Atilla Yeşilada

Tebrikler ve güle güle

8 Haziran 2018

Londra’da bir hafta geçirdim, finans camiası Başkan Erdoğan’ın ekonomi hususundaki “harbi fikirlerini” onlarla paylaşmasının şokunu üstünden atamamış. Her gittiğim toplantıda ben sormadan bu konu açıldı. Bazı danışmanların delifişek yorumları da deveye tüy dikmiş. Şimşek ikinci ziyarette durumu toplamak için samimi bir çaba sarfetmiş, ama Atı Alan Üsküdar’ı Geçti. İtibar bekaret gibidir, bir kez kaybedersen, geri almak çok zordur. Merak etmeyin, bu karamsar bir makale değil.

Müjdeler olsun, TCMB PPK kararı sayesinde Türkiye döviz krizi riskini atlattı. Artık birilerinden telefonumu bulup “Ben 20 sene önce seninle otobüs durağında tanışmıştım, yakın dostuz, Odin aşkına söyle, bunlar döviz mevduata el koyacak mı?” diye gece yarısı beni aramaktan vazgeçin. Öyle bir şey yok. RTE pragmatik bir lider olduğunu ispatladı. Kötü haber, 2001’den bu yana an ağır resesyona girdik. Böylesine ağır bir ekonomik facianın sandıkta RTE ve AKP’nin oylarını etkilemeyeceği, ya da bu zat ve partinin bu krizden nemalanacağını sananlar hakkaten ahlat. Bir iyi haber daha. TCMB’nin Perşembe günü yaptığı faiz artırımıyla Siyasal İslam da tükendi. Batı bizi herşeyimizle teslim aldı, kardeşim. Dolayısıyla, akılcı bir karar için tebrikler AKP, ve size güle güle. Sıradaki gelsin.

Resesyona girdiğimizi kanıtlandırmak çok kolay. Sanayi üretimi ile GSYİH arasında oldukça sıkı bir bağlantı var. Sanayi üretiminin öncü göstergesi de ISO-Markit PMI. Bakalım imalat sanayi PMI nerelerde geziniyor:

Efendim, işte TL şimdi istikrar kazanacak ve sanayi hemencecik toparlanacak. Yok öyle şey. Bakalım mevduat faizleri nereye gidiyor:

Hani bankacılık bilmeyeniniz vardır, izah edeyim. Mevduat faizi yükseldiğinde biraz arayla kredi faizi de yükselir. Şimdiden koskoca şirketler “kredi yapılandırıyor”, yani topu taça atıyor, kredi faizi yükselince, bunlara düzinelerce yenisi katılacak. Şirketler yatırım yapmayı, istihdamı unutacaklar. Bütün nakit faiz ödemeye gidecek.

Dün üstadım Hakan Özyıldız hanehalkının (banka) borç yükü hakkında harika bir inceleme patlattı. Linki yukarda, okuyun, hafif bir dudak uçuklaması yaşayın. Ben ondan çalmayayım, size sadece hanehalkının borç/harcanabilir gelir oranının 2002’den bu yana %5’den %50’ye yükseldiğini çıtlatayım, ve bu grafiği sunayım:

Özetle, faiz yükselince, hanehalkı da konut, mobilya ve araba için kredi kullanamayacak.

İşin daha kötüsü de var. Aşağıda çekirdek enflasyon ve Yİ-ÜFE grafikleri var. Ekonomide bugün bıçakla bütün faaliyeti kesseniz, enflasyon daha 3 ay durulmaz.

Yaz sonunda TÜFE ÜFE’nin itmesiyle %14’ü bulabilir. Bu da halkın izdirabını artıracağı gibi, satın alma gücünü eriterek tüketimi aşağı yönde baskılar. Bitmedi!!!! TÜFE %14’e fırladığında bu millet %15 mevduat faizine de razı olmaz. En az %17-18 ister. Bankalar ödemezse? O zaman halk döviz ve altına kaçar, TL yine sarsılmaya başlar.

AKP meydanlarda bağırarak ilan etmez de, basın ve tarikatlar yoluyla “kasmayın, seçimi kazanalım hemen faizi düşüreceğiz”   mesajını verecek. Düşüremez! Her düşürdüğünde piyasa öyle bir üstüne çullanacak ki partinin, afallayacak. Çünkü, bakın siteye koyduk: Fed Gelişmekte Olan Piyasaların gözünün yaşına bakmayacak, basacak faiz artırımlarını. Şimdiden, Endonezya ve Hindistan Fed’e teslim olup parasal sıkılaştırmaya başladı. Brezilya inat etti, dün real ve Bovespa çöktü. Gerisi gelecek. TCMB nefes dahi alamayacak.

IIF’in son raporu: Mayıs’ta 12.5 milyar dolar para kaçmış GOP’tan. O para geri dönmez, Türkiye yüksek faize rağmen sıcak para kuraklığı yaşayacak:

En acısı ve kalıcısı nedir biliyor musunuz? Moody’s 17 Türk bankasının notunu düşürdü. Biz inkar ede duralım, Londra’da 17 toplantıda da bankaların gerçek batık kredi oranı soruldu bize. Herkesi salak sanmaya devam edelim. Millet pek ala da bankaların batık kredilerini bilançoya gömdüğünü biliyor. Moody’sin bu aksiyonu sonrası bizim bankalar yurtdışından daha pahalı faiz makaslarıyla borçlanır, bir de üstüne daha yüksek Fed faizi? İçerde kredi bulmak akıllı politikacı bulmaktan daha güç olacak.

Arkadaşlarla da tartışıyorum, basında da yorumlar başladı: Evet, faiz arttı, ama TL istikrar kazandı, vatandaş şimdi yine AKP’ye oy verir”. Odin aşkına, n’olur biraz yürekle değil beyinle düşünelim. Daha Mayıs’ta sanayi üretimi çökmüş, bakın güven endeksleri ne olmuş:

Herşeyin fiyatı iki katı olmuş, temel ilaç ve hammaddeler piyasadan çekiliyor. Seçimden sonra benzine %20 zam var.

Halk bu durumdan kimi sorumlu tutacak ya? Muharrem İnce’yi mi, hapisteki Selahattin Demirtaş’ı mı? Anketleri bir okuyun. Ekonomiden kaygı duyanların oranı %30-60 arasında değişiyor. Erdoğan’ı ilk turda seçilir gösteren KONDA anketinde %20 kararsız var. Bunlar şimdi TL değer kazanırsa AKP’ye mi dönecekler? Ya da RTE “Merak etmeyin, seçim geçsin, ben Batı’nın defterini düreceğim” vaadine mi kanacaklar. Sen Londra’da BloombergTV’ye çıkıp tüm dünyaya “faiz tüm kötülüklerin anası, babası ve kayınçosu” diye meydan okumuşsun, sonra? WAAAM 3 haftada 500 baz puan kötülüklerin anası gelip bizi öpmüş. Bu millete aptal muamelesi yapmayın ya! Siz, yüksek faiz ve resesyon oyları etkilemez diyorsunuz, ama seçmen cebine ve böbreklerine girip çıkanı çok iyi biliyor. En azından Muharrem Sarıkaya’yı okuyun da, biraz akıllanın. 24 Haziran gecesi birileri eşşekten düşecek.

Siyasal İslam İran’da sefalet getirdi, Suudi Arabistan zaten teslim bayrağını çekti, Mısır’da zortladı, Tunus’da teslim oldu, barış istedi. Siyasal İslam’ın son kalesi Türkiye. Çünkü AKP siyasal İslam’la refahı birleştirmiş, yaptığı akılsızca icraatlara rağmen çok geniş bir seçmen kitlesinin desteğiyle Batıya, aydınlanmaya, konvansiyonel ekonomik teoriye meydan okumuştu. Ruhuna fatiha. Bu son faiz artırımıyla birlikte siyasal İslam’ın sırtını dayadığı faizsiz finansman ve limitsiz büyüme modeli de tarihin karanlıklarına karıştı.

Paşam, belki seçim kazanırsınız da, artık iktidar olamazsınız. Düyun-u Umumiye sizden davet bekliyor; Washington’da bavullar toplandı, Ankara Sheraton’da rezervasyonlar yapıldı.

 

FÖŞ’ün websitesinde bomba gibi yenilemeler var.

 

http://atillayesilada.com/

 

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları