NYT uyardı: en çok risk altındaki ülke Türkiye olabilir!

Türkiye Ortodoks olmayan mali yönetimi nedeniyle benzersiz ölçekte bir kırılgan ekonomi olarak öne çıkıyor.
17:2210 Temmuz 2018
NYT uyardı: en çok risk altındaki ülke Türkiye olabilir!
Türkiye Ortodoks olmayan mali yönetimi nedeniyle benzersiz ölçekte bir kırılgan ekonomi olarak öne çıkıyor.

Peter S. Goodman The New York Times için Türkiye ekonomisinin gidişatını yazdı. Goodman “Bir ticaret savaşından daha yüksek petrol fiyatlarına kadar endişeler uyandıran küresel bir ekonomide Türkiye ilk alarm veren olabilir” diye değerlendirdi.

Ahval News’un Türkçe’ye çevirdiği yazı aşağıda:

“İstanbul’un yeni havalimanı projenin yaklaşık 12 milyar dolara mal olması ve Manhattan kadar büyük bir arazide altı pistin açılması bekleniyor. Kompleksin yılda 200 milyon insanı taşıyacağı ve gezegenin en büyük havalimanı olacağı tahmin ediliyor.

Bir ticaret savaşından daha yüksek petrol fiyatlarına kadar endişeler uyandıran küresel bir ekonomide Türkiye ilk alarm veren olabilir.

15 yıldır iktidarda olan Recep Tayyip Erdoğan kendisine olağanüstü yeni güçler kazandıran son seçim zaferinin ardından Pazartesi günü tekrar yemin etti. Erdoğan’ın yeni yetkileriyle ekonomik gerçekliğin sınırlarını test etmesi bekleniyor.

Liranın bu yıl yaklaşık beşte bir oranında değer kaybetmesi, küresel yatırımcıların rahatsızlığına dikkat çeken bir işaretti. Erdoğan’ın ekonominin başına damadını getirmesinin ardından lira biraz daha değer kaybetti.

Yeni havalimanına gidecek yollar nedeniyle topraklarından çıkarılan köylüler için proje en büyük korkularının bir anıtı haline geldi. Otlak arazisi proje kapsamında yer alan çiftçi Bora Dayılar “Erdoğan kendi yandaşlarını koruyor” dedi, “Hiçbir şeyimiz kalmadı”.

Geçen yılki yüzde 7,4 oranıyla dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerinden birine sahip bir ülkede felaket korkusu yersiz gibi gelebilir. Ancak bu büyüme hem kamu hem de özel sektörde potansiyel olarak sürdürülemez borçlanmalarla beslendi.

Hükümet, büyük altyapı projelerine mali destek veriyor. Ve birçok işletme yabancı para cinsinden borçlanıyor.

Nisan ayı sonu itibarıyla, Türk özel sektör şirketlerinin dış borcu 245 milyar doları buldu, bu ülkenin toplam ekonomisinin yaklaşık üçte biri anlamına geliyor.

Bu borçla devam edebilmek için yabancı yatırımcıların Türkiye’ye fon akışına devam etmeleri gerekiyor. Ki bu da gittikçe tartışmalı bir öneri haline geldi.

Türkiye, zaten yüzde 17,75’e ulaşmış olan faiz oranlarını yükseltmeye devam edebilir ama bu ekonomik büyümeye zarar verecektir.

Ya da Türkiye, liranın değer kaybını ve enflasyon artışını izlerken büyümeye devam edebilir. Ama bu önemli kurumları iflasa mahkum edebilir ve hükümeti Uluslararası Para Fonu’ndan yardım arayışına zorlayabilir. Bu da kesinlikle acı verici harcama kesintilerini beraberinde getirecektir.

Fed, ABD’de faiz oranlarını yükselttikçe, yatırımcılar Arjantin, Meksika ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden para çekiyorlar. Bu gelişmekte olan piyasa para birimlerinin değerini düşürüyor.

Ama Türkiye Ortodoks olmayan mali yönetimi nedeniyle benzersiz ölçekte bir kırılgan ekonomi olarak öne çıkıyor.

İki yıl önceki darbe girişiminden bu yana Erdoğan ekonomik büyümeyi sürdürmek için kredi musluklarını açtı. Merkez Bankası büyümeyi kontrol edip, lirayı istikrara kavuşturmak için faiz oranlarını arttırdığında bu Cumhurbaşkanın gazabını kışkırttı.

Erdoğan, enflasyonun yüksek faiz oranlarının bir sonucu olduğunu ileri sürdü, seçimlerden önce Merkez Bankası’nın kontrolünü üstlenmek ve yüksek oranları kaldırma tehdidinde bulundu. Yatırımcılar bunu ülkeden kaçmak için başka bir uyarı olarak algıladılar ve lira düşüşte rekor kırdı.

Can Yayınları’nın sahibi Can Öz “Herkes krizde” dedi:

“Kriz etrafımızı sarmış durumda. Ekonomiyle ilgili azıcık bilgisi olan herkes bunu bilir. Ama hükümet hala bunu saklıyor”.

Kapalıçarşı’daki tüccarlar da lira ile satış yapmalarına rağmen kiralarını dolar veya euro olarak ödemek zorunda olduklarından şikayet ediyorlar.

Kapalıçarşı esnaflarından Zeki Üçkardeş “Lira sıcak havadaki bir buz gibi” dedi:

“Dışarı çıkardığınız an erimeye başlıyor”.

En kırılgan şirketler ise döviz cinsinden borçlananlar.

Dört sene önce Makro Market agresif bir genişlemeye karar vererek yüzde 18’lik faiz oranıyla 200 milyon lira borçlandı. Borç yükünü sınırlamak amacıyla, dolar borçlarının sadece yüzde 5 faiz oranında olmasından faydalanarak, 12 milyon dolar daha borçlandı.

Şirket yeni marketler açıp daha fazla işçi işe almaya başladı. Ama 2017’nin ortasında lira değerinin üçte birinden fazlasını kaybetti, faiz oranları ise arttı. Şirketin aylık borç ödemeleri neredeyse yüzde 50 oranında artarak 6 milyon liraya yükseldi.

Makro, bu yıl içinde yaklaşık 9 milyon liraya çıkacak olan borcu için yeniden yapılandırmaya başvurdu.

2001’de krizinde Intercity’nin sahibi olan Vural Ak neredeyse şirketini kaybediyordu. O günlerde Avrupalı arabaları Avrupa para birimleriyle satın alıyor lira cinsinden satıyordu. Lira dibe vurduğunda neredeyse her şeyini kaybetmişti.

Son yıllarda Ak, şirketini büyüterek 50 bin araçlık hale getirdi. Ak kiralamalarını da Euro cinsinden yapma konusunda ısrarcı oldu.

Ak’ın şirketi zarar görmedi. Gelirinin yaklaşık yüzde 60’ı, kiralamanın tamamlanmasından sonra kullanılmış arabaların satışından kaynaklanıyor. Enflasyon nedeniyle Ak, alıcıları bulmak için araçlarda indirim yapmak zorunda. Geçen sene Intercity para kaybetti.

Erdoğan, havalimanı projesini ilan ettiğinden beri Yeniköy’de bir kriz hali var.

Dayılar’ın dedesi, babası ve en son kendisi aynı araziyi ekmiş, hayvancılığa geçmeden önce bezelye, karpuz ve domates yetiştirmişti.

Havaalanını inşa etmek için meralara el koyan devlet, Dayılar ve diğerlerine cüzi bir tazminat ödedi.

Enflasyon Dayılar’ın geçimini sarstı. Köy pazarları gıda fiyatlarını artırdı. İthal saman, yüzde 50 pahalandı. Arpanın da, traktör yakıtının da fiyatı fırladı.

Dayılar “Para kazanamıyorum” dedi:

“Fiyatlar çok yüksek. Çiftçilik öldü”.

Bora Dayılar, geliri olmadığı için eşine ve 2 yaşındaki oğluna nasıl bakacağı konusunda endişeleniyor. Yeni havalimanında güvenlik görevlisi işine başvurdu ama ortaokulu bitirmediği için geri çevrildi. Temizlik işine başvurdu ama geri dönen olmadı.

Dayılar “Allah yardımcımız olsun” diyor, “İşsizim. Ne yapacağımı bilmiyorum”.

Yorumlar

Son güncelleme: 17:2210 Temmuz 2018
Paylaş Tweet