Özlem Derici

Ödemeler dengesinin söyledikleri

14 Mart 2017

Dün yılın ilk ödemeler dengesi verilerini gördük. 2.8 mlr $ cari açığı görünce “oh oh beklentilere paralel geldi” deyip alkışladık. Halbuki beklentilerin doğru veriye işaret etmesi nedeniyle alkışlanması gereken tek şey ekonomistlerin başarısı. Verinin kendisinde alkışlanacak pek birşey yok malesef. Zira Ocak ayı verisi kuvvetli bir ihracat artışının nasıl heba edildiğinin bir kanıtı. Dış ticaret verilerinden hatırlayacaksınız Ocak ayında ihracat %18.’1lik artışla yüzümüzü güldürmüştü. Ancak aynı zamanda ithalattaki %15.9’luk yükseliş, üstüne üstlük turizm gelirlerinde tam belimizi doğrultuyoruz derken gelen %17.5’lik daralma, cari açıkta yükselişin önünü açtı. Böylece 12 aylık toplam açık 32.6 mlr $’dan 33.2 mlr $’a yükseldi.

beklediğimiz sermaye girişi aylık bazda 1.4 mlr $ olarak gerçekleşti. Bu miktar, geçen sene aynı ayda görülen 3.2 mlr $’ın yarısından da az. Böylece aylık cari açığı finanse etmek rezervlere kaldı ve Ocak ayında 2.05 mlr $’lık rezerv kullanımı söz konusu oldu. Arada finanse edilen 687 mln $ da kaynağı bilinmediği için net hata noksan olarak kaydedilmiş durumda.

Ocak ayının zayıf sermaye girişi nedeniyle son 12 ayın toplam sermaye girişi 22.2 mlr $’dan 20.3 mlr $’a geriledi. Aşağıdaki grafikte sağlıklı finansman kalemlerinden uzun vadeli kredilerin nasıl düştüğünü, buna karşılık kısa vadeli krediler ve portföy girişinin nasıl hızlandığını görüyorsunuz. Bu hareket 2015’in son çeyreğinde yani Fed’in faiz artışlarına başlayacağı kesinleşince başlamış görünüyor. Ancak sıcak paranın toplam sermaye girişi içindeki payındaki artışını sadece dış faktörlere bağlamak doğru olmaz. Bununla birlikte, Türkiye’de politik belirsizliğin artması, TCMB’nin 2016 yılında bağımsızlığını sorgulatan faiz indirimleri ve nihayet yatırım yapılabilir notunu kaybetmesinin de payı olduğunu unutmamak gerekiyor.

Bu kırılganlıkların devam etmesi, cari açığı kontrol edilebilir seviyelerde tutsak dahi rezervlerimizin erimesine ve kur üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor. 2016 yılında 813 mln $ gibi düşük de olsa bir rezerv birikimi söz konusuyken Ocak ayında son 12 aylık rezervler 1.2 mlr $’lık kullanıma işaret ediyor. Yılbaşından bu yana portföy girişleri hızını arttırsa da Şubat ve Mart aylarında global koşullardaki değişikliğin yanı sıra referandum sürecine girmemizin, uluslararası ilişkilerdeki bozulmanın ve beklenenden önce gelen Fed faiz artışının etkilerini sermaye girişinde zayıflama ve dolayısıyla rezerv kullanımında artış olarak görebiliriz. Veriler geç geldiği için kesin bir çıkarım yapmak zor ancak kur üzerindeki baskının devam ediyor olması bizde hiç de finansman koşulları kolaylaşmış gibi bir izlenim uyandırmıyor.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları