Seth Davis

‘Borsa Mucizesi’nin sırrı

1 Aralık 2016

Türkiye’yi fazlaca tanımayan birkaç yabancı trader arkadaşım son dönemdeki lira ve borsa hareketinden afallamış durumdalar.

Nasıl olur da lira bir ayda yüzde 10’dan fazla değer kaybederken, borsa hemen hemen yerinde sayıyor?

Bence Bu Türk borsa mucizesinin sırrını bize konut sahipleri anlatabilir.

İstanbul’da yaşayanlar Kurtköy ya da Beylikdüzü taraflarına gece gittiklerinde yeni yapılan yüksek apartmanlarda ışık olmadığını bilirler. Bu evler yıllardır boş durmaktadır.

Bu evler yıllardır boştur ama fiyatları bir türlü düşmez. Türkiye’de altyapı ve lüks konut projeleri yapan bir müşterime bu durumu sorduğumda şöyle açıkladı:

‘Seth, Türk insanının garip bir zarar kavramı vardır. Kimse hatta en büyük şirketler bile paranın fırsat ve zaman maliyetini hesaplamaz. Evi eğer 1000 liraya almışsa 20 yıl sonra bile 1001 liraya satmayı kar zanneder.’

Ülkemizde 1000 liraya aldığı evi talep olmadığı zaman 990 liraya satıp, sonra da bu parayı başka yerlerde işletip zararını kara dönüştürme olayını pek görmeyiz demek istiyordu müşterim.

Bir anda birçok şey kafamda oturdu. Yıllarca yerli müşterilerin piyasada ‘kol kesme’ yani zararını alıp çıkmak olayını neden yapamadıklarını o zaman anlamış oldum.

Yatırımcılar bazen kağıt üstündeki zararlarının, pozisyonu bozdurana kadar gerçek olmadığını zannederler, ta ki aracı kurum ek marjin ödemesi ya da pozisyonları otomatik olarak satana kadar. Halbuki zarar hep gerçek zarardır.

‘Peki’ dedim müşterime. ‘Ne olacak bu boş konutların hali?’ diye sordum.

‘Enflasyon nedeni ile lira iyice değerini kaybedene ya da Dolar yeterince değer kazanıp, elinde doları olanlar bu evleri alana kadar boş boş bekleyecek’ dedi.

Yani ne olursa olsun illa daha yüksek fiyata satacağım derken ev sahipleri reel bazda aslında yüzbinlerce lira kaybedeceklerdi.

İşte borsadaki durumda bunun aynısı. Elinde hissesi olanlar, ucuza satmamak için tutuyorlar. Öyle yatırımcılar gördüm ki elindeki hisseyi zararına bozdurmamak için arabasını satıyorlar, bankadan kredi alıyorlar. Yani hem reel bazda elindeki hisseler eriyor, hem de başka kaynaklarını eritiyorlar.

Borsa yatırımcılarının çoğu belki de bu davranış biçiminden memnundurlar. BIST’te yapay olarak fiyatların yüksek olmasını yararlarına zannediyorlar. Ancak borsanın lira bazında 75 bin seviyesinde 5 yıldır geziniyor olması para kaybetmediğiniz anlama gelmiyor. Tüketici Fiyat Endeksi aynı dönemde yüzde 40 arttı.

Yani sizin borsaya yatırdığınız para reel anlamda yüzde 40 eridi. Bir de biraz önce dediğim gibi bunun fırsat maliyeti var. O parayı yerli borsaya değil ABD hisselerine yatırsaydınız  – dolardaki değer kazancını da hesaba katarsak – paranızı ikiye katlayacaktınız.

Eminim davranışsal finans neden yerli yatırımcının pozisyonuna ölümüne yapıştığını birgün açıklayacaktır. O güne kadar ise pek çoğunun serveti silinip gidecektir.

Ben ise şimdilik buna – aşağılamak için değil ama bir isim verebilmek için – bakkal kafası diyeceğim.

Aslında ne dersek diyelim bu düpedüz kendini kandırmak.

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları