Burcu Ünüvar

2017’de neler olmayacak?

29 Aralık 2016

Var var, illa ki bünyede bir kıskançlık var, olmaz olur mu hiç? Örneğin “Şok şok şok! Dolar 2017’de ne olur!” tarzı bir yazı yazmayı çok isterdim ama gerçekten bilmiyorum. “Ben taksicilerle konuşuyorum sürekli, ekonomide kriz var, köprüden geçen araba sayısı da azaldı” falan da diyemiyorum örneğin.

Aldığım eğitim, verdiğim eğitim, edindiğim araştırma terbiyesi baskın geliyor, ne kadar özensem de kalem bu tarz yazılara izin vermiyor. İşte ben de bu yüzden bir sonraki sene ne olacağını değil, ne olmayacağını yazmayı adet edindim…Geleneği 2017 için de bozmayacağım.

Başlamadan şunu da not etmekte fayda var: Ne körü körüne modele inanırım, ne de “muhabbet-sohbet” ekonomisine. Dışarıda kıyamet koparken uzaydan gelmiş gibi sadece bilgisayar ekranındaki rakamlara bakmak ne kadar yetersizse, sınırlı bir örneklemi dinlemek ve sığ bir sorgulama yapmak da o kadar yetersizdir.

Başlayalım:

  • İtiraf ediyorum ki yeni büyüme serisini modellemiş değilim henüz. Kaldı ki modellesem bile onun test süresi uzun. O yüzden daha “çatı” bir modelle yaptığım rakamı paylaşmak isterim. Modelin içine sanayi üretimi, imalat sanayi kapasite kullanım oranı ve bankacılarla konuşulup elde edilen kredi büyüme tahminleri ile biraz da sevgi ekledim (Ooooo! Ünüvar’ın tatil zamanı gelmiş!). 2017’de şanslıysak %2 büyümeyi geçeriz diyeyim, bırakayım.
  • Bu rakam acaba fazla mı düşük kaldı diye düşünürken, TCMB’nin PPK notları imdadıma yetişti. Toplam talep koşullarına bağlı olarak TL’deki değer kaybının enflasyona etkisinin sınırlı olacağını söylüyor bizim MB. TL’de yaşanan bu denli keskin bir değer kaybını sınırlayacak talep şartlarının, gerçekten zayıf olması gerek. At FAV’a bekle!
  • Yine de emin olamıyordum ki bu yazıyı yazmadan önce asgari ücretteki son zamla ilgili işverenlerin yorumlarını dinleme şansım oldu. Hepsi hem iç hem dış talepte çok keskin bir daralma olduğunu, zaten üretimin daraldığını ve daha da daralacağını söylüyorlardı…Pazarlık için değildir herhalde…vardır bir bildikleri…
  • Bütün bunlar birleşince, büyümenin sınırlı kalacağı 2017’de işsizliğin artmasını öngörmek hiç de zor değil.
  • Ekonomik güven endeksi zaten keskin bir düşüş sergiledi. İşsizliğin artacağı bir dönemde hanehalkının borçlanarak tüketmesine dayalı büyüme modelinin sürdürülebileceğini düşünmemek gerek. Bazen deniz biter, bazen can simidinin havası iner, karaya vurursun…boğulmak da ayrı bir ihtimal elbet! Aman diyeyim dikkat!
  • Kredilerin geri ödemesinde yaşanan sorunlar artacak. Bu da kredi büyümesini arz yönünden kısıtlayacak. MB faizinden bağımsız olarak piyasadaki faiz, risk primiyle birlikte yükselecek.
  • Petrol fiyatlarında çok keskin bir yükseliş beklememek gerek. Toplam talepteki zayıflama ile birlikte cari açık da sınırlanacak. “Cari açıkta iyi haber!” diyen olursa beni anarsınız belki…o aslında “büyümede kötü haber” demenin kibarcasıdır.
  • Toplam talepteki zayıflığa karşın, zayıflayan TL’deki geçişkenlik enflasyonu baskı altına alacak.
  • Vergi gelirlerinin zayıflaması ile birlikte kamu zamlarını göreceğiz. Yönetilen/yönlendirilen fiyatlar cephesinden gelecek yukarı yönlü hareketlerle birlikte, 2017’de enflasyon yürekleri hoplatacak.
  • Bu arada kamunun borçlanma ihtiyacı da artabilir elbet…ki borç çevirme oranlarındaki artışla birlikte DİBS faizleri huzursuzlanmaya başladı bile.
  • Her sunumun sonunda soralar: “TL’ye ne olur?”. 2017’de siz nasıl olacaksanız, TL de öyle olacak. Güvensizlikten, belirsizlikten payımıza ne düşerse, TL’ye de o yansıyacak.

Velhasıl, 2017’de ne olmayacak? 2017’de yüksek büyüme olmayacak, düşük enflasyon olmayacak, bol istihdam olmayacak…

Dersen ki “olmayacağı söyledin, olacağı da söyle”, derim ki “2017 zor olacak kardeşim”.

Bu yazıyı “iyi yıllar olsun!” diye bağlamak anlamsız kalacak. İyi şeyler kendi kendine olmuyor zaten. O yüzden “bi’ el atın, iyi bir yıl olmasını sağlayalım” diyeceğim. Piyasalar iner çıkar, sen “umudu kesme yurdundan!”.

Baki selam!

Yorumlar

Yazarın Diğer Yazıları