Erkin Şahinöz yazdı:  Atları da vururlar

Pearl Harbor hava saldırısı İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biridir. Japonlar, 7 Aralık 1941 tarihinde Amerikan Pasifik filosunu yerle yeksan […]
07:469 Temmuz 2018
Erkin Şahinöz yazdı:  Atları da vururlar
Pearl Harbor hava saldırısı İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biridir. Japonlar, 7 Aralık 1941 tarihinde Amerikan Pasifik filosunu yerle yeksan […]

Pearl Harbor hava saldırısı İkinci Dünya Savaşı’nın dönüm noktalarından biridir. Japonlar, 7 Aralık 1941 tarihinde Amerikan Pasifik filosunu yerle yeksan etmiştir. O zamana kadar her şeyi kendi uhdesinde sanan ABD derinden sarsılmıştır. Boşuna söylenmemiştir, “atları da vururlar”.

 

Finans dünyası beklenmedik yerden ve beklenmedik zamanda karşımızı çıkan hadiseleri “siyah kuğu” metaforu ile betimlemeyi pek sever. Nassim Nicholas Taleb’in 2008 yılında yazdığı kitabının isminden esinlenilmiştir. Biraz yatırımcı, biraz deneme yazarı, biraz borsacı, biraz da filozoftur Taleb. Tüm fenalıkların anası olan “bildiğimizi sandıklarımız” konusunu harikulade işlemiştir “Siyah Kuğu” kitabında. Okumamış olanlara da sitayiş ile tavsiye ederiz.

 

Siyah Kuğu aslında bir semboldür. Son derece az rastlanan beklenmedik olayları simgeler.

 

Taleb’in kitabından alıntıyla devam edelim: “Avustralya’nın keşfinden önce Eski Dünya’da, bütün kuğular beyaz zannedilirdi. Görünüşe göre bu şüphe götürmez kanaatin dayanağı, deneysel delillerdi. Görünen ilk siyah kuğu, bazı ornitologlar ve kuşların renkleriyle aşırı derecede ilgilenenler için herhalde ilginç bir sürpriz olmuştu; ama bu olgunun ortaya koyduğu daha temel bir şey vardı: Gözlem ve deneylere dayalı öğrenmenin, ciddi boyuttaki sınırlamaları ve bilgimizin kırılganlığı. Tek bir gözlem, milyonlarca beyaz kuğunun binlerce yıldır teyit etmiş olduğu genel bir kanıyı geçersiz kılabilir. Bunun için tek bir siyah kuğu olması yeterlidir.”

 

11 Eylül 2001 saldırısı ve türev ürünlerin tetiklediği 2008-2009 finansal depremi siyah kuğu hadiseleridir.

 

 

Beyaz Görünümlü Siyah Kuğu

 

Çok zamandır müjdelendiği için “beyaz görünümlü”, tetikleyeceği çok yönlü iktisadi ve sosyolojik olayları kestirebilme ihtimali çok düşük olduğu için de “siyah” kuğu olarak tanımladığım ticaret savaşları 6 Haziran Cuma günü itibarıyla resmen başladı.

 

ABD, 34 milyar dolarlık Çin malına yüklü miktarda vergi duvarı ördü.

 

Yakında tanrısal güçleri olduğunu vehmetmeye başlayacak olan Trump dünyayı adeta deliler evine dönüştürdü kısa bir sürede. Bütün kuralları kendi lehine işlemek üzere tasarlamış ve dayatmış bir müstebit ile karşı karşıyayız.

 

Azledilme belasını şahin neocon’larla uzlaşarak zar zor savuşturabilen Trump şimdi de Kasım ayında yapılacak ara seçimlerin derdiyle dümeni iyice uçlara kırdı. Beyaz erkek milliyetçi seçmene sevimli görünebilecek ne varsa uygulamaya kararlı görünüyor. Ticaret savaşlarının asıl nedeni budur. Amerika’yı “yüksek ücretler ödeyebilecek bir üretim ekonomisine dönüştürelim” diyen akıl danelerinin etkisi altında sağa sola saldırmaya, nobran ve buyurgan Beyaz Amerika’nın temsilcisi olarak tüm dünyaya gazap saçmaya devam ediyor. Uçarı bir adamın rüzgârında savrulup durmamız bundandır. Tekinsiz günlerden geçiyoruz. Ekonomik verilere bakarak skor yazarlığı yapmanın anlamsızlaştığı yerdeyiz.

 

Trump’ın fitilini ateşlediği ticaret savaşlarına Çin de misliyle karşılılık vererek dahil oldu. İhracatına yönelik yapılan vergi artırımının etkilerini kısmen de olsa bertaraf etmek amacıyla parası Yuan’a dolar karşısında hızla değer kaybettirmeye başladı.

 

Amaçlanmayan Sonuçlar Kanunu

 

Ticaret savaşlarının küresel ekonomiye ve bizim de dâhil olduğumuz gelişen ekonomilere etkisini çalışmış çok sayıda raporu inceledik bu hafta. Doğrusunu söyleyelim, tatmin olmadık.

Çalışmaların içinde hep bir şeyler eksik kalmış. İktisatta ve sosyolojide düğmeye basınca tahmin edebildiğiniz şekilde harekete geçen otomatik hiçbir şey yoktur. Bazen öyle şeyler olur ki, geleneksel modellere göre olması gerekenin tam tersi sonuçlar ortaya çıkabilir. Zira, toplumsal yaşamın ünlü “amaçlanmayan sonuçlar kanunu” her an devreye girebilir.

 

Bildiğimiz tek şey, boyutunu şimdilik kestirememekle birlikte, ticaret savaşlarının iki şeye yol açacağıdır. Birincisi, küresel ekonomik aktivite belirgin bir şekilde yavaşlayacaktır. İkincisi, artan vergiler ve düşen verimlilik nedeniyle dünya genelinde enflasyon yükselecektir.

 

Bu makalenin devamını okumak için tıklayın

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 07:469 Temmuz 2018
Paylaş Tweet