Faize müdahale yolda

Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika turnesi sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Mart ayında “faizlere” müdahale edileceğinin sinyalini de verdi.  Henüz zamanla ve […]
18:164 Mart 2018
Faize müdahale yolda
Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika turnesi sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Mart ayında “faizlere” müdahale edileceğinin sinyalini de verdi.  Henüz zamanla ve […]

Cumhurbaşkanı Erdoğan Afrika turnesi sonrası uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Mart ayında “faizlere” müdahale edileceğinin sinyalini de verdi.  Henüz zamanla ve yöntem saptanmadı, ama AKP açısından bakıldığında faizleri düşürmek bir çok açıdan elzem. Faize müdahale ekonominin dengelerini bozabilir.

 

Erdoğan: Yüksek kredi faizi yatırımları boğuyor

 

Gazetecilerle sohbetin ekonomiyle ilgili bölümünde Varlık Fonu ve kredi faizleri gündemin tepesinde yer aldı. Başkan Erdoğan faizler hususunda şu ifadeleri kullandı:

Cumhurbaşkanı Erdoğan devamlı dile getirdiği kredi faizlerinin yüksekliğiyle ilgili olarak  ‘Bankaları yönlendirici adım atılması söz konusu mu?’  sorusuna ise, “Faiz meselesinde devlet bankaları ve danışmanlarımla bir çalışma yaptık. O çalışmanın ardından Sayın Başbakan da bir çalışma yaptı ve arkadaşlarımıza bir süre verdi. Onlar bir çalışma yapacaklar. Akabinde de benim başkanlığımda bu konuyu müzakare etmek üzere tekrar bir araya geleceğiz.

Çünkü faiz meselesinde tabii bazı arkadaşımızla tam anlamıyla uyumlu da sayılmayız. Ama faiz konusuna çözüm de bulmamız lazım. Yüksek faiz uygulaması ile ülkemizde yatırımı teşvik edemeyiz, yatırımı teşvik edemediğimiz zaman da istihdamı artıramayız. En büyük sıkıntı burada geliyor. Bakıyorsunuz bir banka 2,7 milyar kar ettiklerinden söz ediyor. Öbürü şu kadar kar ettim diyor. Halbuki kar dedikleri, faiz sayesinde yaptıkları sömürüden ibaret. Hiç birisi, ‘Biz yatırımcıyı teşvik edelim de sürümden kazanalım’ derdinde değil. Bu ülkede yatırıma destekte elimizdeki bu imkanları onlarla paylaşmak suretiyle ülkenin kalkınmasına yardımcı olalım diye de bir dertleri yok.

Bu finans sektörü böyle bir sektör. Onun için şu anda arkadaşlarımız bu çalışmalarını yapıyorlar, bu çalışmadan sonra kendileri ile bir araya tekrar geleceğiz ve kararımızı alacağız.” cevabını verdi.

 

Kredi faizleri çok yıllı zirvelere erişti

Aşağıdaki tablodan da görüleceği üzere, tüketici ve kurumsal kredilerde faizler 2016 ortasından bu yana sürekli yükseliyor.

 

Yüksek kredi faizinin tek neden olduğu söylenemez, ama bu süre zarfında kredi hacminin nasıl yavaşladığını da aşağıdaki grafikte görebiliriz:

 

Kredilerin yavaşlaması sabit sermaye yatırımı ve  konut-otomotif gibi krediyle satın alınan kalemlerde harcamaların azalacağı anlamını taşıyor.

 

Nasıl müdahale edilecek?

 

Faizleri düşürmenin en basit yolu TCMB ile diyaloğa girerek halen %12.75 olan fonlama faizini aşağı çekmek. Bu operasyon yanında TCMB’nin bankalara daha fazla likidite borç vererek para miktarını artırması da gerekir.

 

Fakat Erdoğan’ın açıklamaları TCMB değil, bankalara yönelik, bu yüzden müdahale muhtemelen bu kanal üzerinden gerçekleşecek.

 

Şunlar yapılabilir:

  • Kamu bankaları emirle piyasa faizinin altında kredi verecek—diğer bankalar da faiz düşürmeye zorlanır, veya iyice piyasadan çekilir. Net etkisini kestirmek zor, ama kamu bankalarının bilançosu ciddi ölçüde bozulur.
  • Bütün bankalar “rica üstüne” kredi faizlerini indirecek:  Kısa vadede kredi hacmini genişletebilir, ancak birkaç ay içinde özel bankaların kredi riski seçimi yaptığını görürüz. Yani krediye erişim azalır, yüksek riskli olarak algılanan birey ve kurumlara kredi verilmez.
  • TCMB munzam karşılıkları düşürebilir, BDDK kredi karşılıkları ve/ya diğer makro-ihtiyati kuralları gevşetebilir, Maliye Bakanlığı işlem vergilerini düşürebilir.
  • Dışardan taze kaynak sağlanacak. Kamu bankaları ellerindeki Yap-İşlet alacaklarını VIDMIK haline getirip dışarda satacak, ya da maliyetine bakılmaksızın Varlık Fonu vasıtası ile F/X borçlanılıp, kamu bankalarına ek likidite yaratılacak.

 

Bankalar sürümden kazanabilir mi?

ParaAnaliz.com haberine göre:

Borsa İstanbul’da işlem gören 10 mevduat bankasının net karı, geçen yıl 2016’ya göre yüzde 26,8 artarak 32 milyar 394 milyon lira olurken, ortalama öz kaynak karlılığı yüzde 15,2 seviyesinde gerçekleşti.

 

Bankaların özsermaye karlılık oranı oldukça yüksek,  net faiz marjından bir miktar  feragat edebilirler.  Kamu bankaları ise gerekirse zararına dahi kredi verebilir.

 

Ekonomiye faydası olur mu?

Yılbaşından bu yana alınan teşvik kararlarının faizler düşmeden ekonomik faaliyete çok yararlı olmayacağı ekonomik bir gerçek.  Öte yanda, halen öncü göstergelere göre hızlı tempoda büyüyen ekonomiye hem bütçe hem de düşük kredi faizi ile ek gaz vermek, iç talebi azdırarak enflasyon ve cari açığı da yükseltecek, yani ekonomik istikrara zarar verecek.

 

Son olarak,  ekonomide rahatlama için bankaların kredi faizini düşürmesi yetmez, kredileri genişletecek “pasife” yani kaynağa da ihtiyaç var. Mevduat senelik olarak %17, krediler ise %20 büyüyor. Bankalar daha fazla kredi verebilmek için dışardan borçlanmak zorunda, bu durumda ise Türkiye döviz şoklarına karşı daha kırılgan hale geliyor.

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 18:164 Mart 2018
Paylaş Tweet