Gizem Öztok Altınsaç

Toparlarsak 1Y17 İtibari İle: Büyüme-Bütçe-Enflasyon-Dış Denge

3 Temmuz 2017

Hem global hem Türkiye piyasaları için oldukça iyi bir ilk yarı oldu. Global makro gelişmelere bakarsak;

  • 2008 krizi sonrasında global büyümenin ve bölgesel büyümenin tatmin eder derecede toparlanıyor ve genele yayılıyor.
  • Para politikasında, major merkez bankaları normalleşmeye (Çıkış stratejilerine) belirgin şekilde kayıyor. Genişlemeci para politikalarından çıkış netleşiyor.
  • Öte yandan maliye politikaları görece gevşek seyrediyor. Dolayısıyla global büyüme bu sefer de maliye politikası ile desteklenmeye devam ediyor.
  • Faizlerdeki genel düşük seyir ise hem toplam verimlilik oranlarındaki düşüş hem de global büyümenin potansiyelinden yemesi ile alakalı. Dolayısıyla büyüme var fakat 2008 öncesi seviyeleri yakalaması zor dolayısıyla 2008 öncesi faiz seviyelerine uzun süre dünya ekonomisinin erişmesi de zor gözüküyor.
  • 2018 ve sonrasındaki 2-3 yıllık vadede ise temel hikaye dolar arzının azalacak olması ile şekillenecektir. http://www.paraanaliz.com/2017/ekonomi/fed-ve-ecb-ne-diyor-13049/

 

Türkiye;

Büyüme (Kısa vade oldukça iyi-Uzun vade kompozisyon zayıf):  2016 yılında yıllık %3 büyüyen TR ekonomisi, 1Ç17’de %5 büyüdü.  1Ç17’de toplam 4 çeyrek büyümemiz  ise  önceki %3 seviyesinden %3.1’e yükseldi.  Aşağıdaki grafikte kırmızı çizgi çeyrekli datanın yıllık büyümesi. Mavi çizgi ise 4Ç kümüle büyümemizi göstermekte. Mavi çizgide ana trendin 2011 yılından bu yana aşağı yönlü olması önemli.

 

Büyümede ilk çeyrekte hem net ihracat, hem kamu desteği hem de hanehalkı tüketimi rol oynadı. İnşaat hariç yatırımlar ise halen son derece zayıf. Dolayısıyla 2017 yılında muhtemelen yıllık  %4.5 civarı bir büyüme yakalanacak fakat kompozisyon yine tatmin edici olmayacak. KGF gibi bir teşvikle kredi büyümesinin yıllık %25’lere yaklaştığı bir ortamda da TR ekonomisinin nşa %4.5 büyümesi normaldir.

2Ç17 itibari ile bazı büyüme göstergelerine de bakarsak sanayi üretime ilk çeyreğe kıyasla daha iyice olacak gibi. Henüz sadece Nisan’ı görmemize rağmen. Baz etkisi kaynaklı Mayıs zayıf çıksa dahi toplamda 2Ç17 sanayi üretimi, 1Ç17’ye kıyasla daha iyi olacak gibi. Tüketici ve reel sektör güven endeksleri de kötü gitmiyor. Krediler kısmı ise zaten reel bazda esas yıllık hızlanmayı 2Ç17’de yaşıyor.

Enflasyon (Kısa vade düşüyor – Uzun vade yapışkanlık %7’den %8’lere yükselmiş olabilir):  Haziran ayıyla beraber yıllık rakam %11.70’den %10.90’a düşüyor. Temel düşüşün gıda fiyatlarında olduğunu görüyoruz. Aşağıdaki grafikten de anlaşılacağı üzere sorun hizmet fiyatlarında. Ve mal fiyatlarındaki düşüş gıda kaynaklı. Hizmet  fiyatlarının da 2014’te gördüğü en yüksek seviyesine tekrar, bugünkü Haziran ayı verisi ile tekrar değdiği (%9.20) gözden kaçmamalı. Bunlar uzun vade.

 

Kısa vade ise 3Ç17’de tek haneye inen bir enflasyon görme olasılığımız yüksek. Yılsonu kapanış da gene tek hane olabilir %9.5’lar. Eylül Ekim’deki olası yükseliş ise geçici olacaktır. TL stabil kalırsa esas düşüşü yani %8’lere doğru gerilemeyi  1Ç18’de görme ihtimalimiz var. Enflasyonda 1 yıllık vadede yön kısmen aşağı olduğu için iyimser rakamlar bunlar. Fakat uzun vade sorun: son 2-3 yıldır 200 baz puana yakın kalıcı bozulan beklentiler.  Ve enflasyon hedeflemesi yapıyorsanız yönetmeniz/çıpalamanız gereken enflasyon beklentileri.  Her ne kadar piyasa enflasyon düşüyor ve TCMB bir nebze fonlamayı gevşetir gibi düşünse de (ben dahil J) TCMB sıkı duruşuna devam edecek gibi duruyor. Fonlama maliyeti %12’lerde.

Türkiye iktisadi politika tarafında 2017 başından bu yana gevşek maliye politikası+ sıkı para politikası tercihini yapmış durumda.

Dış Denge (En son gündem maddesi):  Cari açık bu yıl en az popüler olan konu. 35-40 mlr dolar arası dalgalanacak. 2016 sonu 32.6 mlr dolar olan rakam (%3.8 GSYH) 2017 sonunda muhtemelen 35-36 mlr dolar olacak (%4 GSYH). Mayıs 2017 itibari ile 33.2 mlr dolar seviyesinde. TR’nin çevirmesi gereken brüt dış finanman ihtiyacı bu yıl yaklaşık 200 mlr dolar civarındaydı. Önceki yıllara benzer. Ve burada yılın ilk çeyreğinde yaşanan sorun TCMB’nin döviz rezervinden yemesi ile sonuçlandı. Kasım 2016’da 100 mlr dolar civarında olan rakam Mayıs 2017’de 87 mlr dolara kadar geriledi. Haziran 2017 itibariyle yeniden 90 mlr dolar seviyesindeyiz. Özel sektörün uzun vade dış borç çevirme rasyolarında bir miktar gerileme olsa da halen %100’ün üzerindeyiz. Bilindiği üzere TR’ye olan döviz akımının ana kalemi özel sektörün borçlanmasıdır, portföy akımları (bono+hisse değil).

Bütçe (Açık genişliyor): TR’de ekonomi politikası sıkı bütçe-gevşek para politikasından sıkı para politikası+gevşek maliye politikası ikilisine kaymış durumda. 12 aylık kümüle bütçe açığımız Mayıs 2017 itibari ile 50 mlr TL’ye yaklaşmış durumda. 2016 sonunda bu rakam 30 mlr TL idi. Muhtemelen 2016 sonu GSYH %1.1 olan açığımız 2017 sonunda %2.2-2.5  civarlarına yükselmiş olacak.

Bütçe açığının genişlemesindeki temel sebep gelirlerin düşmesinden ziyade harcama kaleminin çok hızlı artıyor olması. 2019 seçimlerine kadar da benzer tablo sürebilir. Sonuç: Artan Hazine iç borç çevirme rasyosu.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları