Atilla Yeşilada

Göbeğine kadar jeo-politik riske batan Türkiye

15 Mayıs 2018

Canım RTÜK, gözüm RTÜK, Odin aşkına şu filmlerdeki içki, sigara ve uyuşturucu sahnelerini buzlamaktan vazgeç. Sen bağımlı tabiatı hakkında hiç bir şey bilmiyorsun.  RTÜĞ’üm, buzlanma öncesi çağlarda benim gibi jenetik olarak kötü huylara temayüllü tipler o sahneleri atlar giderdi, şimdi ne zaman buzlanma görsem, elim ya şişeye, ya pakete gidiyor. Canım RTÜK, sende filmlerden özenip de içki-sigaraya, ya da bonzaiye bağımlı kalan gençler hakkında bilim insanlarınca yazılmış bir rapor ya da istatistikler var mı?

Yoksa ne hakla benim film seyretme keyfimi bozup, sansür denen dünyanın en büyük günahını işliyorsun?  Ey RTÜK, kedi olup fare tutmak istiyorsan, ana akım medyada AKP’nin tuvalete gitmesini  dahi haber yapan ya da canlı yayınlayan, ama muhalefete 20 saniye ayıran, onu da bok atmak için kullanan basın organlarına bir güzellik yapsana?

Şimdi seçim dedim de, eğer dolar/TL böyle Everest’e tırmanır gibi giderse, AKP seçim kazanamaz. Doların çaresi faiz, onu artırsan da kazanamaz. İki ucu Bağfaş’lı deynek yani.   Bunu sezen yatırımcı da hafiften TL satıp, daha güvenli limanlarda yaz tatiline çıkıyor.  Zaten AKP kazansa da, “politik istikrar” geri gelmez, “risk primi” de düşmez. Bu gözlemin iki nedeni var. İlkin, yerel seçimler en az genel seçimler kadar hayati, kampanya ve paket muhabbeti Mart 2019’a kadar devam edecek. İkincisi,  faşist İsrail’in Filistinli katliamıyla şahikasına erişen olaylar zincirini tahlil ederseniz, jeo-politik risk odağının Orta Doğu’ya kaydığı ve göbeğimize kadar yıllar sürecek bir belaya gömüldüğümüzü görürsünüz. İşbu elinizde tuttuğunuz makale bu ikinci fasla adanmıştır.

Efendim,  bu Ticaret Savaşları zamazingosundan bir cacık olmaz. Globalleşme saatini geri çevirmek Trump’ın hasta kafasında yatan bir hülyadır, pratikte mümkün değildir. Tıpkı Sevgili Başkanımız’ın faizi düşürerek enflasyonla mücadele hayali gibi, pratikte mümkün olmayan da siyasette  destek bulamaz.

En büyük jeo-politik risk Trump’ın artık tamamen zıvanadan çıkan davranışları olup, bölgemizde zaten kaynayan Suriye cadı kazanına kattığı zehirli eliksir de bizi yeşile çevirecektir.

Bakın, Trump elçiliği Kudüs’e taşıdı, onlarca masum Filistinli katledildi, arkasından Ankara İsrail ve Washington büyükelçilerini geri çağırdı. Haksız mı? Değil, ama tam ABD Kongresi Rahip Brunson ve S-400 olayları için yaptırım tartışırken bedeli olacak bir hamle bu.  Cüneyt Akman yazdı, bizden ümidi kesen İsrail de doğal gazını Rum Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden, daha doğrusu altından AB’ye nakletme gayreti içinde.

Filistin katliamı, Suriye’de yerleşip İsrail’i Lübnan’dan sonra ikinci bir mevziden baskı altına almayı planlayan Tahran’ın ekmeğine yağ sürer. İslam dünyasında ikilik yaratır, çünkü ABD’nin çözüm ortağı Mısır ve Suudi Arabistan bu faciaya pek de ses çıkartmaz.

İsrail, İran’ın Esad’la birlikte Suriye’nin tamamını el geçirip, Hizbullah’ın Lübnan’da yaptığı gibi tam burnunun dibinde onlarca füze üssü kurmasına izin vermez.  ABD “müşterisi” İsrail ve  Körfez Monarşileri’nin varlığını tehdit edeceği için İran’ın Orta Doğu’da  nüfuzunu daha fazla genişletmesine izin vermez. Yani sittin sene ne Irak ne de Suriye’den çekilir.

Aslında ABD-İsrail-Suud üçlüsünün İran’a karşı açıkça tutum alması Ankara’ya harkulade bir pazarlık fırsatı sağlar. Eğer bu ittifaka katılırsak,

  • PKK buharlaşır, PYD-YPG yörüngemize girer, Barzani-Talabini’yle amca-kızan olduğumuz gibi onları da bağrımıza basar, müteahhitlik faaliyetlerimizi Kobani’ye genişletiriz (Deniz manzaralı, bahçeli “KobaniVille” villaları, nasıl ama?).
  • Hani şu Rıza Sarraf, Hakan Atilla, S-400, Rahip Brunson vakaları var ya, unutulur gider.
  • Esad’la savaşacak Özgür Suriye Ordusu’na öyle bir mali ve askeri destek yağar ki, TSK bile kıskanır.
  • Yarın öbür gün- Odin saklasın-hani ekonomik bunalım, politik risk filan, ecnebi bankalar krediyi kesmeye kalkarsa, Hazine Bakanlığı’ndan iki yetkili onlarla bir toplantı yapar,  çekler yeniden yazılır 8-9 sıfırlı, $$$$ işaretli.

 

Eh, ne güzel işte? Hadi ne duruyoruz?   Ehh, tabii gaz sancısı yapmayan kuru fasulye daha icat edilmediği gibi, ekonomide olduğu gibi politika da her nimetin bir külfeti var. Japonlar buna ying ve yeng diyor.

Ankara’dan bir takım “dost ricaları” olacak bittabi ki. İlkin, şu İran’la bütün finansal ilişkiler bir kes bakalım. Bu topraklar başka Rıza Sarraf’lar büyütmesin bağrında. İkincisi şöyle Doğu Suriye’ye bir kaç tank tümeni falan yollasan da,  Haşdi Şaabi’ye göz dağı verse. Üçüncüsü, S-400’ler Moskova’ya iadeli taahhütlü.

“Yok ya, is your mother pretty?” “Alright, your beuatiful life knows” (Güzel canın bilir).  Bak sana alakart menü: Hakan Atilla  davası var, Rahip Brunson var, Suriye’de PKK devleti var, F/X kredi maliyetlerinin 100-200 baz puan yükselmesi var.  Bir soğuk, bir de ana yemek seç, TL9.99.

Yatırımcı petrolle meşgul, seçimle meşgul. Durun, daha bu mevzuları radarına almadı. Aldığında eşiğinde bulunduğumuz çok zor tercihleri görüp aksiyon isteyecek. Aksiyon yoksa?  Bu sabah dolar/TL yien 4.35, 4 Haziran Pazartesi sabahı TÜFE %13.

 

Seçime Doğru’da Atilla Yeşilada değerlendirdi: Krizde değiliz ama depremin eşiğindeyiz—7 bin kişi seyretti. Siz?

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları