Enerji sektörü kredileri bankaları aşağı çekecek mi?

Türkiye’nin son 15 senedir yeni enerji yatırımlarına, dağıtım ve anlaşmalarına milyarlarca dolar akıtan enerji firmaları Türk bankaları üzerinde en büyük […]
14:4911 Temmuz 2018
Enerji sektörü kredileri bankaları aşağı çekecek mi?
Türkiye’nin son 15 senedir yeni enerji yatırımlarına, dağıtım ve anlaşmalarına milyarlarca dolar akıtan enerji firmaları Türk bankaları üzerinde en büyük […]

Türkiye’nin son 15 senedir yeni enerji yatırımlarına, dağıtım ve anlaşmalarına milyarlarca dolar akıtan enerji firmaları Türk bankaları üzerinde en büyük riski oluşturan sektör Bloomberg’den Ercan Ersoy-Aslı Kandemir imzalı habere göre.  

Liranın enerji fiyatları artışının çok üzerinde bir hızla değer kaybediyor oluşu şimdi bu firmaların yabancı para cinsiden borç ödemelerinde zorluklar yaratıyor.

Yeni Cumhurbaşkanlığı sistemi kapsamında göreve gelen kabinenin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’yı hızla daha otoriter bir rejime sürüklediği algısı, 2010’dan bu yana dolar karşısında yüzde 69 değer kaybeden liranın enerji firmalarının zaten içinde bulundukları zor durumu daha da kötüleştiriyor.

TUSİAD’ın değerli ekonomisti Zümrüt İmamoğlu, liranın değer kaybının yabancı para cinsinden borcu yüksek enerji firmalarını zor duruma sokmasının yanında, artan maliyetlerin enerji fiyatlarına yansıtılmasına engel devlet düzenlemelerinin bu firmaların finansal problemlerini artırdığını söylüyor.


Nakit enjeksiyonu

Ankara Elektrik Üreticileri Derneği’nin verilerine göre enerji sektörüne 2003’ten bu yana yapılan 95 milyar dolar yatırımın borç olarak geri ödenecek kısmı halen 51 milyar dolar gibi çok yüksek bir seviyede.  Bu da zaten merkez bankasının finans dışı sektörün dış borcu olarak açıkladığı 340 milyar doların yüzde 15’ine denk geliyor.


Dış borcu yüksek ve geliri lira cinsinden olan her sektörde olduğu gibi, liranın hızlı ve sürekli değer kaybı enerji firmaları için önemli bir kur riski oluşturmuş durumda. 2010’da megawatt-saat başına 81 dolar olan ortalama elektrik fiyatı, şimdi 45 dolara düşmüş durumda.  Bu düşüş de doğal olarak enerji firmalarının bankalarla borç yapılandırması için görüşmeler yapmaya itmekte.

Elektrik Üreticileri Derneği başkanı Cem Aşık, enerji satın alma anlaşması olmayan enerji firmalarının her yıl bankalara yaklaşık 3 milyar dolar ödemek zorunda olduklarını; bunun da yarattıkları nakitten yaklaşık 2,5 milyar dolar fazla olduğunu söylüyor. Bu nedenle yatırımcılar borçlarını ödeyebilmek için sermaye enjeksiyonu yapmak zorunda kalıyorlar.

Enerji Fiyatları

Satın alma garantisi ya da devletle uzun vadeli kontratı olan üreticilerin de bankalara sende yaklaşık 4 milyar dolar ödemesi var derneğin hesaplarına göre. Boston Consulting Group’un Nisan ayında TUSİAD’a hazırladığı rapora göre enerji şirketlerinin ana para ve 2,6 milyar dolar faiz ödemelerini karşılayabilmeleri için senede 4,3 milyar dolar para kazanmaları gerekiyor.  

Bankaların kredi dağılımlarına bakınca, imalat, toptancılık ve inşaat sektörlerinden sonra en yüksek kredi kullanımı enerji sektöründe.

Bankaların enerji sektörü kredileri

Cem Aşık’ın söylediğine göre, bu sene hükümet tarafından uygulamaya konan önlemler arasında verimli çalışan ve başka bir takım kriterleri de karşılayan enerji şirketlerinin yükselen maliyetleri ve elektrik fiyatından eline geçen farkı devlet karşılayacak.

Kamuya ait Türkiye Elektrik İletim A.Ş., 2018 programı için 1,4 milyar TL (298 milyon dolar) üst sınır belirlemiş durumda bu fark ödemeleri için. Bu farkı da kömür ve gazla elektrik üreten firmalar alabilecekler.


Aşık’ın eklediğine göre bu farkı da esasında tüketiciler ve diğer elektrik üreticileri karşılamış olacaklar.  Tüm zararı karşılamayacak olsa da söz konusu tutar; zararın önemli bir bölümü finanse edilmiş olacak.

JPMorgan Chase & Co.’nun Mayıs ayında yayınladığı bir rapora göre enerji şirketlerine krediyi en çok verenler yerli bankalar.  

BDDK’nın verilerine göre, 29 Haziran haftasında batık banka kredilerilerinin oranı Ekim ayından bu yana ilk kez yeniden yüzde 3’ün üzerinde.  


GlobalSource Partners in Istanbul ekonomisti ve Paraanaliz yazarı sevgili Atilla Yeşilada ise, batık kredilerde daha gerçekçi bir rakamın yüzde 7-8 civarında olduğunu söylüyor.  Faizlerin 2020’den önce düşmeyeceği hesaba katılınca Yeşilada’ya göre, bir iflas dalgası kaçınılmaz hale geliyor.

4,1 milyar doları borcunu ödeyebilmek için varlık satışı yapacağını açıklayan Bereket Enerji’ye ait olmak üzere enerji sektörü firmaları içinden en az 6,1 milyar dolar kredi için bankalar yeniden yapılandırma çalışması yapmakta. Diğer sektörler de eklendiğinde bankaların yeniden yapılandırdıkları kredilerin toplam tutarı 24 milyar dolar seviyesinde.  Daha da artacağını öngörmek de üstelik zor değil!

Yeşilada tüm bu yeniden yapılandırılan krediler ve yeniden yapılandırılmaya aday krediler düşünüldüğünde bankacılık sisteminin saatli bomba üzerinde oturmakta olduğu konusunda uyarıyor.  



 

Yorumlar

Son güncelleme: 14:5911 Temmuz 2018
Paylaş Tweet