Halkbank davasında son; ceza deprem etkisi yaratabilir!

Ekonomik verilerde şiddetli bozulmanın yarattığı olumsuzluklar yetmezmiş gibi, Türkiye piyasaları günlerdir Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamalarının yarattığı girdabın içerisinde. Ek olarak Halkbank davasının sonucunun açıklanacağı gün gelmiş çatmış durumda ve olası bir yüklü ceza şiddetli bir deprem etkisi yapabilecek güçte
13:5316 Mayıs 2018
Halkbank davasında son; ceza deprem etkisi yaratabilir!
Ekonomik verilerde şiddetli bozulmanın yarattığı olumsuzluklar yetmezmiş gibi, Türkiye piyasaları günlerdir Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamalarının yarattığı girdabın içerisinde. Ek olarak Halkbank davasının sonucunun açıklanacağı gün gelmiş çatmış durumda ve olası bir yüklü ceza şiddetli bir deprem etkisi yapabilecek güçte

Ekonomik verilerde şiddetli bozulmanın yarattığı olumsuzluklar yetmezmiş gibi, Türkiye piyasaları günlerdir Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Bloomberg TV’de gelecekteki para politikası ve ekonomiyi yönetim şekli üzerine sarf ettiği sözlerin girdabı içinde.  Bugün dolar/lira 4.50’ye, gösterge tahvil faizi ise yüzde 17’ye dayanmış durumda.  Şimdi de Halkbank davasının sonucunun açıklanacağı gün gelmiş çatmış durumda ve olası bir yüklü ceza şidetli bir deprem etkisi yapabilecek güçte.

Cumhuriyet Gazetesi’nin haberine göre, ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları beş ayrı suç kapsamında ihlal ettiği karara bağlanan Halk Bankası eski genel müdürü Mehmet Hakan Atilla’nın hüküm duruşması, bugün New York Güney Bölgesi mahkemesinde görülüyor. Ankara’nın ve piyasaların gözü bu duruşmada. Uzmanlara göre Halkbank’a bir ceza gelecek.  Sözkonusu cezanın milyar dolarlarla tanımlanacak bir finansal boyutu olabileceği gibi, bankanın ulusal finansal sistemden çıkarılmasına kadar varabilecek.

Salı günü Londra’da Bloomberg haber ajansına bir mülakat veren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atilla’nın suçsuz olduğunu ve bankacıya verilecek cezanın “Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlu olarak ilan etmek anlamına” geleceğini söyledi.  “Umarım Türkiye-ABD ilişkilerini tamamen yerle yeksan etmeyecek bir sonuç çıkar,” şeklinde konuşan Cumhurbaşkanı, nihai kararın halihazırda gergin bir seyir izleyen ikili ilişkilere etkisi olacağını belirtti.  Böylece ABD hükümeti ile Türkiye hükümeti siyasi gerginlikler üzerinden bir kez daha karşı karşıya konumlanmış oldu.

ABD tarafı ise, davanın başından bu yana, Ankara’nın benzer çıkışlarını ülkedeki yargının bağımsızlığına atıf yaparak yanıtlamakta.

Halkbank ve ceza ihtimali

Geçen yıl Kasım ayında başlayan davanın merkezindeki İranlı altın tüccarı Rıza Sarraf, savcılıkla anlaşarak oldukça kapsamlı bir ‘etkin pişmanlık anlaşması’ imzalamıştı.

Bu imza kapsamında verdiği ifadesinde, İran’dan alınan doğalgaz ve petrol karşılığı Halk Bankası’nda toplanan fonların sahte belgelerle nasıl ABD doları cinsinden uluslararası dolaşıma sokulduğunu anlattı. İran’nın nükleer heveslerinin zirvede olduğu dönemde bu ticaret sayesinde 13-14 milyar dolar geliri olduğu yazılanlar arasında.

Sarraf, aynı zamanda Vakıfbank ve Arap Türk Bankası’nın da İran’la ticarete aracı olmak istediklerini, onayın ise zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Hazine’den sorumlu eski bakan Ali Babacan’dan geldiğini aktarmıştı.

Halk Bankası başta olmak üzere adı geçen bankalara ABD Hazinesi tarafından ciddi cezalar kesilebileceği konuşuluyor.  Ceza miktarına dair konuşulan rakamlar 5-40 milyar dolar arasında değişmekte.

Atilla’nın savunma ekibinin davanın yargıcı Richard Berman’a sunduğu bir listede, şimdiye kadar yaptırım ihlallerine karışan on banka içinde BNP Paribas, ödediği yaklaşık 9 milyar ABD doları tutarındaki ceza ile başı çekiyor.

Bazı uzmanlara göre, Halk Bankası’nın ödeyeceği ceza miktarı Atilla’ya verilecek cezanın tonunu da belirleyebilir.

“Halk Bankası’na yüksek bir ceza kesilirse Atilla daha az bir ceza alabilir,” diyor New York merkezli dolandırıcılık denetim kurumu Bard Dynamic’in kurucusu Ozan Gürel.

“Daha da önemlisi bankanın ABD bankacılık sisteminden ihraç edilip edilmeyeceği. Nihayetinde bankalar miktar ne olursa olsun cezayı öder ama sistemden çıkarılmak çok daha vahim sonuçlar doğuracaktır.”

Diplomatik dokunulmazlığı olan siyasiler dışında adı geçen kişilerin ise, uluslararası dolaşımlarının engellenebileceği, isimleri bizzat ABD kurumlarınca yaptırım listesine alındığında Türkiye dışındaki ülkelerdeki mal varlıklarına el konulabileceği belirtiliyor.

Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Avrupa Birliği eski Bakanı Egemen Bağış ve Halk Bankası eski genel müdürü Süleyman Aslan iddialarda ismi geçen yetkililerden.

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 21:5116 Mayıs 2018
Paylaş Tweet