ANALİZ: Siyaset kızıştı, piyasalar yatışmaz

Türkiye özelinde, yatırımcının artık daha fazla politik şoka tahammülü kalmadı
04:321 Aralık 2017
ANALİZ: Siyaset kızıştı, piyasalar yatışmaz
Türkiye özelinde, yatırımcının artık daha fazla politik şoka tahammülü kalmadı

Görebildiğim kadarı ile finansal kanaat önderlerimiz arasında “Hakan Atilla davasında oyun sonu anlaşıldı, piyasalar da bunu iskonto etti, artık yolumuza devam ederiz” türünden bir anlayış şekilleniyor.  TL ve banka hisselerinin  2 gündür değer kazanması büyük yatırımcıların da bu görüşe kısmen destek verdiğini anımsatıyor.

Okurların zarara uğramasını engellemek için bu görüşe hiç katılmadığımı ifade etmem lazım.  Hakan Atilla davasında Rıza Sarraf hergün “kapsama alanını” genişletecek suçlamalar yaparken, Ankara Cumhuriyet Savcılığının tüm CHP PM üyeleri hakkında soruşturma izni istediği haberi da siyasetin en soğuk kanlı yatırımcının dahi tahammül edemeyeceği kadar karıştığının bir işareti. En az 5 büyük Gelişmekten Olan Piyasa ile ilgilenen bir fon yöneticisi bu detaylara vakıf olamaz, iskonto filan edemez.

Önce vicdanı açıdan rahatlamak için beyan edeyim. Ben jüri değilim, Rıza Sarraf’ın suçlamaları onu bağlar. Aşağıda adı geçenler hakkında şüphe ifade etmiyorum. Sadece yazılanları tekrarlayıp  senaryo analizi yapıyorum.

Halen adı geçen politikacılar: Erdoğan, Çağlayan, Babacan ve (Muammer) Güler.

Adı geçen bankalar:  Ziraatbank, Vakıfbank, Halkbank ve Türk-Arap bankası.

Savcılık meseleyi birkaç şahsın bireysel suçu değil, TC hükümetinin azmettiricilik yaptığı terör finansmanı olarak jüriye kabul ettirmeye çalıyor. Bu nokta çok önemli ve davayı daha önce HSBC, BNP Paribas vs  vakalarından ayrıştırır. O davalarda bireysel suç vardı. Suçlananlar  da itiraf edip, özür dilediler. Siz Ankara’da öyle bir tutum görüyor musunuz?

İkincisi Rıza Sarraf’ın Trump’ın Rusya ile ilişkisini soruşturan Özel Savcı Mueller tarafından  sorguya çekileceği unutuluyor. Rıza Sarraf Hakan Atilla aleyhine tanıklık etsin diye itirafçı yapılmadı. Savcılık daha büyük balığın peşinde.

En önemlisi haydi kabul edelim bu dava bir komplo. ABD ve FETÖ hakikaten AKP’yi düşürmenin peşinde. Siz olsanız korkmaz mısınız?

Bu sabah Hürriyet şu haberi geçti: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 Kasım 2016 tarihinde avukatı Hüseyin Aydın aracılığıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına’na, Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi (PM) üyeleri hakkında, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ten suç duyurusunda bulundu. AKP Genel Merkezi ise aynı bildiri nedeniyle ‘Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama’ suçunu düzenleyen TCK’nın 301. Maddesi’ne ilişkin suç duyurusu yaptı.

301 için izin bekleniyor

Başlatılan soruşturma kapsamında PM üyesi milletvekilleri hakkında, ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçu yönünden fezlekeler hazırlanarak TBMM’ye gönderildi. TCK’nın 301. Maddesi’ndeki suçlar için yapılacak soruşturma için Adalet Bakanlığı’nın izni bekleniyor. Dosyaları ayrılan, milletvekilli olmayan PM üyeleri hakkındaki soruşturma ise sürüyor. Vekillerin dokunulmazlıkları kaldırılırsa Kılıçdaroğlu dahil tüm PM üyeleri hâkim karşısına çıkabilir”.

Bu haberin BİR YIL sonra yayınlanması Kılıçdaroğlu’nun belge siyasetinin AKP’yi çok telaşlandırdığını düşündürüyor. Ekonomide aktörler ve büyük fonlar HDP’nin yargı eliyle parçalanmasına sessiz kaldı, ama ana muhalefetin dörtte birinin derdest edilmesi aynı şey değil. Demokrasi paydos demek. Harcamalar durur, en umursamaz fon dahi bu ülkeye para sokarken 2 değil, 3 kez düşünür.

Politik riskler fiyatlanmıyor diyen, Güney Afrika Cumhuriyeti randı ve TL’nin Eylül’den bu yana yediği dayağı bir kez daha okusun. Politik riskler bal gibi fiyatlanıyor.  Türkiye özelinde, yatırımcının artık daha fazla politik şoka tahammülü kalmadı.  Birkaç kötü haber daha piyasalarda panik başlatabilir. Tehlike geçmedi, aksine daha kahramanımız perili eve yeni ayak bastı.

 

FÖŞ

Şahsi websitemi  ziyaret etmenizi rica ederim.

 

www.atillayesilada.com

 

 

Yorumlar

Son güncelleme: 10:391 Aralık 2017
Paylaş Tweet