Bu yaşananlar ne ki? Türkiye için dahası geliyor!

Fed'in sıkılaştırma programının yılın ikinci yarısında hızlanması öngörülürken, yılın başından bu yana zor günler geçiren gelişmekte olan ülke piyasalarının daha kötüsüne hazır olması gerektiği belirtiliyor
22:2512 Haziran 2018
Bu yaşananlar ne ki? Türkiye için dahası geliyor!
Fed'in sıkılaştırma programının yılın ikinci yarısında hızlanması öngörülürken, yılın başından bu yana zor günler geçiren gelişmekte olan ülke piyasalarının daha kötüsüne hazır olması gerektiği belirtiliyor

EPB Macro Research’den Eric Basmajian “Türkiye’de Travma” isimli analizinde Fed’in sıkılaştırma programı nedeniyle Türkiye de dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkeleri daha da zor günlerin beklediğini belirtiyor.

Fed’in parasal sıkılaştırmaya başlamasından birkaç ay sonra dolar yükselmeye başladı. İkinci çeyrekte parasal sıkılaştırma aylık 20 milyar dolardan 30 milyar dolara yükseldiğinde Dolar’daki yükseliş de hızlandı.

Pek çok gelişmekte olan ülke para birimi, Türk lirası, Brezilya reali, Arjantin pesosu, Güney Afrika randı ve Meksika pesosu gibi, bundan ciddi biçimde zarar gördü. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin büyük bölümündeki düşüş gelişen ülkelerde yavaşlayan ekonomik koşullar ve Fed’in agresif biçimde sıkılaşıyor olmasından kaynaklandı.

Fed sıkılaştırmaya yeni başladıysa ve daha şimdiden bu piyasada bu kadar acı çeken bölgeler varsa yılın devamında bu ülkeler nasıl dayanacaklar?

Türk Lirası Dolar karşısında bu yılın başından bu yana %16 değer kaybetti. Fed yılın ikinci yarısında ilk yarısında olduğundan daha fazla bono satmayı ve sıkılaştırmayı hızlandırmayı planlıyor. Bu da gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye için yılın ikinci yarısında daha majör problem olacağı anlamına geliyor.

Ki değer kaybeden lira Türkiye için zaten yeterince ekonomik probleme neden oldu. Şuanda %12.15 seviyesinde olan enflasyon yükselmeye devam ederken, TCMB gösterge faizi hızla yükseltti. Her ne kadar TCMB’nin bu adımı Lira’nın düşüşünü yavaşlatmış olsa da ABD’nin sıkılaşma döngüsü ve bunun ekonomik etkileri fazlasıyla güçlü bir etki yaratıyor.

Türkiye’nin 50 eşik değerinin altına düşen PMI verisinden de bunu anlamak mümkün. 2015-2016 yılında yaşanan kriz dönemlerinden bile daha düşük seviyede bulunuyor.

Lira’daki düşüş ve ekonomik göstergelerdeki kötüleşme Türk hisse senetleri üzerinde de kendini hissettiriyor. MSCI Türkiye endeksi yılın başından bu yana %26 kaybetti. Tekrar hatırlatmak gerekirse Fed’in takvimine göre, sıkılaştırmanın sadece %35’i tamamlandı. Yani yılın ikinci yarısında daha önümüzde %65’lik bir sıkılaştırma takvimi daha var. Kısacası bunun etkilerinin daha fazla olacağını tahmin etmek güç değil. Zaten şimdiden pek çok Merkez Bankası’nın Fed’in bilançosunda daralmaya gitmeyi durdurmasını resmi bir biçimde talep ettiğini biliyoruz.

Türk lirası ve Türk ekonomisinin genel durumunun MSCI Türkiye endeksi üzerindeki etkisinin bu kadar büyük olmasının nedeni aşırı derecede banka ve finans kurumları hisse senedi pozisyonu bulundurmasıdır.

Başka bir örnek de imalat üretimindeki büyümenin yavaşlamasıdır. %8’lik bir büyüme gösteren imalat üretimindeki bu hızın %5’lere düşmesi beklenmektedir. Türkiye’nin ekonomik görünümündeki bozulma hızla gerçekleşmektedir.

Özet olarak pek çok gelişmekte olan ülke dolar cinsi borçlandı, ve şimdi artan faizler ve değerlenen dolarla beraber bu borçlu ülkeler sıkıntı içerisindeler ve bu Fed’in sıkılaştırma programının %50’sini bile tamamlamamış hali.

Bu durumda eğer Fed 2018 planlarının tümünü tamamlayabilirse ve faizleri 2-3 kez daha artırırsa ve bilançosunu yılın ikinci yarısında bir 270 milyon dolar daha daraltırsa, bu gelişmekte olan ülke hisse senetleri ve para birimleri için şimdiye kadar yaşanandan çok daha ciddi kayıpları beraberinde getirecektir.

Bu anlamda Türkiye için de daha fazla aşağı yönlü mevcuttur.

Yorumlar

Son güncelleme: 22:2512 Haziran 2018
Paylaş Tweet