Digital paralar merkez bankalarını korkutuyor

Likidite ve kaldıraça dayalı sistemi istikrarsız hale getirecek başka bir faktör var: dijital para birimleri. Bu cephede politika yapıcılar ve düzenleyiciler (regülatörler) daha az kontrol sahibi
12:592 Eylül 2017
Digital paralar merkez bankalarını korkutuyor
Likidite ve kaldıraça dayalı sistemi istikrarsız hale getirecek başka bir faktör var: dijital para birimleri. Bu cephede politika yapıcılar ve düzenleyiciler (regülatörler) daha az kontrol sahibi

Finansal piyasalar bugünlerde uçuyor. Dow Jones Endüstriyel Endeksi, S&P 500 ve Nasdaq Bileşik Endeksi rekor seviyelere ulaştı, gelişmekte olan ülkelerin finans piyasaları da güçlü performans sergiliyor. Öte yanda  muhafazakar yatırımcılar da belirsizlik ortamında istikrarlı limanlar arayışındalar. Onlara göre, finansal piyasaların  performansı sağlam ekonomik  temellere dayanmadığından sürdürülemez ve daha fazla pozisyon almak çok riskli.

Dünyaca ünlü stratejist Mohammed El-Erian’a göre, 2007 finansal krizinin anlaşılmayan dersi mevcut ekonomik büyüme modellerinin gölge bankacılık ve sonra da merkez bankalarından sağlanan aşırı derecede likiditeye ve kaldıraça dayalı olması. Finans piyasalarının performansını ivmelendiren ana güç ise merkez bankalarının likidite akışını devam ettireceğine dair olan beklenti.

Fed’in geçtiğimiz ay faiz oranlarını değiştirmeyerek sabit tutması, Dow Jones Endüstriyel Endeksini gün içi ve kapanış rekorlarına doğru götürürken, Nasdaq tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaştı.

Likidite ve kaldıraça dayalı sistemi istikrarsız hale getirecek başka bir faktör var: dijital para birimleri. Bu cephede politika yapıcılar ve düzenleyiciler (regülatörler) daha az kontrol sahibi.

Özel kripto para birimleri kavramı resmi paraya olan güvensizlikten doğdu. 2008 yılında Satoshi Nakamoto –bitcoinin gizemli yaratıcısı- bu kavramı online ödemelerin direkt olarak bir taraftan diğer tarafa aracı finans kuruluşu olmadan gerçekleştirilmesini sağlayan, elektronik naktin eşdüzeydeki versiyonu olarak tanımlıyor.

2016 yılında IMF tarafından yayınlanan notta, dijital para birimi sanal para biriminden ayrıldı. Bitcoin, kripto para birimi, ya da kriptografi kullanan ve işlemlerin hem kamusal hem de tamamen anonim kalmasını sağlayan blok zincir kullanan bir tür sanal para birimidir.

Nakamoto’nun bitcoini tanıtmasından 9 yıl sonra, özel elektronik para konsepti finans piyasalarının görünümünü tamamen değiştirmeye hazır. Bu ay, bitcoinin değeri 4,483 dolara, piyasa değeri ise 74,5 milyar dolara ulaştı. Bu değer 2017 yılının başından beş kat daha fazla. Bu bir balon, çöküşe mahkum bir yükseliş ya da para konseptinde radikal bir değişim olarak değerlendirilse de merkez bankacılığı ve finansal istikrar üzerinde derin etkileri olacaktır.

İlk başta merkez bankaları ve düzenleyiciler bitcoin ve blok zincir ile gelen yeniliği destekliyorlardı. İnsanların, devlet müdahil olmadan işlemlerini özel olarak yaratılmış varlıkları kullanarak gerçekleştirmelerine izin verilmemesini tartışmak oldukça zor.

Ancak ulusal makamlar,  şaka yollu İpek Yolu (Silk Road) denilen diğer birçok şeyin yanı sıra yasadışı uyuşturucuların takas edildiği dark-web pazarında bu araçların potansiyel yasadışı kullanımlarından endişe duyuyor. İpek Yolu 2013 yılında kapatılmıştı ancak buna benzer birçok pazar türedi. Bitcoin takası Mt.Gox 2014 yılında başarısız olduğunda, Çin Halk Bankası gibi bazı merkez bankaları bitcoin kullanımını caydırmaya başladı. Kasım 2015’e kadar, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın Ödemeler ve Piyasa Altyapıları Komitesi dijital para birimlerine dair derinlemesine inceleme başlattı.

Ancak kripto para birimleri tehlikesi yasadışı faaliyetlerin kolaylaşmasının ötesine geçiyor. Konvansiyonel para birimlerinde olduğu gibi, kripto para birimlerinin de gerçek bir değeri yok. İllevelakin resmi para birimlerinden farklı olarak, merkez bankası gibi paranın değerini koruyan ya da garanti eden herhangi bir kurum bulunmuyor.

Bunun yerine, kripto para birimlerinin fonksiyonu insanların yaptıkları işlemlerde bu paraları değerli olarak görmesine dair isteklerine dayanıyor.

Kripto para birimlerinin kullanımı yaygınlaştıkça olası çöküşün ya da paradan kaçışın  potansiyel hasarı  da artacaktır. Şimdiden kripto para birimlerinin piyasa değeri resmi altın stoklarının yaklaşık onda birine erişmiş durumda ve düşük işlem maliyeti nedeniyle daha büyük ödeme işlemlerini yerine getirebilme olanağı sunuyor. Bu da kripto para birimlerinin artık sistemik risk teşkil ettiği anlamına geliyor. Bu trendin daha ne kadar ileri gidebileceğini söylemek zor. Teknik olarak kripto para birimleri arzı sonsuzdur: bitcoin 21 milyon birimde sınırlandırıldı ancak eğer “madenciler” anlaşırsa artışa gidilebilir. Talep ise konvansiyonel değerlere olan güvensizlikle alakalı. Eğer insanlar fazla vergi, regülasyon ya da sosyal veya finansal istikrarsızlıktan dolayı varlıklarını riskte görürlerse hızlı bir şekilde kripto paralara geçeceklerdir.

Geçen yılki IMF raporu kripto para birimlerinin Çin, Kıbrıs, Yunanistan ve Venezuela’da döviz ve sermaye kontrollerini bertaraf etmek için kullanıldığını gösteriyor. Siyasi istikrarsızlık ve toplumsal huzursuzluk yaşanan ülkelerde kripto paralar sermaye akışı için cazip bir mekanizma sunuyor. Üstelik devletlerin kripto paraları kontrol etmede herhangi bir rolü yokken, bu balon patladığında ardındaki kargaşanın temizlenmesinden sorumlu olacaklar. Rezerv para birimleri olan gelişmiş ülkelerde merkez bankaları bu hasarı azaltabilir. Aynı şey gelişmekte olan ekonomiler için de doğru olabilir.

İstilacı türler ormandaki büyük ağaçlar için tehdit oluşturmazlar. Ancak az gelişmiş sitemlerde –orman tabanlarındaki fidanlarda- etkilerini hissetmek uzun sürmez. Kripto para birimleri yalnızca ilgiyle izlenecek yeni bir tür olmamakla birlikte, merkez bankalarının bu paraların oluşturacağı ciddi tehditlere karşı dizginleri ele almaları gerekiyor.

 

İLGİLİ HABERBitcoin’in yükselişi durmuyorBitcoin’in yükselişi durmuyor

Yorumlar

Son güncelleme: 10:433 Eylül 2017
Paylaş Tweet