Atilla Yeşilada

Panik atakları ekonomileri tökezletir mi?

10 Şubat 2018

Oh be, dünya varmış. Hayata döndüm valla. Neydi o kabus ya? Uyanıyorsun, Asya yükselmiş, yatmadan bakıyorsun,  Wall Street’te yine herşey prim yapmış.  N’oluyor ya?  Hz İsa SMS mi attı “bekleyin, akşam yemeğine ordayım” diye? Oynaklık desen sıfır. VIX, MOVE, JP Morgan F/X  oynaklık göstergeleri komatoz hastanın kalp atışı gibi,  sanki toplu halde Nirvana’ya ermek üzereyiz.   Risksiz kazanç, günahı davet eder. Yılbaşından bu yana iki isteri krizi ya da panik atağı karları silip süpürdü, VIX 30’a zıpladı, trader ve fon yöneticisi milletinin kalbine biraz Odin korkusu girdi.  Bundan sonra daha seçici ve temkinli davranacaklar.

 

Tabi, ifrattan sonra tefrit gelir: Cuma günü beklediğim başlıklar atılmaya başlamıştı bile:  “Varlık fiyatları böyle düşerken Fed faiz artırmaya cesaret edemez”, “Bu satışlar  krize dönüşür”, “Tahvil faizleri Fed’in geri adım atacağı algısı ile geriledi”.

Yılbaşından bu yana sizlerle paylaştığım BM/UNCTAD, IMF ve Dünya Bankası küresel görünüm raporları hızla güçlenen dünya ekonomisinin önündeki en önemli tehditlerden biri olarak aşırı değerli mali varlık fiyatlarını işaret ediyordu. Varsayalım bu panik atakları yıl boyunca tekrarladı, ya da daha da kötüsü oldu, S&P500 yılı %20-25 zararla kapadı, ABD 10 yıllık DİBS getirisi de %3.50’ye fırladı. Dünya ve Türkiye ekonomisi zarar görür mü? Cevap sanmıyorum ve evet, çok canımız yanar.

Soruyu ufak parçalara bölersek, cevap bulmak daha kolay olur.  Bu panik atakları yeni bir finansal krizin öncüsü olabilir mi? Yani, varlık fiyatlarında %20-30 bir gerileme, finansal kurumların batması, fonları iflas etmesi gibi şoklara yol açar  mı?

 

Varlık fiyatlarında  %20-30 gerileme mümkün, ama kalıcı olması çok zor.  Bu senaryonun gerçekleşmesi için dünyanın bir kez daha resesyona girmesi gerekir, ama bu yönde hiç işaret yok.  Hatırlayalım, küresel likidite Fed ve AMB’nın attığı “normalleşme” adımlarına rağmen hala bol olacak 2019 yılında. Varlık fiyatlarının likidite bolken düştüğü dönemler çok nadir. Ayrıca bu kez büyüme çok farklı. Hemen her ülkeye, her mal ve hizmet grubuna yayılıyor ve ABD’de çok güçlü bir mali genişleme ile destekleniyor. Çin her an bu yönde destek verebilir. Almanya’da kurulacak koalisyonda Sosyal Demokratların Maliye Bakanlığı’nı alması AB’nin de bütçe hususunda biraz daha “larg” davranacağının bir ifadesi olabilir.

İkincisi, varlık fiyatlarındaki çalkantının sistemin ortasındaki “sistemik önem taşıyan” kurumları sarsacağına dair işaret yok. Büyük Finansal Kriz’den bu yana bankaların sermaye ve likidite yapıları çok güçlendi.   Gelişmekte Olan Ülke (GOÜ, Piyasalar = GOP) tahvillerine yatırım yapan fonlardan ani/toplu itfalar bunların nakit darlığına düşmesine neden olabilir. ETF’ın sistem içinde payının artması da kayda değer bir risk. Ama para-sermaye piyasalarına bütünsel bakarsak, Lehman Brothers veya Merrill Lynch gibi dev ve merkezi işlev gören  kurumları sarsacak boyutta şoklar tasavvur etmek mümkün değil.

Bunları niye anlattım?  Panik atağının finansal krize dönüşmesi reel ekonomiye aktarım mekanizmalarının en önemlisi. Bence bu yol kapalı. İkinci bir aktarım mekanizması ise Servet Etkisi. Hane halkı harcama yaparken yalnız öngörülebilir gelir değil, servet seviyesini de dikkate alır. Mali varlıklar özellikle Gelişmiş Ülkeler’de servetin önemli bir parçası. Teorik olarak servet gerilerse, özel tüketim de geriler. Ama empirik olarak ölçtüğümüzde bu etkileşim çok zayıf. İnsanlar daha çok mevduat ve konutlarının değerine bakıyor harcarken. Ancak bir başka  cepheye  dikkat etmeliyiz. Tüm dünyada küresel büyümeyi kalıcı kılacak bir sabit sermaye yatırımı hamlesi başlamıştı. Eğer hisse senetleri fiyatları düşer, ya da firmalar borçlanmakta zorluk çekerse, bu hamle tökezler.

Peki Fed veya AMB faiz planlarını erteler mi?  Cevabı çok basit; varlık fiyatlarında sarsıntı reel ekonomiye bulaşmayacaksa, hayır. Şu anda da öyle bir ihtimal ufukta yok. Aksine Fed özelinde Trump ve Kongre’nin bütçe açıklarını senede 150 milyar dolar daha genişletecek ek harcama paketinde uzlaşmaları ve Trump’ın bu hafta 10 yılda altyapıya 1-1.5 trilyon dolar aktaracak yeni bir planla Kongre’ye gidecek olması,  ekonomiyi iyice ısıtarak Fed’in senede üçten fazla faiz artırabileceğini düşündürüyor.

 

Gelelim GOÜ ve Türkiye’ye. Öncelikle, bu isteri atağının onları etkilemediği algısı çok yanlış. MSCI GOP Hisse Endeksi bu hafta %7 değer yitirirken, Dolar Endeksi de hafif de olsa değer kazandı. Yerel para cinsinden GOÜ tahvil endeksi de dolar bazında %0.8 geriledi. Yani bire-bir olmasa da, Wall Street’teki çalkantı GOÜ’e “bulaştı”.

Bu tür çalkantıların sürmesi ve mali varlık fiyatlarının gerilemesi Türkiye’yi zaman içinde oldukça kötü etkiler. Bulaşma kanallarını anlatayım size.

En basiti, bir çok yatırımcı BİST-100 alırken  “MSCI GOP F/K bazında S&P500’e göre ucuz, GP içinde de BİST-100  çok ucuz” diye düz mantık yürütüyor. S&P500  düştükçe iskonto makası daralıyor, BiST-100’ün göreceli cazibesi azalıyor. Bir de bu ortamda halka arz yoluyla piyasaya 3-4 milyar dolar taze mal vereceksiniz, zor valla.

ABD tahvil faizlerinin yükselmesi ise emekli sandıkları, hayat sigortaları, servet vakıfları gibi muhafazakar para yönetenleri evde tutar. Hele VIX bu denli yüksekken bunlar Türkiye gibi ülkelerde macera aramaz. Sıcak para azalınca cari açığı finanse etmek zorlaşır, TCMB faiz artırmaya zorlanır. Artırmazsa, para kaçar, TL değer kaybeder.

Bizim açımızdan en kötü ve kaçınılmazı, kredi faizlerinin yükselmesi. ABD getiri eğrisi ile bankaların kredi faizleri arasında yüksek  korelasyon var. Hemen değil ama zaman içinde, ABD DİBS faizleri yükseldikçe, bankalar da bize verdikleri krediler için daha yüksek faiz talep edecek. Halen TCMB verilerine göre ticari ve tüketici kredi faizleri şöyle:

 

Sene boyunca bunlar TL bazında 150-200 puan yükselir. Sizce ödenir mi bu faiz? Ödenmezse, otomotif,  ipotekli konut alımı, yatırımlar zarar görür.

Küresel faizler ve bizim finans sistemi  arasında bir ilişki daha kurabiliriz. Vatandaş zaten çok düşük faiz getirisine rağmen F/X mevduatı tercih ediyor. Şimdi bankalar Fed’e paralel dolar mevduat faizlerini yükseltecek. F/X TL’ye oranla daha da cazip hale gelecek. Kim durur TL’de? Cevabı basit. Bu faizde durmaz, mecburen TL faizleri de yükselecek.  Yarın değil ama, 3 vakte kadar.

Unutmayın, şu anda Güneş patlasa, bizim hissetmemiz 9 dakika alır.  Güneş ışığının tadını çıkartın, belki de sonu geldi.

 

Websitemde  taze yenilemeler:

http://atillayesilada.com/basin/

 

 

 

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları