Atilla Yeşilada

Siyasal İslam bir parantezdi, kapanıyor

30 Ağustos 2017

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlarken, milyonlar bir kez daha 20. Yüzyılın eşsiz siyasi dahisi ve bu vatanın kurtarıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ü anıyor, onun özlemi ile yanıyor. Binlerce hanede İzmir Marşı çınlıyor, gençlerin kollarında M. K. Atatürk dövmeleri, arabaların camlarında M. K. Atatürk çıkartmaları, Sosyal Medya’da onun kalpaklı fotosunu avatar edinen yüzbinler. Ölü ideolojiler çöplüğüne dönen 20. Yüzyılda serpilip yeşeren ve bütün dinamizmi ile kendini 21. Yüzyıla taşıyan nadir bir düşünce ve eylem ekolüdür Kemalizm, veya Atatürkçülük. Üstelik en parlak dönemini de onu tarihten silmek için en akla gelmeyecek yöntemleri deneyen, heykellerine dahi huzur vermeyen AKP iktidarı döneminde yaşıyor. Kemalizm yalnız anavatanında değil, Endonezya’dan Mısır’a kadar çok geniş bir eski müstemleke coğrafyasında modernleşme çabalarına ışık tutuyor hala.

Müslüman toplumlar adına çok acı verici, ama bu muhteşem modernleşme ve kalkınma felsefesinin karşısına çıka çıka siyasal İslam diye bir “çıkmaz sokak” alternatif olarak kondu. AKP içinde bazı bahtsızlar TC için “reklam arası” ve “kısa bir parantez” diyecek kadar miyop olabildiler. Ama 2017’nin sonlarına yaklaşırken, parantezin Kemalizm değil siyasal İslam olduğu o kadar açık ki, görmemek için körden öte komada olmak lazım.

Küresel düzlemde, Türkiye dışında harbi anlamda siyasal İslamı benimseyen bir tek İran kaldı, onu da İslamı bizimkisi değil. Ayrıca bir numaralı gelecek tasavvuru Tahran’dan Lübnan’a bir Şii Kuşağı inşa ederek bizi Sünni Arap dünyasından koparmak. Ne garip değil mi, biz bu düşmanla işbirliği peşindeyiz. Mısır Sisi denen faşiste teslim oldu. Tunus (Ennahda) vazgeçti. Suriye’de devrim isyancılar siyasal İslam’ın nihilist kanadı DAEŞ tarafından rehin alındığı için kaybetti. Katar kendi poposunu kurtarmak için Müslüman Kardeşler’e verdiği desteğin bedelini gıdım gıdım ödüyor, kredi notu düştü, finansal rezervleri eriyor.

Türkiye’de ise Siyasal İslam’ın lideri, bazı aymazlar tarafında halife ilan edilen, partisi ve ideolojisini 2071’e kadar iktidarda tutma niyetinde olan Sevgili Başkanımız RTE son günlerde “metal yorgunluğu” diyor da başka bir şey demiyor. Dikkat edin, bir yanda AKP’ye yakın duran basında “21. Yüzyıl bizim olacak”, “Savulun Haçlılar, ümmet geliyor”, “Bizden korkuyorlar”. Öte yanda partiyi saran ve paslanmaya yol açan metal yorgunluğu. AKP o kadar vizyon ve   hedef üretmekten aciz ki, Şehitlik’te 3 kişi içki içti, ya da Akşener FETÖ’cü gibi gabon maymunlarının kıçıyla güleceği fantazilerden gündem çıkartıp tabanını yeniden pekiştirmeye çabalıyor.

Çok acıklıdır, arkadaşlar. Bu ülkede AKP’ye oy veren göya %50 var, ama kaymakamlıklar Milli Eğitim Müdürlüklerine “lütfen öğrencilerin %35’ini imam hatiplere kaydettirin” diye rica mektubu yollarlar. Çünkü İslami kesim de zorunlu imam hatipleştirmeden bıkmıştır.   İslami kesim fakirlikten, zorbalıktan, yolsuzluktan, FETÖ’cü diye garibanın tutuklanıp asıl suçlu ve parti kodamanlarının yakınlarının kasıla kasıla ortada dolaşmasından yılmıştır artık. Yüce dinimizin rant ve siyasi çıkar kapısı haline getirilip sömürülmesinden gocunmuştur.

Ama bu bahsettiklerin, siyasi İslam’ın AKP yorumudur. Bu ideoloji 21. Yüzyılın ruhu ile çelişkili olduğu için bitmeye mahkumdur. Nedenlerini anlatayım size.

Siyasal İslam kapitalizmle barışamıyor. Kendi üretken sınıfını yaratamıyor, hakim olduğu topluma refah kazandıramıyor.

Siyasal İslam’ın yetiştirdiği bireyler 21. Yüzyıl ekonomisinde başarılı olamazlar. Çünkü bu ekonomi teknik yanı çok üstün, özgür düşünen, sorgulayan, Batı dillerine vakıf, Hristiyan-Hindu, din gözetmeksizin herkesle ticari ve sosyal ilişki kuran bireylere ihtiyaç duyar. Hayata bakışını din belirleyen bireyler bunları kolaylıkla beceremiyor.

Kesinlikle AKP’yi ve Anadolu Müslümanlığını kastetmiyorum, ama siyasal İslam bir çok coğrafyada DAEŞ, el Kaide, Taliban, Boko Haram gibi İslami nihilizme, yani anlamsız şiddet örgütlerine evriliyor. Batı ve Asya dinleri artık bir yönetim biçimi olarak siyasal İslam’ı istemiyor, yaptırım uygulama aşamasına geçti. Bu da zaten Batı’lı toplumlarla arasında büyük gelir uçurumu olan Müslüman ülkelerin işini çok zorlaştıracak.

Demokrasiyi beğenmeyebilirsiniz, ama yerine daha iyi bir alternatif de konmadı. Siyasal İslam’ın eşitlik ve adalet vaatleri havada kaldı. İdeoloji kendi iltimaslı seçkin zümresini yarattı. Eğitilmiş, asil, ya da ana-babadan zengin “elitlerin“ yerini cemaatler, dini liderler ve partiye yakın olanlar aldı. Ama halkın büyük kesimi için adalete erişmek, ya da toplumda söz sahibi olmak bir hayal.

Siyasal İslam kadını toplum ve çalışma hayatından dışlayan, çocukları ise bir meta olarak gören anlayışından bir türlü vazgeçemiyor. Kadın ve çocuk toplumun en değerli varlıkları ve ekonomik açıdan da en kıymetli yatırımları. Bu üyeleri en iyi şekilde eğitip, en kısa zamanda üretim ilişkilerinde azami şekilde kullanmak refaha giden en kısa yol.

Türkiye Müslüman ülkeler arasında sosyal açıdan en kalkınmışı. Atatürk’ün bize bıraktığı mirasla belki çok zengin olamadık, ama düşünmeyi öğrendik. Büyük ölçüde Batılılaştık. AKP’nin muhafazakar demokrat giysiyi çıkartıp tam teşekkül Siyasal İslam’a bürünmesi Gezi’den sonra oldu. Başta kendi partisi, toplumun manzarayı çakıp bıkması da sadece 4-5 yıl sürdü. Şimdi çok acılı bir geçiş süreci yaşayacağız.

Başkanımız RTE, teşkilatı yenilerken, tabandan gelen sesleri duyunca çok şaşıracak. Partide yaşanan metal yorgunluğu değil, vicdan azabı ve çizilen rotaya duyulan kızgınlıktır. RTE’ye destek veren kesim, has AKP’ler değil, kendine “Reisçiler” adını veren, sonradan girme, devşirme ve ne İslam’la, ne de misyonla alakası olmayan rantçı sürüsüdür. RTE bunları tasfiye eder de AKP’nin fabrika ayarlarına döner mi? Çok zor. AKP ve toplum etle kemik. Etin hücrelerini artık bu sonradan gelmeler oluşturdu. Gerçek AKP’liler kenara atıldı çoktan. Hatta bazıları da artık zindanlarda.

AKP için geri dönüş çok zor. Ya demokrasiden vazgeçecek, ya da iktidardan. Siyasal İslam parantezi kapanmak üzere. Kemalizm bir kez daha kazandı.

 

FÖŞ’ün çığır açan ekonomi şaheseri “Muhalif Bir Ekonomistin Güncesi” kitapçılarda, ya da şuradan ısmarlayın:

http://scalakitapci.com/kitaplar/ekonomi/ekonomi-diger/muhalif-bir-ekonomistin-guncesi.html

Scala resmi dağıtımcımdır, diğer sitelerden de ısmarlayabilirsiniz.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları