Atilla Yeşilada

Ekonomik istikrar artık bir serap oldu

7 Mayıs 2018

Başkanımız RTE seçim manifestosunu açıklıyor:

“Milli olmak, faize giden parayı yatırımlar ve sosyal yardımlar yoluyla millete aktarmak demektir.”
“Yerli olmak Türkiye’yi 5 cente muhtaç halde IMF kapısında bekletmemek, savunma sanayinde dışa bağımlı olmamak demektir.”
“Herkesin mal güvenliği ve ticaret yapma özgürlüğü, daha güçlü bir şekilde hukuk devletinin güvencesi altında olacak.”
“Ahdim olsun ki; yeni dönemde Türkiye muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkacak.”
“Yerli otomobil ve savunma sanayii alanındaki projelerimiz süratle hayata geçecek.”
“Ahdim olsun ki faizler, enflasyon ve cari açık düşecek.”
“El birliğiyle Türkiye ekonomisini büyütecek ve dünyaya markalar sunacak küresel bir güç haline getireceğiz.”

Ne zaman Abi? 16 yıl yetmedi mi? Ne oldu Vizyon 2023: “İktidar partisi, üçüncü genel seçimine giderken, milli geliri 2015’de 1 trilyon dolara, 2023’de de 2 trilyon dolara çıkartmayı hedefliyor. Basit bir hesapla, bunun için her sene 2023’e kadar yüzde 8,48’lik bir büyüme gerektiği ortaya çıkıyor. Yani büyüme hızımızı, son 30 yıldaki yüzde 4’lük ortalamanın tam iki katına çıkaracağımızı öngörüyor beyanname”.
N’olur bana anlatsana, nasıl hem faiz, hem enflasyon, hem de cari açık düşecek? Bak Mahfi Eğilmez Üstadım ne yazıyor, okusana:
“Geçmiş verilere bakıldığında Türkiye’nin ikiz açıkları yüzde 2 – 3 düzeyinde tutarak elde edebileceği büyüme oranı yüzde 5’in altında, kabaca yüzde 3,5 dolayında görünüyor.
Dış finansmana erişimin zorlaşmasının beklendiği önümüzdeki dönemde Türkiye, dış borçlanmayı düşürecek önlemleri kendiliğinden almazsa iki durumdan birisiyle karşılaşacak: (1) Dış finansman bulmakta zorlanacak. (2) Büyüme hızı istem dışı olarak düşecek. O aşamadaki tercihimiz: Kırk katır mı kırk satır mı sorusuna vereceğimiz yanıta göre biçimlenecek”.

Altına Hazine’min de “görülmüştür” diye imza attığı IMF IV Madde Konsultasyon Raporu da aynı şeyi söylüyor. En fazla %3.5-4 büyürsün. Reform yapmadığın için verimliliğin sıfırlanmış, dolayısıyla önümüzdeki yıllarda ıkınıp-sıkınsan da bu oran hızlanmaz.
Abi, nasıl şu faizi düşürcan ya? Bi anlatsana? Bak sen düşürcam diye çabaladıkça mevduat faizleri ne olmuş:


Niye yükselmiş bu faiz oranları hiç sordurdun mahallede? Ben sana söyleyim, yok hatta göstereyim:

Çünkü enflasyon yükselmiş güzel Abicim. Sen TCMB’nin başına post-modern ekonomi mucidi güzel kardeşim Erdem Başçı’yı geçirip ekonomik kuramı amuda kaldırdığın andan itibaren enflasyon atağa kalkmış; ardından da faizleri sürüklemiş.

Faizi düşük tutmuş Erdem Kardeşim, bak ne olmuş:


(Bir hafta öncesine aittir). Millet milli ve yerli paradan kaçar, dövize yumulur olmuş, Güzel Abim.


Eee, tabii doğal olarak da TL düştükçe düşmüş, Odin düşürmesin kimseyi Abi.

Bi de, bu münafık IMF der ki, sen yatırım yapmışsın, ama hepsi inşaat, konut, haybeye gitmiş. Şimdi borçlarını nasıl ödeyeceksin? Özel sektörün 225 milyar dolar döviz açık pozisyonu üstünde yağlı kazığa tünemiş. Yani, özel sektör kabaca 1 trilyon TL kadar döviz açık pozisyonu tutuyor. Bunun TL500 milyarı için etkili bir hedge kullanılmadığını varsayalım mı? Yılbaşından bu yana gerçekleşen Döviz Sepeti’ne karşı %12 değer aşınmasının bilançolarda yarattığı (kağıt üzerinde) zarar TL60 milyar. Özel sektör bu zararı kapatacağını görmeden yatırım yapabilir mi, Güzel Abim?

Sen yapar mısın? OHAL kalkmadan yapar mısın?

Bi de, bi de şu var Abi, özel sektör borçlanırken şırıngayla faiz alıyolar, bak temel borçlanma faiz LIBOR nasıl şaha kalkmış:

Valla bunları yazıyorum da utanıyorum be Abi, çünkü sen bana mübarek Ramazan-Bayram öncesi hayatımın kıyağını yapıp TL 1 bin kafa koydun cebime. İyi ama bunu kim ödicek be Abi? Şu Hazine gelir-gider dengesine bak. Tüm düzeliyormuş, çekip almışız altından halıyı.

Abi, ben sana bir tüyo vereyim. Bu millet harcar o ikramiyeyi, bankaya yatırmaz. Bak, dış ticaret açığı ne güzel daralmak üzereydi:


Şimdi verdik mehteri, ne olacak? Cari açık yine patlayacak. İyi de özel sektör zaten borçtan burnuna kadar suyun içinde, LIBOR dört nala gidiyor, nasıl para bulup da bu cari açığı finanse edecek, bi de yanına bikaç kuruş koyup yatırım yapacak Abi? Ben kafamda biraz aritmatik yapıyorum, TL yine değer kaybediyor. TL değer kaybettikçe de yazın enflasyon %12-13’e tırmanıyor. Bak onun da grafiği burda, TL düşsün, 2 ay sonra, pat, enflasyon yükseliyor.

Bi de şu nokta kafamı kurcalıyor, ben çözemedim, senin Saray’da çok okumuş 200 yıllık ekonomik teoriyi baştan yazıp tüm dünyaya parmak ısırtan danışmanların var, bi zahmet soruver. Senin emrinle hareket eden kamu bankaları dışında kimse kredi vermiyo:

Biz harcaycaz da, iş dünyası bunu yatırıma çevirmek için krediye muhtaç, nerden bulacak? Senin Hazine ikramiyeleri finanse etmek için borçlanacak, ben tapu harcı-konutta KDV düştü diye gidip başımı sokcak dört ev daaa alıcam. Dışardan para gelmiyo, nasıl kredi bulcaz? Hadi, N’olur beni merakta bırakma da şu sihirli formülü bi kulağıma fısılda.

En son olarak da Abi. Bu milletin hepsi hain ve münafık mı ya? Sen o kadar çalışıyosun, ter döküyosun, gece-gündüz demeden milli ve güçlü Türkiye’yi kuruyosun da niye kimse yarına güvenmiyor? Bak resmi kurumun TUIK’in Ekonomik Güven Endeksi ne olmuş?

Yoksa, yoksa, TUIK’in verileri balon mu Abi?

Olsun, sen yine söyle be Abi, kulağa hoş geliyor.

NOT: Makarna bitti, acilen kurye yolla.

 

FÖŞ

Tüm bunların başımıza geleceğini daha geçen yıl anlatan kitabım Hormonlu Büyüme Yılları’nı okumak istemez misiniz? İçerik ve tedarik yolları burada.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları