Atilla Yeşilada

Başkanlık seçimi, Gül’ün dikeni

8 Ocak 2018

Cumartesi Ortodoks Noeli’ydi, yortuya katıldıktan sonra cepten Hazreti İsa’yı arayıp hatırını sordum. Ben Hristiyan değilim, zaten hiç bir organize dine mensup değilim, çünkü yalan söyleyip ahrette iyi bir sopa yemekten korkarım.  Ama prensip icabı tüm Tanrı, Tanrıça ve peygamberlerle aramı iyi tutarım. Agnostik’in dediği gibi “Senin Tanrı’ya inanıp inanmaman hiç mühim değil, mühim olan onların sana inanıp inanmadığı”. Neyse, Hazreti İsa dertli, Hazreti Nuh gece yarısı arayıp “Abi, bu insan denen yaratık bin bir itina ile Tufan’dan kurtardığımız canlı türlerinin yarısını yok etti, ötekilerin de jenetiğini bozdu. Ya sen dön ya da ben dönüp gereğini yapacağım” diye dert yanıyormuş.  “Peygamberlere cep telefonu vermek kötü fikirdi” diye ilave etti Hazret. “Ama O’nun emri sorgulanmaz ki?”

Dün Bahçeli başkanlık seçimlerinde kayıtsız-şartsız RTE’a destek vereceğini açıkladı. Tekil şahıs kullanıyorum, çünkü partide pek fazla üye kalmadı. Bu kararın ardından geride kalan birkaç milliyetçiyi de İyi Parti’ye kaptırması muhtemel.  Ama Bahçeli siyaseti çok iyi koklayan bir deha. Bu kadar erken saf belirlediyse, belki de 2018’de erken seçim bekliyor. Bence de ekonomi ve piyasalar bu ihtimale hazırlıklı olmalı. Çünkü bir yanda gümbür gümbür gelen İyi Partü, öte yanda Gül’ün aday olacağı söylentileri var. Ama daha da kritiği, ABD ve AB’den gelecek baskılarla tabanda çözülme birleşiyor. AKP tarihinin en buhranlı dönemini yaşarken, rota değişikliği ancak başkanlık ve parlamento seçimlerinin kazanılmasından sonra mümkün olabilir.

Biraz açayım. Çok yüksek büyümeye rağmen İpsos anketine bakın, ekonomiye yönelik tedirginlik hakim. Bu sene de ekonomi iyice yavaşlayacak. Muhafazakar seçmen imam hatipte eğitim alamayan çocuklarının durumu ve FETÖ temizliği kisvesi altında sürekli eş-dostun hapse girmesinden şikayetçi.  ABD bize kumpas kurdu, bankaları sıkıştırarak TL’yi çökertecek. Bunu ben değil AKP söylüyor. AB’den bize hayır gelmez. Ne istesek, önce “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi” yani OHAL’i kaldır diyecekler.

AKP seçimler için 2019’u beklese, Akşener iyice güç kazanabilir, Gül tabanın yarısını kopartıp götürebilir, ekonomide ciddi bir yavaşlama sadık seçmenlerin bile tadını kaçırabilir.

Gül başkan adayı olur mu?  Bence taban “kurtar biz Reiz’den” diye kapısını çalarsa evet. Ya da aslında sadece sade bir vatandaş olarak bir takım uyarılarda bulundu, ama AK-troller o kadar şerefiyle oynar ki, “Ya öyle mi?” diye kızgınlığından yarışa girer. Eğer RTE ve Gül yarışırsa, aradan ya Akşener ya da Kılıçdaroğlu çıkar. TBMM’nde ise şu anda bile CHP-HDP-İyi Parti vekilleri AKP’yi geçer. MHP maalesef %10 barajını aşamaz.

Nihayetinde, 2018 sonunda CHP’nin Başkanlık ya da parlamentoda iktidara bir şekilde  ortak olacağı senaryolar artık olasılık dahilinde. Biliyorum, biliyorum. Şimdi hepiniz, özellikle CHP seçmeni hep bir ağızdan “N’ayır, N’olamaz, hayal kuruyorsun” diye bana yükleneceksiniz. Siz yine yüklenin. Bu ülkede koca Özal’ın bir günde nasıl tarihe karıştığını, Genç Parti’nin DYP’yi siyasetten sildiği hatırlayan az insan vardır. Bazen partiler tükenmek üzereyken gücün zirvesinde görünürler. AKP de öyle. Ülkeyi güzellikle  yönetemediği için baskı artıyor, propaganda makinesi ”over-time” yapıyor.  Bu makinanın en çok satan üretimi de “CHP’den muhalefet olmaz”, “Onlar iki koyun bile güdemez”.

Cuma günü CHP’nin Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu davet etti, basınla sohbet vardı, ben de gittim. Genel Başkan Yardımcıları Çetin Osman Budak, Lale Karabıyık, Veli Ağbaba ve CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel ile ekonomi projeleri için oluşturulan akademisyen kadrosu da ordaydı. CHP iktidara hazır mı sorusuna cevap aradım 2.5 boyunca.

AKP toplantılarına katılmam, ama bazen istenmeyen soru soran gazeteciler tersleniyormuş galiba. CHP toplantısında tam bir demokrasi havası esiyordu. Bu benim için çok mühim. Öylesine özledim ki politikacının bana köleye bakar gibi tepeden bakıp terslemediği bir dünyayı.

CHP’ni hiçbir projesi yok diyenlere sadece gülüyorum, ama kızmıyorum. Çünkü CHP’nin tonla üstelik üstünde çok iyi çalışılmış projesi var, ama basın korkusundan yer vermiyor. AKP barsak sancısı çekse haber, CHP’nin Türkiye’de bozulan gelir dağılımını düzeltmek için uğraşması “boş ver, kim dinler”.

CHP’liler dünya trendlerini de yakından takip ediyor. Sanayi 4.0’ın nasıl işçi sınıfını fakirleştireceğini, özellikle bizim gibi eğitimin siyasetin elinde oyuncak edildiği ülkelerde yarının ne kadar karanlık olacağını çözmüşler. Emek 4.0 adı altında emeğin de teknolojik değişimden adil pay alacağı bir model üstüne çalışılıyor.  Sosyal güvenliğin şeffaf ve kişiden muhtaca değil, devletten hakeden herkese dağıtılan bir hak olması içini çabalar var. AKP hala likidite bolluğu 10 yıl daha devam eder, biz de eşi-dostu işe alıp makarna-kömür dağıtır idare ederiz havasında. Bu mudur iki koyun gütmek?

Kaynak nerede diye sorarsanız, Aydoğdu’nun cevabı alkışlanır valla. Yahu, Kamu İhale Kanunu’nu 2002 sürümüne geri döndürsek, kanka müteahhitlere akıtılan kıyağı devletin kesesine geri getirsek, kaynak bulunur be. OHAL’i de kaldır, milletin malına el koymaktan vazgeç, bak nasıl kaynak yağıyor Türkiye’ye.  Kürtlere sırtını döndüğü iddia edilen bir parti Doğu ve Güneydoğu sorunu ve bölgede kalkınma için en çok rapor hazırlayan partidir aynı zamanda.

Size soruyorum. Seçim oldu, RTE seçildi AKP de TBMM’de çoğunluğu kazandı. Hakikaten OHAL kalkacak mı?  FETÖ temizliği bitecek mi? Gazeteci, aydın ve muhalefet üyeleri kodesten çıkacak mı?

AKP’nin iktidara geldiği günleri de iyi bilirim ben. Ne soru sorsak cevap aynıydı. “Efendim, iç borcu konsolide edeceğiz”. Bir dinleyen yabancı  ilk uçağa atlayıp kaçıyordu. Baktılar piyasalar darmadağın oldu, korkudan titreyerek IMF ne söylediyse yaptılar. AB, Dünya Bankası heyetleri Hacı kafilesi  gibi ağırlandı.  İşi bitince hepsi kapının önüne konuldu, “siz bilmezsiniz” denildi”. Ve sonuçta bu hale geldik.

Sevgili Başkanım Paris dönüşü gazetecilere yeni dış politikamızı açıklamış:  “Kendinizi zayıf görüyorsanız zaten bittiniz demektir. Ben Türkiye’yi asla zayıf olarak görmüyorum. Biz vurduk mu oturturuz”.  CHP?  Dış dünyayla barış.

Hiçbir parti mükemmel değildir. CHP’nin de çok zayıf yönleri var. Ama CHP iktidarında kadınlar sokak ortasında vurulmaz, çocuklara taciz edilmez,  ağzını açan içeri atılmaz, Türkiye bir kez daha “yurtta sulh, cihanda sulh” düsturunu hatırlar.

Unutma, hak ettiğin gibi yönetilirsin.  Eski CHP başkanı partide milletvekili, eski AKP’li cumhurbaşkanı, partisinin hedef tahtası.

 

FÖŞ

 

Websitemde artık canlı porno yayın var

www.atillayesilada.com

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları