Bono-tahvil pazarını panik sardı

Ocak cari açığın 7 milyar doları aşması dövizde bugün de süren bir çalkantı başlattı. Borsa olumsuz haber akımına rağmen güçlü […]
09:5913 Mart 2018
Bono-tahvil pazarını panik sardı
Ocak cari açığın 7 milyar doları aşması dövizde bugün de süren bir çalkantı başlattı. Borsa olumsuz haber akımına rağmen güçlü […]

Ocak cari açığın 7 milyar doları aşması dövizde bugün de süren bir çalkantı başlattı. Borsa olumsuz haber akımına rağmen güçlü prim yaparken, gözlerden uzak, DİBS yani bono-tahvil pazarında faizler yılın zirvelerini aştılar. Bono-tahvilde tam anlamıyla panik yaşanıyor diyebiliriz.  Sebepleri nedir?

Güne başlarken  QNB Finansinvest  TL bonolar için şunları yazdı:  “Son ayların zirve seviyesine yükselen tahvil faizlerinde bugün yapılacak 5 yıllık tahvil ihracının etkisi sınırlı kalacaktır. Gösterge tahvilde %13,50 ve 10 yıllık tahvilde de %12,50 seviyesi üzerinde kalacağını düşünüyoruz”.

 

A1 Capital ise döviz için şu yorumu yaptı:

“ABD tarafında Tüfe verisinin takip edileceği bu günde doların 3,84 seviyesi ve üzerine çıkma isteği risk iştahını törpüleyebilir. Özellikle dolarda 3,8470 eşiğinin aşılması durumunda Bist 100 endeksinde 117.000 puan altına sarkmalar ve 116.500 / 116.000 desteklerinin çalışması mümkün. Yükselişine başladığı 116.900 seviyesinin altına sarkmalarda satışların hızlanması mümkün. Yukarı yönlü hareketlenmelerde ise 118.300/118.700 ve 119.000 hedef değerlerimiz”.

 

Tahvil pazarı:  Tüm vadelerde keskin faiz artışları göze çarptı

 

Dün kapanış itibarıyla 2 yıllık gösterge tahvilin bileşik faizi %13.63, 5 yıllık %13.25 ve 10 yıllık gerçek gösterge tahvilde ise %13.61’dee kapandı. Tüm getiri eğrisi boyunca bono ve tahviller %1.5-2 civarında değer kaybetti.

 

Ne oluyor?

 

Bir türlü düşmeyen enflasyon ve sürekli açıklanan müjde paketlerinin bütçe açığına olumsuz etkisi “genel-geçer” nedenler. Eğer piyasa bunlara tepki veriyorsa, bono-tahvilde görünüm çok karanlık, bu sene boyunca faizler yükselecek denebilir.

Asya’da yatırımcıların yüksek riskli tahvilleri (junk) satmaya başladığını görüyoruz. Bu dalga Türkiye’ye yansımış olabilir. Yine de  en akla yakın neden hükümetin ”hiç bir kıymeti, hiç bir itibarı yok” diye nitelediği Moody’s karar ardından yabancıların Türkiye’nin ödeme güçlüğüne düşeceğine dair endişeye kapılmaları. Yılbaşından bu yana yüksek getiriler DİBS pazarına takriben 1.2 milyar dolar taze kaynak cezbetti. Bu paranın kapıya yönelmesi faizlerin daha da yükselmesine neden olabilir.

Öncü tahminlere göre, Şubat ayında yıllıklandırılmış cari açık 53 milyar doları geçecek. Yabancılar bu açığın finanse edilemeyeceğini, Türk banka ve şirketlerinin bir miktar itfaya yönelerek piyasada TL kredi talebini yükselteceğini düşünmüş olabilirler.

 

Görüşünü aldığımız Londra kaynaklı bir fon yöneticisi ise telaşı TBMM’nde seçim yasalarının görüşülmesine bağladı. Londra’da bu yasaların erken seçimle bağlantılı olduğu görüşü var.

 

ABD yaptırımları duyumu gelmiş olabilir mi?

 

Hürriyet Gazetesi yazarı Erdal Sağlam ise başka bir olasılığa deyiniyor:

 

Finans kesiminde ise yine nisana ilişkin ciddi bir beklenti var. Uluslararası yatırımcıların Türkiye’ye gelmeye devam ettiği ama onların da artık “dönüşümüz ne zaman olmalı?” sorusunun yanıtını aradıkları, görüştükleri kişilere yönelttikleri sorulardan belli oluyor. Bir bankacı “Yabancılara sanki birileri nisana kadar bir şey olmaz, sonrası belli değil demiş” dedi.

 

ABD’de yakın zamanda görüşmeler yapmış kaynaklar, ABD ile Türkiye arasındaki görüş ayrılıklarını çözmek için kurulan komisyonlara rağmen, sert bir havanın hakim olduğunun altını çiziyorlar. Özellikle Kongre çevrelerindeki büyük tepkinin açıkça belli olduğunu, yaptırımların ciddi bir şekilde, hem de çeşitlendirilerek, açıkça dile getirilmeye başladığını söylüyorlar.

 

Bu arada Zarrab davasında nisandan başlayıp temmuza kadar sürecek bir süreçten, ABD Hazine’sinden çıkacak cezanın nisan ayında belli olup, ilk rakamın yüksek olabileceğinden sıkça söz edilmeye başladı. S-400 alımı nedeniyle çeşitli kurum ve kişilere gelecek cezalar konusunda da bir hayli spekülasyon bulunduğunu, “Türkiye’deki tutuklu ABD’li rahibin sağlık durumu”nun ilişkiler açısından çok büyük bir sorun görüldüğünü söylemek gerekiyor.

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 09:5913 Mart 2018
Paylaş Tweet