Arda Tunca

Enflasyonun mesajı

8 Mart 2017

Şubat ayı itibariyle çift haneli enflasyon verisini almış bulunuyoruz. Tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon %10.13 oldu. Yıllık bazda, bu artışın liderliği %21.72 ile alkollü içecekler ve tütünde oldu. İkinci sırada ise, %17.96’lık sıçramayla ulaştırma grubu yer aldı. Tüketici enflasyonunun aylık bazda en yüksek artışı ise %2.82 ile ulaştırmadan geldi.

Yıllık bazda artışın alkollü içecekler ve tütünde olmasını vergi artışları ile açıklayabiliyoruz. Ulaştırmanın hem aylık, hem de yıllık bazda artışını döviz kurlarındaki sıçrama ve son dönemde artan petrol fiyatlarıyla açıklayabiliyoruz.

Tüketici enflasyonunu analiz ederken, harcama grupları içinde ilk üç sırada %21.77 ile gıda ve alkolsüz içecekler, %16.31 ile ulaştırma ve %14.85 ile konut olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, ulaştırmanın bu kadar önemli bir ağırlığa sahip olması ile beraber döviz kurları ve petrol fiyatlarındaki son dönem gelişmeleri dikkate alınınca enflasyonun neden çift haneye ulaştığını anlamak kolaylaşıyor. 2016 yılında, gıda fiyatlarının yükselttiği enflasyon verileriyle karşı karşıyaydık. 2017’de ise başrolü döviz kurlarının etkisi almış durumda.

Tüketici enflasyonu Kasım ayından bu yana düzenli olarak artışta. Kasım’da %7 iken Aralık’ta %8.53, Ocak’ta %9.58 ve Şubat’ta %10.13 olarak gerçekleşti.

Tüketici enflasyonu ile beraber analiz edilmesi gereken çok önemli bir veri de üretici enflasyonu tarafından geldi. Şubat ayı üretici enflasyonu %15.36 olarak gerçekleşti. Gelecek aylara yönelik tüketici enflasyonu tahminlerinde bulunacaksak üretici enflasyonu verisini iyi okumak durumundayız. Bu verideki sıçramanın boyutu çok dikkat çekici. Eylül ayındaki veri sadece %1.78. Ekim’de %2.84, Kasım’da %6.41, Aralık’ta %9.94, Ocak’ta %13.69 ve Şubat’ta %15.36 olarak gerçekleşti. 5 ay gibi bir sürede %1.78’den %15.36’ya ulaşan bir veri söz konusu.

Üretici cephesindeki enflasyonun içinde büyük ölçüde döviz kurlarındaki sıçrama var. Eylül’de 2.90’lı seviyelerde gezinen USD/TL kuru, Ekim’de 3.00-3.10 aralığında seyretti. 2016’yı 3.5235 ile kapattı ve 27 Ocak’ta 3.87 ile tarihi rekorunu kırdı. Kurdaki bu gelişmelerin enflasyounun içine işlemesiyle beraber üretici enflasyonu yükselirken tüketici enflasyonu da yükseldi.

%15.36’nın %10.13 verisine geçişkenlik yapacağı doğal bir beklentidir. Zira, üreticinin artarak katlandığı maliyetler tüketicilere yansıyacaktır.

TCMB, Kasım ortalarında %7.8 civarında olan ağırlıklı ortalama fonlama faizini doğrudan politika faizini bir kereliğine güçlü bir şekilde artırmak, böylece piyasaya güçlü bir mesaj vermek ve piyasa fonlamasını ağırlıklı olarak politika faizi üzerinden yapmak yerine ağırlıklı olarak alternatif yöntemler kullanmak suretiyle bugünlerdeki seviye olan %10.60 civarlarına taşıdı. Faiz artırımını Kasım ayında faiz koridorunun üst bandında 0.25 ve politika faizinde 0.50 puanlık ve Ocak ayında ise faiz koridorunun üst bandında 0.75 ve geç likidite penceresinde 1 puanlık artışlar yaparak gerçekleştirdi.

Çok sayıda okuyucu, faiz oranı artışıyla enflasyon artışı arasında bir doğru orantı olduğu sonucuna varabilir. İşin aslı böyle değil ama. TCMB, kurdaki süratli yükseliş ve bu yükselişin yarattığı belirsizlik ortamı karşısında her biri yetersiz kalan arka arkaya kararlar açıklayarak ağırlıklı ortalama faiz oranını %7.8 civarlarından %10.60 civarlarına taşıdı. Her attığı adım, siyasi baskı altındaki TCMB’nin parasal istikrar için gerektiğinde güçlü adımlar atamayacağı yönünde bir algı oluşturması nedeniyle piyasa tarafından olumsuz olarak değerlendirildi ve kurdaki yükseliş ancak birkaç adımdan sonra temposunu düşürebilmeye başladı. Temponun düşmesinde özellikle ABD’deki seçimler sonrasında sakinleşmeye başlayan uluslararası politik ortam da önemli rol oynadı. Ağırlıklı ortalama fonlama faizindeki artış bir kerede 2 puan düzeyinde tutulsa, 2.80’lik bir sıçramaya dahi belki ihtiyaç kalmayabilirdi.

Sonuç itibariyle, kur hareketliliğinin tüketici enflasyonu üzerindeki olumsuz etkilerinin devam edebileceğini üretici enflasyonu verisi üzerinden anlayabiliyoruz. Mart ayında Fed’in faiz kararının artırım yönünde olacağı beklentisi bir hayli yüksek.

Türkiye’de referandum gündemi nedeniyle özellikle KOBİ’lerin işi hiç kolay değil. Borsa rekora koşuyor ama. Boşverin borsaya. Türkiye ekonomisinin geneline ilişkin gösterge olmaktan çok uzak borsa. Bir KOBİ ülkesinde, KOBİ’lerle bağlantısı zayıf bir borsa var. Küçük işletmelerde nakit akışları sıkıntılı.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları