TÜİK kaynakları: Artık büyüme de daralma da daha yüksek olacak

GÜLŞAH KARADAĞ yazdı...
13:2613 Aralık 2016
TÜİK kaynakları: Artık büyüme de daralma da daha yüksek olacak
GÜLŞAH KARADAĞ yazdı...

Türkiye İstatistik Kurumu’nun Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) hesaplarında yaptığı kapsamlı revizyon, deyim yerindeyse şok edici oldu.

Tasarruflardan devlet harcamalarına, sektörlerin milli gelir içindeki paylarından ücret paylarına her hesap değişti.

TÜİK, aslında revizyonla, hem 2002’den itibaren geçen her yılda makro verilerin hata payının birikimli olarak arttığını ilan etmiş oldu hem de milli gelir hesaplarının başından itibaren eksik yapıldığını…

Bu da şu demek: Revizyonla, özellikle 2008’den itibaren yazılmış, veri analizine dayalı ekonomi analizlerinin, resmi politika metinlerinin bir kısmı “çöpe” gitti; Orta Vadeli Programlar (OVP) dahil…

TÜİK KAYNAKLARI SORULARIMIZI YANITLADI

Akıllara bir dizi soru takıldı. TÜİK revizyonda neleri değiştirdi? Nominal milli gelir nasıl yüzde 20 büyüdü? Geçmiş dönem büyüme oranları neden ivmelenerek arttı? Madem geçmiş dönem büyümeleri yükseldi, üçüncü çeyrekte nasıl oldu da yüzde 1.8’le tahminlerin 4 katına yakın bir daralma ortaya çıktı? Ve en önemlisi, bundan sonra büyüme tahminleri nasıl yapılacak? Bu soruları ve daha ötesini, TÜİK kaynaklarıyla konuşarak yanıtlıyoruz.

ESKİDEN İŞLETME CİROLARININ YÜZDE 70’İNE BAKILIYORDU

ParaAnaliz‘e konuşan TÜİK kaynaklarına göre, Ulusal Hesaplar Sistemi (SNA-2008) ve Avrupa Hesaplar Sistemi’ne (ESA-2010) geçiş çalışması kapsamında yapılan en önemli değişiklik, veri setinde artık 3 milyon işletmenin Gelir İdaresi Başkanlığı’na ilettiği bilanço verilerinin kullanılıyor olması…

Bir kaynağa göre, “TÜİK eski sette büyük işletmelerin verilerini takip ediyordu. Bu da toplam işletme cirolarının yaklaşık yüzde 70’i demek. Şimdi bu oran yüzde 100’e yaklaştı. Küçük işletmeler veri setine dahil edildi ve bu çok önemli bir değişiklik.”

Neden önemli? Aynı kaynak, küçük işletmelerin hem büyüme hem daralma oranlarının, büyük işletmelere göre daha yüksek olduğuna dikkat çekti:

ARTIK BÜYÜME DE DARALMA DA DAHA YÜKSEK OLACAK

“Küçük işletmelerin bilançoları daha dalgalı. Ekonominin büyümesine de krizlerine de daha büyük tepkiler veriyorlar. Büyük işletmelerde ciro genişlemesi, daralması daha stabil. Dolayısıyla, özellikle 2010’dan itibaren, tüm çeyreklerde büyüme oranları daha yukarı çıkmış oldu. Bu çeyreklerin tamamı büyüme görülen çeyrekler. İşletmeler tarafında bundan sonra da büyüme dönemleri, eski veri setine kıyasla daha yüksek olacaktır diye tahmin ediyoruz. Ekonomik küçülmelerde de durum tam tersi olacak diye düşünüyoruz. Son çeyrek verisinde görüldüğü gibi… Bundan sonra büyüme veri setinde daha sert yükseliş ve düşüşler göreceğiz.

ÜÇÜNCÜ ÇEYREKTE NEDEN YÜKSEK DARALMA OLDU?

TÜİK kaynakları, yılın son çeyreğindeki yüzde 1.8’lik daralmanın da GİB verileri sayesinde küçük işletme cirolarına ulaşılması nedeniyle tahminlerden yüksek çıktığını ifade etti. TÜİK’te eski veriyle hesaplama yapılmamış, fakat kaynakların görüşü, “Eski hesaplamayla daralma yüzde 0.5-1.0 arasındaki tahminlere yakın olurdu” şeklinde: “Üçüncü çeyrekte iki hafta bayram tatili var. Turizm gelirlerinde kuvvetli düşüş var. Bir de darbe girişimi nedeniyle oluşan ortam var. Daralma beklenen bir şeydi. Ama eski hesaplamaya göre bu kez büyük ihtimalle daha yüksek oluştu.”

Ama burada bir konu daha var: 2016 boyunca devlet harcamalarının milli gelire katkısı arttı, son çeyrekte zirveye çıktı. Kaynaklara göre bu, üçüncü çeyrekte daralmanın daha yüksek olmasının önüne geçti.

İLGİLİ HABEREkonomi üçüncü çeyrekte yüzde 1.8 daraldıEkonomi üçüncü çeyrekte yüzde 1.8 daraldı

DEVLET HARCAMALARINDAKİ ARTIŞTA ANA ETKİ ÜCRETLER

Kaynaklara göre, devlet harcamalarında bu yıl görülen büyük artışın ana nedeni ücretler. TÜİK devleti maliyet bazlı hesaplıyor; ücretler, ara tüketim gibi kalemlerden dolayı revize rakamlar yukarı çıkmış oluyor. Asgari ücretin 1300 liraya çıkması, bununla birlikte gelen ücret ayarlamaları ve işverenlere verilen teşvik, devletin nihai harcamalarındaki artışın ana etkeni. Ve, “Aslında bu durum, 2016’da bütün sektörlerin emek gelirlerine ciddi anlamda katkı yaptı…”

İLGİLİ HABERŞok harcama! Hükümet para musluğunu açtı ama daralma engellenemediŞok harcama! Hükümet para musluğunu açtı ama daralma engellenemedi

YILLAR İÇİNDE BİRİKİMLİ HATA PAYI BÜYÜDÜ

Peki revizyonla birlikte, neden özellikle son yıllarda verilerin değişiminde daha büyük zıplamalar gördük? Meselenin “zaman”la ilgisi ne?

TÜİK kaynakları, ESA-2010’a geçişte tüm ülkelerin milli gelir verilerinde 2-3 puan arası revizyon olduğunu, sadece Hollanda’da 8 puanlık yüksek bir zıpmala görüldüğünü belirterek, Türkiye için “hata payı birikimli biçimde arttı” bilgisini verdi.

Buna göre, önceki hesaplamada “eşleme yılı” 2002’ydi, yani sektörler arası mal/hizmet üretim ilişkileri 2002’de belirlenen sabitlere göre hesaplanıyordu. Revizyonla eşleme yılı 2012 oldu.

İşletmelerden eksik bilgi alınması, hizmetler sektöründe tam gelişmeler ulaşılamaması, yıllar geçtikçe eşleme yılı sabitlerinin değişmesi gibi sebeplerle, büyüme hesaplarında hata payı birikimli olarak yükseldi. Bir kaynağa göre, “Aslında verilerde her yıl sonunda revizyon yapılsa, bu derece büyük oynamalarla karşı karşıya kalınmazdı.”

İLGİLİ HABERMilli gelire Milli gelire “revizyon” dopingi: Artık yüzde 20 daha büyüğüz!

BUNDAN SONRA YIL SONU REVİZYONLARI OLACAK

Aynı kaynak TÜİK’le ilgili yeni bir bilgi de verdi: “Bundan sonra çeyreklik büyümeleri açıkladıktan sonra, her yıl sonunda verileri revize edeceğiz.” Bu durumda TÜİK, çeyreklik verileri “İlk tahmin” olarak açıklayacak, yıl sonlarında revize büyüme rakamları karşımıza çıkacak.

HİZMETLERDE VERİ SETİ DEĞİŞTİ

Revizyonla değişen bir alan da Hizmetler Sektörü hesaplamaları oldu. TÜİK, hizmetler tarafında daha önce Hanehalkı İşgücü verilerindeki istihdam azalış ve artışlarını kullanarak hesap yapıyordu. Burada da GİB verilerine dönüldü. Bir kaynak, “Özel sektör hesaplamalarında tamamen mikro veriye döndük. Yaklaşık 25 bin satırlık ayrıntılı bilanço tabloları üzerinden hesap yapıyoruz. Hizmetler sektörü hesaplamaları da artık böyle” dedi.

BANKACILIKTA “FAİZ MAKASI” ETKİSİNE DİKKAT!

Dikkat çekilen bir başka alan ise bankacılık sektörü… TÜİK, sektör büyümesini hesaplarken BDDK’ya iletilen verileri kullanıyor, fakat bir kaynağın ifadesiyle, “revizyonla birlikte daha da karmaşık hale gelen formüllerle” büyüme hesabı BDDK hesaplarından farklı yapılıyor. “Bunun ana nedeni faiz gelir ve giderlerinin, bankanın üretimine aktarılması…”

“Avrupa standartlarına en uygun şekilde hesap yapılır hale geldi” diyen kaynak finans sektörüyle ilgili önemli bir bilgi de verdi: “Bundan sonra borç alma ve borç verme faizlerindeki makas açıldıkça finans sektöründe büyüme, makas daraldıkça finans sektöründe küçülme göreceğiz.”

Yorumlar

Son güncelleme: 14:2513 Aralık 2016
Paylaş Tweet