Atilla Yeşilada

Bankacılık sistemi tıkandı mı?

12 Ocak 2018

Akbank’ın ardından, Garanti ve İş Bankası da OTAŞ kredisini “yakın izlemeye” aldıklarını beyan ettiler. OTAŞ’ı hatırlarsınız. Türk Telekom’u almak için Hariri’lerin kurduğu naylon şirket. TT’u borçlandırıp, içerdeki temettüyü hortumladıktan sonra “valla işler bozuldu, ödeyemeyeceğiz, bize %50 kıyak yapın” diyen şirket. Halen sahibi, yeri ve hukuki durumu belli olmayan şirket. TT’u, “Atatürkçü” yerli ve milli sermayeye kaptırmamak için Arap sermayesine peş-cash çekmekte kullanılan şirket. TT, AKP ne derse yapıp, tüm abonelerin ne konuştuğunu, ne seyrettiğini, ne yazıştığını devlete jurnal eden şirket. TT, milli gururumuz ve bir dünya markası. TT, benim Internet sağlayıcım çünkü Superonline’ın markası aslında Superoffline olmalı.

Ama bugün konum telekom operatörleri değil. Nuh Peygamber krizinden sonra onların fazla üstüne gitmemeye karar verdim. Ama bankacılık hala “serbest av alanı”, nasıl olsa bu fani dünyada tek dostları yok.

Bu yüzden de 2 yıldır ödeme yapmayan OTAŞ’ın 4.5 milyar dolar donuk kredisini daha 2017 sonunda “yakın takibe” almalarına popomla gülüm. Aman, çok yakından takip edin, kaçmasın. O EN-PE-EL, abi, ENPEEL. Yani performans göstermeye takati olmayan kredi. Yani geri ödenmeyecek ve sermayedarın cebinden çıkacak bir hata. Halen sistemdeki “takipteki krediler” 63 milyar TL, bizim bankaların OTAŞ riski sanırım 3 milyar dolardı. Yani bir günde 11.5 milyar ya da %18 kadar artacak takipteki krediler. Tabii, şöyle bağımsız ve cevval bir denetçi girse o banka mahzenlerine de sıkı bir arama-tarama yapsa daha ne OTAŞ’lar bulur? Halen toplam kredilerin %3.2’si kadar gösterilen takipteki krediler oranı kaça çıkar acaba?

Bu işleri biraz bilen eski TCMB Başkanı Durmuş Yılmaz’a soralım:

“ Yapılan son değişiklikle bankalara, geri dönmeyen krediler için birden fazla yapılandırmaya gitme ve batık kredilerini 36 ay daha, yani seçimlerin sonuna kadar canlı kredi olarak gösterme imkânı getirildi.”
Eski Merkez Bankası başkanı batık KGF kredilerinin seçimler bitene kadar üç yıl boyunca birkaç defa yeniden yapılandırılabileceğini söyledi…Gerçekte takibe düşen kredilerin oranı yüzde 3’ler değil, yüzde 10’lara doğru gitmektedir. 2001 krizi de batık krediler yüzde 10’a ulaşınca geldi. Eğer iddia edildiği gibi krediler gerçekten canlıysa, geri ödemeler niçin 36 ay, yani üç yıl erteleniyor?”

Yalan tabii, muhalefet işte. Bakın Sayın Bakanımız Zeybekçi ne diyor: “Kredi Garanti Fonu (KGF) teminatlı kredilerin geri dönme oranının yüzde 98 ile bankacılık sistemi performansının üzerinde olduğunu belirterek…bla bla bla” Gerisini okumadım, çünkü boş lafa karnım tok. Yahu, KGF kredilerinin ortalama vadesi 36 ay, daha imkan açılalı 11 ay oldu. KAÇ TANE kredi geri ödenmiş olabilir ki? Ödeyen de bir kaç namuslu işinsanıdır, gerisi ne olacak?

Bakın, bir ülkede kredi hacmi senede %20 genişlediği zaman, takipteki kredi oranı ya da NPL matematiksel olarak düşer. Çünkü taze yani henüz vadesi gelmeyen kredilerin toplamda payı artmıştır. Bunlar teorik olarak batamaz, dolayısı ile NPL oranı düşer, sonra hepsini yakın takibe alırsınız. Rıza Sarraf gibi şema çizeyim mi?

2018 yılında büyüme %7’den en iyi ihtimalle %5’e yavaşlayacak (bence %3.5). Kredi hacmi genişlemesi de %20’den yine en iyi ihtimalle %15’e. Sonuç olarak NPL Krakotao yanardağı gibi patlayacak. Ya da patlamayacak, çünkü bankalar harıl harıl geri ödenmesi güç kredileri varlık yönetimi şirketlerine satıyor. Son 3 ayda 4 milyar TL kadar satış tespit ettim, resmi rakam bulamadım, daha fazla da olabilir. Bu kredilerin piyasa değeri ne kadar biliyor musunuz? Akbank 774 milyon TL’yi 36 milyona satmış, yani 1 liraya 5 kuruş civarında geri almış. Acaba sistemde ne kadar bu tür “arızalı kredi” var, ve ne kadar provizyon ayrıldı.

Sizi muğlak sorulara boğmayım. Bence takipteki alacak oranı en az %7’dir ve bunları piyasa değeri de 1TL’de 10 kuruşu geçmez. Banka karları büyük ölçüde fiktiftir. Bankalar ne diğer Borsa’daki kote firmalara, ne de Gelişmekte Olan Piyasalardaki benzerlerine göre ucuzdur. Sadece muhasebe hileleri hususunda fevkalade uzmanlaşarak Batı standartlarını yakalamışlardır. Mesela zavallı Hindistan bizden çok geri kaldığı için takipteki alacak oranını %9 ilan ediyor. Çin önemli bir ülke olduğu için uzmanlar “Türkiye işte, siktir et, yaz gitsin” demeyip bağımsız araştırma yapıyor. Resmi rakamın 5-6 katı takipteki alacak buluyor.

2018’de ne olacak? Bankacılı sektörünün duayeni Ersin Özince’nin Bloomberg’e verdiği röportajın Sözcü’de yayınlanan tercümesinden: “İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Bloomberg’e verdiği röportajda mevcut sermaye, kaynak, karlılık ve özkaynak karlılığı verileri ışığında bankacılık sektörünün büyümeyi finanse edecek takatinin kalmadığını söyledi”.

 

Özince ayrıca bankaların konut ve inşaata hiç kredi vermemesi gerektiğini de ekliyor. Haksız mı? Bakalım. BDDK rakamları. Eylül ayı sonunda özsermaye karlılığı oranı:

%12 özsermaye karlılığını perspektife oturtalım. Bugün 10 yıl vadeli DİBS’in getirisi %11.5 civarında. Ulan niye terden geberinceye kadar uğraşıp banka işletiyorsun? Al DİBS koy kenara, hem batma riski de yok, aynı parayı kazanırsın. Yatır paranı restoranlara, hiç olmazsa gurme yemek yersin, Nusr’etle takılırsın. Bu şartlarda banka sermaye artırabilir mi? Artıramaz tabii. Sermayedar gider DİBS alır.

Bankalar kredi verebiliyor mu? I-ıh. Bakın KGF gazı bitince yıl içinde kredi hacmi nasıl yavaşlamış:

Kredi hacmi %13.5 civarında genişliyor. Enflasyon kaç? %12. Yani reel olarak krediler nerdeyse hiç büyümemiş son çeyrekte. Ha, aslında daralmış ama kamu topa kafa sokup gol atmış:

Bu manzara değişmez, Arkadaşlar, kendimizi kandırmayalım. Nedenleri de belli:
• Bankalar artık yurtdışından net borçlanmıyor, çünkü talep TL krediye ve swap maliyetleri de hayvan gibi yükseliyor.
• Mevduat büyümesi %80 döviz. Bu enflasyon ve siyasi belirsizlikte kimse TL mevduat tutmuyor. Bilançoda “mis gibi meç” var.
• Bunlar iyi günlerimiz. Fed ve AMB biraz daha frene bassın, TCMB silah zoruyla faiz artırsın, kredi bulmak ucuz rakı bulmaktan daha zor olacak.
Tıkandık Abicim, 2017’de referandumu kazanmak için motora fazla gaz verdik ve boğduk. Şimdi ayıkla pirincin taşını.

 

 

FÖŞ
Artık websitemde poker de oynatıyorum, “arkadaşlık” modülleri açtım.

www.atillayesilada.com

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları