Ekonomistler dünya ekonomisinin falına baktı

Uzmanlara göre, ticarette yükselen “korumacılık” ivmesi ve refleksi, küresel ticaretin vaadettiği kazanımları tehlikeye atıyor
13:1821 Nisan 2017
Ekonomistler dünya ekonomisinin falına baktı
Uzmanlara göre, ticarette yükselen “korumacılık” ivmesi ve refleksi, küresel ticaretin vaadettiği kazanımları tehlikeye atıyor

Küresel ekonomiye ilişkin tahminlerde bulunan ekonomistlere göre, ekonomiye ilişkin gösterge ve verilerin de iyileşmesiyle beraber iktisadi görünüm genel anlamda iyimser bir görünüm sergiliyor buna rağmen uluslararası ticarette yükselen “korumacılık” ivmesi ve refleksi, küresel ticaretin vaadettiği kazanımları tehlikeye atıyor.

Yükselen “Korumacılık” refleksi ve buna karşı verilecek mücadele uluslararası camianın da gündeminde. Örneğin, Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası ve G20 olarak adlandırılan dünyanın en büyük 20 ekonomisinin finansal temsilcilerinin Washington’da bir araya geldiği toplantıda gündemin en öne çıkan başlığı yükselen bu tehlikeli trendle nasıl mücadele edilmesi gerektiği oldu.

Reuters’ın kendi anketinde de belirtiği gibi küresel ekonomide son dönemde gözlemlenen iyimserlik, büyük ölçüde, gelişmiş ekonomilerdeki imalat sektörü ve ticarete ilişkin kazanımlara dayanıyor.  Öte yandan, bu varsayım, IMF’nin yayınladığı “Küresel Ekonomik Görünüm” ‘raporu tarafından da doğrulanmakta.

Uzmanların ekonomide gözlemlenen iyimserlikle ilgili çeşitli varsayımları var. Örneğin, Barclays şirketi Araştırma Grubu Direktörü Ajay Rajadhyaksha’a göre belki de son beş yılda ilk kez, tüm büyük ekonomilerin senkronize hareket ettiği ve birbiriyle uyumlu şekilde yol aldığı görülüyor. Rajadhyaksha’ya göre “Küresel ticarette yaşanan durgunluk dönemi sona erdi, enflasyonist baskı azaldı ve deflasyona ilişkin korkular törpülendi. Üstelik korkulduğu gibi, ABD kendi ticaret ortakları ile ekonomik ilişkilerini kısıtlayacak tarifeleri de uygulamaya almadı”

Yine de, Reuters’ın Asya, Avrupa ve Amerika’daki 500’den fazla ekonomistle gerçekleştirdiği anketin sonuçları gösteriyor ki küresel ticarette asıl endişe yükselen milliyetçilik ve ticarette korumacılık politikaları. Öte yandan, küresel büyüme tarafında ise bu yıl beklentiler yüzde 3,4 ve önümüzdeki yıl yüzde 3,5 olarak öngörülüyor. Küresel ticaret tarafındaki verilere bakıldığında ise, Dünya Ticaret Örgütü’ne göre, küresel ticaret bu yıl yüzde 2,4 artacak. Bu rakam, 2016 yılında finansal krizden bu yana gözlemlenen en düşük olan seviyede, yani yaklaşık yüzde 1,3 civarındaydı.

Risklerin farkında olmak

DTÖ(Dünya Ticaret Örgütü) Genel Sekreteri Roberto Azevedo geçtiğimiz hafta özellikle ABD’deki ekonomik ve siyasi gelişmelere işaret ederek,  küresel ticaret ile ilgili “derin bir belirsizlik” yaşandığını belirtmişti. Azevedo’ya göre, Donald Trump’in “Önce Amerika” temelli ticaret politikalarına bir an önce açıklık getirilmesi gerekiyor.

Ancak bu endişeler sadece DTÖ tarafından dile getirilmiyor. Benzer kaygılar, Reuters’ın anketini cevaplayan ekonomistlerce de gündeme getirildi ve ekonomistler arasında “korumacılığa karşı direnilmesi” hususunda bir fikir birliği oluştu.

ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross ise uzmanlardan bu konu da ayrılıyor ve bu tarz endişelerin “boş” olduğunu ifade ediyor. Ross’a göre, aslında, ABD ticaret ortaklarından çok daha az korumacı bir politika izliyor ve yönetimin asıl odağında korumacılıktan ziyade ülkenin ticaret açıklarını azaltarak ABD’nin imalat sektörünü geliştirmek var.  Bununla birlikte, Trump yönetimine yönelik endişeler sadece izlenecek ticari politikalara ilişkin değil örneğin ABD yönetiminin sağlık reformuna ilişkin yaşadığı başarısızlık da yönetime duyulan güven üzerinde olumsuz bir etki yarattı.

Korumacılık trendi coğrafi açıdan maalesef yalnızca Washington ile sınırlı değil. Geçen yıldan bu yana, Fransa’da olduğu gibi Avrupa Birliği’nden ayrılmayı dile getiren adaylar ve Brexit süreci popülizme dair korkuların daha sık dile getirilmesine sebep oldu. Bununla beraber, olası aksaklıklara karşın Euro bölgesi olumlu seyrediyor ve ekonomik büyümenin istikrarlı devam edeceği yönünde genel bir kanı var.

Uzmanlara göre, kamuoyu dikkatini Avrupa’daki ulusal seçimler üzerinde yoğunlaştırmış olsa da ekonomistlere göre, ekonomi istikrarlı bir şekilde iyileşiyor, yatırım ortamında, hane halkı tüketiminde ve kamu harcamalarında bir toparlanma yaşanıyor.

Örneğin, Brexit sürecinin hem İngiltere hem de Euro bölgesi üzerinde oldukça büyük bir tahribat yaratması beklenmişti ancak tam aksine İngiltere’den gelen ekonomik büyümeye ilişkin sinyaller iyiye işaret ediyor.

Son olarak, HSBC ekonomisti, Janet Henry “Politik, jeopolitik ve politik belirsizlikler devam ediyor ancak küresel veriler beklenenden daha iyi bir konumda olduğumuzu işaret ediyor ” diyor ve ekliyor “kaçınılmaz olarak, nihayetinde “daha normal” bir ekonomik ortama geri dönüş var. Bir diğer deyişle sıfıra yakın faiz uygulamaları ve diğer olağanüstü önlemlere gerek duyulmayacağı bir döneme girebiliriz.”

 

Yorumlar

Son güncelleme: 13:1821 Nisan 2017
Paylaş Tweet