ABD seçim sonuçları Çin ve Avrupa ile ticari ilişkileri etkiler mi?

ABD ara seçimlerinin resmi olmayan sonuçları bölünmüş bir Kongre ortaya çıkardı, peki bu durum Çin ve AB ile ticari ilişkileri etkiler mi?
13:287 Kasım 2018
ABD seçim sonuçları Çin ve Avrupa ile ticari ilişkileri etkiler mi?
ABD ara seçimlerinin resmi olmayan sonuçları bölünmüş bir Kongre ortaya çıkardı, peki bu durum Çin ve AB ile ticari ilişkileri etkiler mi?

ABD ara seçimleri tamamlandı. Seçim sonuçları ortaya bölünmüş bir Kongre çıkardı. Resmi olmayan sonuçlara göre Demokratlar Temsilciler Meclisi’nden üstünlüğü Cumhuriyetçilerin elinden aldı. Senato’da ise çoğunluk Cumhuriyetçilerde kaldı.

2020 yılında gerçekleşecek başkanlık seçimleri öncesinde oldukça kritik bir değerlendirme niteliği taşıyan bu ara seçimlerin sonuçları 2020’ye kadar Kongre’nin onayına ihtiyaç duyulacak konularda Trump’ın eli zayıflamış ve hareket alanı daralmış oldu. Buna rağmen Trump sosyal medyada yaptığı açıklamalarda sonuçları ‘muazzam bir başarı’ olarak nitelendirdi.

Kongre’nin iki kanadının farklı partilerin kontrolünde olmasının yasama tarafında tıkanıklığa yol açıp açmayacağını değerlendiriliyor. Uzmanlar böyle olası bir tıkanıklığın ise Trump’ın orta sınıfa vergi indirimi gibi vaatlerini hayata geçirmesini zorlaştıracağını ve bunun dolar üzerinde baskı yaratabileceğini belirtiyorlar.

Bu sonucu zaten fiyatlamış olan hisse senedi piyasalarında hareketler çok büyük dalgalar içermiyor, Dolar ise volatil bir seyre devam etmekte.

Sonuçlar Çin ve AB için ne anlama geliyor?

Peki bu seçim sonuçları ticaret savaşı gerginliğinde karşı karşıya bulunulan Çin ve ek olarak Avrupa Birliği için ne anlama geliyor?

Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu almasının Trump’ın ticaret politikalarında değişikliğe yol açması beklenmiyor. Çünkü ABD Başkanları gümrük vergilerini Kongre’nin onayı olmadan değiştirebiliyorlar, yani Trump için bu konuda Kongre’nin bölünmüş olup olmamasının bir önemi yok. McLarty Associates’den Steven Okun “ABD-Çin konusunda herşey aynen devam edecek- tabii daha kötüsü olmazsa” diyerek aşağı yönlü risklerin korunduğunu belirtti. Bu nedenle Çin ile ABD arasındaki ticaret savaşı kaynaklı endişeler canlılığını koruyor.

Trump’ın Çin konusunda eğer önümüzdeki dönemde beklenen görüşmelerde olumlu sonuçlara varılmazsa, ticaret savaşı konusundaki ajandasını uygulamaya devam etmeye ve baskılamaya devam etmesi bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında geçen hafta telefon görüşmesiyle üst düzey diyalogun yeniden başlamasının ardından, ay sonunda Arjantin’de yapılacak G20 zirvesinde iki lider arasında bir görüşme olasılığı da güçlendi.

Dışişleri Bakanlığı Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Savunma Bakanı Jim Mattis ile Çin politbüro üyesi Yang Jiechi ve Savunma Bakanı Wei Fenghe’nin bu Cuma günü Washington’da diplomatik ve güvenlik görüşmelerine katılacağını söyledi.

Eğer Amerikan ekonomisi ciddi anlamda bu ek gümrük vergilerinden dolayı sıkıntı yaşamaya başlarsa o zaman Kongre’nin Beyaz Saray’a baskı yapabileceği tahmin ediliyor. Ama bu da son gelen güçlü Amerikan verileri düşünüldüğünde kısa vadede gerçekleşebilecek bir senaryo gibi durmuyor.

Çin konusunda beklentiler bu şekilde şekillenirken AB cephesine bakıldığında tablo biraz değişiyor. Trump AB’ye yönelik ek gümrük vergilerini yeniden gündeme taşırsa veya Dünya Ticaret Örgütü’nden çıkılması yönünde bir adım atarsa Demokratların müdahale olasılığının çok daha fazla olduğu düşünülüyor.

“Demokratlar için ticaret mutlak kritik bir sorun olmasa da, AB gibi geleneksel müttefikleri ile bir ticaret savaşına girmeyi desteklemeleri hiç olası görünmüyor.” diyen ING Bank ekonomistleri “Dünya Ticaret Örgütü’nden ayrılınmasının Demokratlar cephesinden destek bulması mümkün gözükmüyor, bu anlamda Kongre’nin genel olarak eskiye kıyasla ticaret politikaları konusunda daha fazla direnç göstermesi muhtemel” notunu paylaştılar.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 13:297 Kasım 2018
Paylaş Tweet