Arzu Toktay

Dolu Taraftan Bakmaya Çalışınca

6 Eylül 2018

Eylül ayının ilk haftası geçtiğimiz dönem piyasa dinamiklerinin uzantısı olarak başladı. Amerika ile Çin, Kanada, Avrupa arasında ticaret, gelişen ülke piyasa satışları, yaklaşan Kasım ayı ile beraber İran ambargosu ve Suriye’de yaşanan son gelişmeler.
Yukarıdaki gündeme bir de 25-26 Eylül Amerikan Merkez Bankası (FED) Toplantısı ve 25 baz puanlık faiz artırım beklentisi eklenince “dolar pozitif” fiyatlama ve etkileri kaçınılmaz oluyor. En kolay takip edilen Euro/dolar paritesi, 15-28 Ağustos tarihleri arasında yüzde 3 yükseldi ancak devamı gelmedi. İngiliz Sterlini, Brexit haberleri ile yerinde sayarken emtia paraları Kanada ve Avustralya Doları düşen emtia fiyatlarından nasibini alarak iyi ekonomik verileri fiyatlayamadı. Gelişen ülke para birimlerine gelince içindeyiz, aşırı değer kayıpları var.
Yeni aya yeni beklentiler ile başladık ancak bu tablonun bugünden yarına değişeceğini beklemek şimdilik iyimserlik gibi görünüyor. Gelinen noktada, Çin tarafındaki gelişmelere biraz daha önem atfetmek gerekebilir. Gelişen ülke piyasalarına ilişkin kötü fiyatlamaların bir süre sonra yerini dengelenmeye bırakması ya da derinleşmesi konusunda Çin’i takip etmek anlamlı. Son yılların lokomotif ekonomisi Amerika’nın getirdiği gümrük vergileri ile başa çıkabilecek mi?
Çin hisse senedi piyasalarının yüzde 25’lik düşüş ardından cazip seviyelerde olduğu ve yatırımcı çekebileceği beklentisi var. Umarım öyledir, bu gelişme piyasa oyuncularının Çin ekonomisine olan güvenini ifade ettiğinden hem gelişen ülke piyasalarını hem de emtia piyasasını olumlu etkiler.

Kaynak Bloomberg

Kaynak Bloomberg

S&P 500, Amerika şirket tahvil, Bloomberg Dolar ve Emtia endeksi, ABD hazine bonoları (31 Ağustos) aylık, yıllık ve 2 yıllık değişimler ile yukarıdaki tablo piyasaların bilançosu. Amerikan hisse senedi piyasalarında yükseliş sürerken 10 yıllık tahviller yüzde 3 üzerinde kalmakta zorlandı. Dolar değer kazandı gelişen ülke piyasaları ve emtialar satışlara yenik düştü. Daha fazlasını beklemeliyiz?
Sona yaklaşıldı demek için erken olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bu fiyatlamaların Eylül ayında da aynı hızda devam etmesi küresel ekonomiye ilişkin riskleri artırır. Vergi indirimlerinin pozitif etkisi, büyüme ve faiz oranı farkı ile pozitif fiyatlanan Amerikan varlıklarını da olumsuz etkiler. Küresel ekonomik yavaşlamanın ciddi olarak sorgulanmaya başladığı bir ortam hiç bir ülkenin işine gelmez.
Sonuç olarak, hızlı geri çekilmenin ardından arz/talep dengesine göre cazip denebilecek emtiaları ve makroekonomik temelleri ile güçlü görünen ülke piyasalarını takibe almak gerekiyor. Piyasalar negatif fiyatlamadan yorulmuş olabilir ve değer ifade eden her ürün ve piyasada alıcıların kontrolü gözlenebilir. Biraz da dolu taraftan bakmak gerekiyor…

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları