Kredi pazarında ŞOK:  Doğuş  Holding yeniden yapılandırma istedi

Doğuş Grubu'nun borçlarının yeniden yapılandırılması için Yıldız Holding gibi görüşmeler yaptığı belirtildi
04:587 Nisan 2018
Kredi pazarında ŞOK:  Doğuş  Holding yeniden yapılandırma istedi
Doğuş Grubu'nun borçlarının yeniden yapılandırılması için Yıldız Holding gibi görüşmeler yaptığı belirtildi

Özel sektörün borç yükü artık taşınamaz boyutlara geliyor. Ülker markasının sahibi Yıldız Holding’in 6 milyar dolar civarında borcunu yeniden yapılandırma girişiminin başarıya kavuşması ışığında, Doğuş Holding de 5.8  milyar  dolar borcu için bankalardan görüşme talep etti.

Piyasada bir çok önde gelen holdingin nakit sıkışıklığı içinde olduğu ve yakında yeniden yapılandırma kervanının uzayacağı dedikoduları var. Yeniden yapılandırmalar bankaların bilançoya yansıyan karlılığını etkilemez, fakat nakit akımını yavaşlatır ve muhtemelen dış kredi bulma ve/veya tahvil ihraç etmenin maliyetini yükseltir.

Doğuş Holding zararlara dayanamadı

CNNTurk’te yer alan habere göre Doğuş Holding bankalarla masaya oturdu ve borç yapılandırması istedi. Geçen aylarda da Yıldız Holding’in 10 banka ile masaya oturmuş 6 milyar dolar civarındaki borcunun yeniden yapılandırılması için Yapı Kredi’yi lider düzenleyici banka seçmişti.

Edinilen bilgiye göre Doğuş Holding de bankalarla görüşme talep etti ve “Ülker’e yaptığınızı bana da yapın” dedi. Doğuş Holding’in Kamuyu Aydınlatma Platformu’na gönderdiği 2017 yılı bilançosuna göre holdingin bankalara 23.5 milyar liralık borcu bulunuyor. Dünkü dolar kuruna göre yaklaşık 5.8 milyar dolarlık bir borç söz konusu. Yine yayımlanan bilançoya göre Doğuş Holding geçen yıl 2.8 milyar lira zarar etti. 2016 yılı zararı ise 2.0 milyar lira idi. Holding, geçen yıl Garanti Bankası’ndaki hisselerini İspanyol ortağı BBVA’ya 3.3 milyar liraya satmıştı.

Özel sektörün sıkıntısı nedir?

Ekonomide yüksek büyüme oranlarına rağmen, özel sektör düşük karlılıkla çalışıyor. Yapılan sabit sermaye yatırımlarının istenen randımanı sağlamadığı düşünülüyor, yani nakit aklım hızlanmadı. Sürekli değer yitiren TL döviz borcu olanların finansman giderlerini beklenmedik miktarlarda yukarı çekiyor. TCMB’nin enflasyon ve kur istikrarsızlığıyla mücadele yöntemi olarak piyasada dolaşan likiditeyi kısması da çek ve senet vadelerini uzatarak özel sektörün karlılığın olumsuz etkiledi.

Sırada başkaları olabilir mi?

ParaAnaliz bir dedikodu sitesi değil. Bankacılarla yaptığımız sohbetlerde en az 5 çok büyük ismin daha ödeme sıkıntısı yaşadığını duyuyoruz, ama somut kanıt bulmadan bu iddiaları satırlarımıza taşımak niyetinde değiliz.  Fakat, şu kadarı gerçek:  Yıldız ve Doğuş Holding istisna değil, KOBİ’lerden dev holdinglere kadar tüm işdünyasını pençesine alan bir kredi darboğazı sözkonusu. İnşaat, enerji dağıtım ve perakendede bir çok  kredinin ödenmez hale geldiğini tahmin ediyoruz.

Şimdi  ne olacak?

Herşeyden önce, banka hisseleri hakkında abartılı iyimserlik artık bitmeli. Banka hisseleri Gelişmekte Olan Ülkeler’deki eşdeğerlerinden (defter değeri olarak) daha ucuz, çünkü bir türlü itiraf etmedikleri takipteki alacaklar, ya da tahsil edilmesi zor krediler problemleri var.

İkincisi, yeniden yapılandırmalar bankaların nakit idaresini vurmaya başladı. Bu işlemde bir veya birkaç yılı ödemesiz, öncekine nazaran daha uzun vadeye yayılmış yeni bir kredi oluşuyor. Fakat, bankaların fonlama yapısı değişmiyor, yani giren nakitle çıkan nakit arasında dengesizlik artıyor.

Bu yüzden  banka zarar yazmasa da, ek kredi verecek likiditesi daralıyor. Zaten, özel sektörün yıllıklandırılmış kredi hacminin %10’a düşmesi de sistemin artık mecalinin tükendiğinin bir göstergesi.

Bankalar artık daha az ve seçici kredi verecek. Net faiz marjını savunmak için kredi faizlerini yükseltmek zorunda kalacak.

 

Ekonomide ise geçen sene 3cü çeyrekte başlayan sabit sermaye yatırımı hamlesinin hız kaybetmesi ve istihdamın duraksaması söz konusu.

 

FÖŞ yazdı:  Borç ölüm demektir, neresini anlamadınız?

Yorumlar

Son güncelleme: 16:097 Nisan 2018
Paylaş Tweet