlerden sonra da ödenekler içinde kalabilmek adına göreceli olarak daha sıkı bir maliye politikası izliyor. Fakat bu sefer durum önceki seçim dönemlerinden çok farklı.

Ekonomi uzun soluklu olduğu görülen bir durgunluk dönemine ulaşmadan önce acı verici bir daralma içinde. Açıklanan paketler, tamamen ekonomik şartlar nedeniyle kaybedilen siyasal desteği geri kazanmaya ve böylece büyük şehirleri elde tutabilmeye yönelik. Üstelik, kamu kaynakları daralan ekonomiyle beraber öylesine sıkışmış durumdaki, yarın gelmesi beklenen gelirler nakit yaratmak adına bugüne çekiliyor, dış borçlanmaya hız veriliyor ve kısaca seçimden sonra da mali tarafta toparlanma beklentisini tehlikeye atıyor.

Son dönemde gelen üretim, fiyatlar ve dış ticaret verileri tamamen ekonomik daralmanın ger hün yeni bir ispatı niteliğinde.  Aylarca üstüste cari fazla veriyor olmak da bu işaretlerden sadece bir tanesi.  Hal böyle olunca da, her gün üstüste yeni ekonomik teşviklerle uyanıyoruz güne.  Hedefsiz ve sorunlu.

Ödemeler dengesi detaylarına gelince…

Buna göre, 2017 kasım ayında 4,5 milyar dolar açık veren cari işlemler hesabı 2018 kasımda 986 milyon dolar fazla verdi.  Böylece son iki aylık cari işlemler açığı 33 milyar 932 milyon dolara geriledi. Kasım 2018 açık seviyesi beklentilere paralel.

Cari işlemler hesabının fazla vermesinde, 2017’nin kasım ayında 4,8 milyar dolar açık veren dış ticaret dengesinin 2018’in aynı ayında 523 milyon dolar fazla vermesi ve tabi hizmetler kaynaklı girişlerin aynı dönemde 1,5 milyar dolara yükselmesi etkili. Daha güçlü bir turizm sezonu seyahat gelirlerini 2017 kasımına göre 200 milyon dolar artırarak 1,2 milyar dolara yükseltti çünkü.

2017’nin kasım ayında 898 milyon dolar açık veren altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı, ekonomik daralmanın etkisiyle  2018 kasımında  4,5  milyar dolar fazlaya dönmüş durumda.

Birincil gelir dengesi kalemi altında yatırım geliri kaleminden kaynaklanan net çıkışlar, 158 milyon dolar artarak 1,2 milyar dolar  ve ikincil gelir dengesi kalemi kaynaklı girişler, 62 milyon dolar azalarak 221 milyon dolara geriledi.

Cari denge tarafı ekonomideki aktivitenin genel resmini yansıtması açısından, vurgulayarak yazdığımız gibi daralmanın boyutlarına işaret ediyor.

Finansman tarafı ise elbette çok önemli ve daralmanın nedenlerini anlatoyor; keza Türkiye ekonomisi her zaman dış kaynak sağlayarak büyüyebilen bir ekonomi içerideki tasarrufların yetersizliği nedeniyle

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler, 2018 kasımda bir önceki yılın aynı ayına kıyasla 673 milyon dolar artarak 1,1 milyar dolarda.  Portföy yatırımları da 1,7 milyar dolarlık net giriş izleniyor. Portföy girişlerinin tamamına yakını Hazine’nin dış borçlanması kaynaklı.

Keza yurt dışı yerleşikler hisse senedi piyasasında 346 milyon dolarlık, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında ise 482 milyon dolarlık net alış yaparken; bankalar 139 milyon dolarlık net geri ödeme, genel hükümet ise 1,7 milyar dolarlık yeni tahvil ihracı gerçekleştirdi. Diğer yatırımlarda da 296 milyon dolar net çıkış var.

Bu dönemde, diğer yatırımlar altında yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 2 milyar 733 milyon dolar, yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları da 678 milyon dolar net azalış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili bankalar ve genel hükümet sırasıyla 2 milyar 149 milyon dolar ve 125 milyon dolar net geri ödeme, diğer sektörler ise 282 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

Resmi rezervlerde kasımda 4 milyar 404 milyon dolar rezerv artışı yanında kaynağı belli olmayan gelirler yani net hata ve noksan kalemi 1 milyar dolar girişe işaret ediyor.

Zaten ilk 11 ayında oluşan 26,2 milyar doların finansmanının %75’i, yani 19,5 milyar doları kaynağı belli olmayan döviz olarak gelmiş. Bu da mevcut “istikrarın” ne kadar kırılgan olduğunu anlatmalı herkese.

Kısaca, Türkiye’nin son aylarda, Ağustos’tan Kasım 2018’e, yarattığı cari fazla Almanya ekonomisinin yarattığı cari fazlaya hiç ama hiç benzemiyor.

GA.

Yorumlar

Son güncelleme: 12:4811 Ocak 2019
Paylaş Tweet